Anıtkabir’e alınmayan Mustafa Kemal bayrağı için Genelkurmay’a dava

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), yıllarca Anıtkabir’e girdikleri ancak son 1 yıldır engellenen Mustafa Kemal portreli bayraklarla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’na dava açtı.

17 Temmuz 2018 0

HKP, 23 Nisan, 29 Ekim, 10 Kasım, 30 Ağustos gibi tüm milli günlerde Anıtkabir’i ziyaret ederek Mustafa Kemal’i anıyordu. HKP’liler ziyaretlerinde, üzerinde Mustafa Kemal’in kalpaklı portresinin ve yine Mustafa Kemal’e ait ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ sözünün bulunduğu flamaları da götürüyorlardı. Ancak son üç milli günde, 29 Ekim 2017, 10 Kasım 2017 ve 23 Nisan 2018’de, bayraklar Anıtkabir kapısından içeri ‘yasak’ olduğu gerekçesiyle alınmadı.

Bunu üzerine HKP geçtiğimiz 19 Mayıs’ta söz konusu bayraklarla birlikte Anıtkabir’e girebilmek için Anıtkabir Komutanlığı’na yazılı başvuruda bulundu. Ancak komutanlık, ziyaretlerde “Türk bayrağı ve Atatürk resmi dışında hiçbir şey kullanılamaz” diyerek başvuruyu reddetti.

Bunun üzerine HKP avukatları Ankara İdare Mahkemesi’nde Anıtkabir Komutanlığı’nın bağlı bulunduğu Gelenkurmay Başkanlığı’na dava açtı. Mevzuatın yalnızca ‘Anıtkabir’in manevi varlığıyla örtüşmeyecek yazıları’ yasakladığını, Anıtkabir Komutanlığı’nın bu maddeyi Atatürk’ün sözüne uyguladığını söyleyen parti avukatları, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirttiler.

Dava dilekçesinde şu ifadeler kullanıldı:

“ATATÜRK’ÜN YAŞAMA SEBEBİ, MİRASI BU SÖZDÜR”

1. Müvekkilim partinin yönetici ve üyeleri, tüm milli günlerde (29 Ekim, 10 Kasım, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos), Antiemperyalist Kurtuluş Savaşımızın önderi ve Cumhuriyetimizin kurucusu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ebedi istirahatgahında ziyaret etmeye gelmektedir. Bu ziyaret esnasında, Mustafa Kemal ATATÜRK tüm toplumumuzun önderi olduğundan/olması gerektiğinden, herhangi bir siyasi yazı, parti ismi ya da logosu, pankart vs. kullanmamaktadır. Ancak, ziyaretin anlamlı olması için katılan pek çok grup gibi, Atatürk resimli bir argüman da kullanmak istemektedirler. Müvekkil parti üyeleri, üzerinde yalnızca Atatürk’ün resmi ve ona ait olduğu herkesçe malum olan “bağımsızlık benim karakterimdir” sözü yazılı bir bayrak taşımaktadırlar. Öyle ki Türkiye halen bağımsızlığına göz dikilen bir ülkedir ve Atatürk’ün yaşama sebebi, mirası ve uğrunda genç yaşta aramızdan ayrılmasına sebep olan mücadelesi bu sözüdür.

2. Geçtiğimiz 5 yıl boyunca tüm milli günlerde Atatürk’ün bu sözü yazılan bayrağı ile Anıtkabir ziyaretimiz mümkün olmuştu. Ancak son üç törende bu bayrak ile ziyaretimiz engellenmiştir. Gerekçe olarak kapıdaki güvenlik güçlerince tarafımıza“yazılı hiçbir argüman kullanılamayacağı” söylenmiştir.

3- Hukuka aykırılık sebepleri aşağıda arz edilecek bu idari eylem/engelleme sebebiyle, bu kez 19 Mayıs’tan önce Anıtkabir Komutanlığı’na yazılı başvuru yapılarak, 19 Mayıs günü anılan bayraklarla ziyaretimizi gerçekleştirmemize izin verilmesini talep ettik (EK-1: Başvuru dilekçesi). Komutanlık, dilekçemizi elden almadığı için, PTT yoluyla iadeli taahhütlü gönderdik ve dilekçemiz Komutanlığa 18 Mayıs günü tebliğ edildi (EK-2: PTT Tebliğ evrakı).

4- Anıtkabir Komutanlığı parti avukatı olan şahsımı aynı gün (18 Mayıs 2018 tarihinde) arayarak, cevaplarını elden tebliğ almamızı talep etmişlerdir. Bunun üzerine ekte mübrez komutanlık yazısı (davaya konu işlem) tarafımızdan Anıtkabir’e gitmek suretiyle elden teslim alınmıştır (EK-3).

“KOMUTANLIK MEVZUATA AYKIRI DAVRANIYOR”

5- Komutanlık cevabi Red yazısında, Anıtkabir Hizmetlerinin Yürütülmesine ilişkin Yönergeye atıf yapmış ise de, bizatihi atıf yaptıkları maddede “ZİYARET SIRASINDA TÜRK BAYRAĞI VE ATATÜRK RESMİ DIŞINDA HİÇBİR BAYRAK, FLAMA, RESİM VB. AÇILAMAZ” dendiği görülmektedir. Ancak, müvekkil partinin başvurusu da zaten ATATÜRK’ÜN RESMİ ve ONA AİT OLDUĞU MALUM OLAN “BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR” sözüdür. Hukuki normun (düzenleyici işlemin), ATATÜRK’ün resmine cevaz verirken, sözüne cevaz vermemesi düşünülemez! Bilakis, ATATÜRK, sözleri, fikirleri, eserleriyle bir bütündür. Atatürk’ün resmi/ismi demek, sözü demektir.

Bu yaklaşımımız politik bir yaklaşım değil, hukukun amaçsal yorumuna dair bir yaklaşımdır. Nitekim davalının atıf yaptığı Yönergenin ÜST NORMU OLAN MEVZUAT TAM OLARAK BİZİMLE AYNI SONUCU LAFZEN DE İFADE ETMEKTEDİR. 9/4/1982 tarih ve 17659 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ANITKABİR HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK 17. Maddesi “Anıtkabir ve bağlı birimlerin hizmete açık tutulmasında; Atatürk’ün yaşamı ve DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ HALKA GÖTÜRME, TANITMA, BENİMSETME, SEVDİRME VE ANLATMA ANA AMAÇTIR. Bu nedenle; ZİYARETİ ENGELLEYİCİ VE GÜÇLEŞTİRİCİ DAVRANIŞLAR ÖNLENİR. Ziyareti kolaylaştırıcı önlemler alınır” açık ve emredici hükmüne amirdir.

Bu halde, Atatürk’ün “dünya görüşü”nü en iyi anlatan sözlerden biri sanırız, KENDİSİNE AİT OLAN “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” sözüdür. Atatürk, bu uğurda yaşamıştır. Ve halkımızla birlikte, halkımıza önderlik ederek, bize bağımsız bir ülke kazandırmıştır. Böylece, HUKUKİ NORMA ve dahi YÖNETSEL İLKELERE tümüyle uygun, Atatürk’ün dünya görüşünü tanıtan bu ziyaretimizin engellenmesi, tam olarak 17. Maddedeki engelleme yasağına AYKIRIDIR.

Ancak, Atatürk’e ait olmayan bir söz ya da yazının kullanılmasının engellenmesi hukuken anlaşılabilirdi. Oysa bizzat Atatürk’e ait olan ve onun dünya görüşünü en iyi özetleyen bu sözün engellenmesi açıkça mevzuata aykırıdır.

‘BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR’ SÖZÜNDEN RAHATSIZ OLUYORLAR

6- Yine aynı yönetmeliğin 35. Maddesi, her türlü söz ve yazıyı değil; “Anıtkabir’in manevi varlığına yakışmayan her türlü tavır, hareket, söz, yazı ve davranışlara izin verilmez”, tanımlamasıyla, “manevi varlığına yakışma”ölçütünü getirmiştir. Bu durumda anılan Atatürk’ün sözü, Anıtkabir’in manevi varlığına yakışmamakta mıdır? Ne yazık ki, hukuksal dedüksiyon yoluyla, davalının böyle bir yorum içine girdiği, “bağımsızlık benim karakterimdir” sözünden rahatsız olduğu hukuksal çıkarsamasını yapmak mümkün görünmektedir.

Kendisini “Beni görmek demek, behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir” diyerek anlatan bir liderden bahsediyoruz. Ve bu liderin resmine izin verip, sözüne, hayatını adadığı sözüne izin vermeyen bir idareden…

Bu sözün sahibinden ve sözün muhtevasından hareketle, Atatürk’ün resminin kullanılmasına izin veren bir hukuksal normun, onun sözüne de izin verdiğini söylemek evleviyetle (argumentum a fortiori) mümkündür.

İdarenin aksi yöndeki yasağı ise, (argumentum a contrario), “bağımsızlık benim karakterimdir” sözünün, kuraldaki “Atatürk’ün manevi varlığına yakışmadığı” anlamında bir yoruma sahip olduğu neticesine varmaktadır. Bu yorum kabul edilemez.

“AYRIMCI, KEYFİ BİR YASAK UYGULANIYOR”

7- Başka pek çok siyasi parti, dernek, taraftar grubu vb. toplulukların, Atatürk ile ilgili/ilgisiz bayrak, sembol, logo ve pankartlarla Anıtkabir ziyareti gerçekleştirdiği bilinmektedir. Ancak müvekkil parti mensuplarına, ÜSTELİK PARTİ İSMİ DE KULLANMAMALARINA RAĞMEN, ayrımcı, eşitsiz, öznel ve keyfi bir yasak uygulanmaktadır. Oysa “kamu hizmetleri bireysel değil ve fakat toplumsal gereksinimlerin giderilmesi için yürütüldüklerinden, idare bu hizmetleri yürütürken nesnel (=objektif) davranmak ve yan tutmamak (=tarafsız olmak) zorundadır. Bu nedenle, bireyler de kamu hizmetleri karşısında gerek yararlanma ve gerekse katılma yönünden eşit durumdadırlar. Ayrıca kamu hizmetinin gerektirdiği yükümlülükler bakımından da bireyler arasında fark gözetilmez.” (Prof.Dr. Metin GÜNDAY, İdare Hukuku, s. 288, İmaj Yayıncılık, Ankara 2002).

 Bu nedenlerle, idarenin işleminin iptali amacıyla bu davayı dermeyan etmek zorunda kaldık.

Hukuki Sebepler       : Anayasa, İYUK, ANITKABİR HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE

İLİŞKİN YÖNETMELİK ve tüm yasal mevzuat.

Deliller                       : Başvuru dilekçesi, davalı cevabi yazısı, davalı elindeki belgeler, ekte sunulan

belgeler, basında çıkan haberler, tanık ve her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem           : Anıtkabir Komutanlığı’nın 18 Mayıs 2018 tarihli; Anıtkabir ziyaretimizde “Atatürk’ün resmi ve O’na ait ‘Bağımsızlık Benim Karakterimdir’ sözü bulunan bayraklarımızı bulundurma” talebimizin reddi işlemi, şekil, yetki, sebep, konu, amaç yönlerinden hukuka, yasaya, kamu yararına, hukuk devleti ilkesine, idari işlemlerin belirliliği ilkesine, hukuki belirginlik ilkesine, hukuki idare ilkesine, yasallık ilkesine aykırı olduğundan iptaline; avukatlık ücreti veyargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. Saygılarımızla.

İşte HKP’nin yasaktan önce Anıtkabir’e girerek o bayraklarla yaptığı anmalar:

BENZER KONULAR
YORUM YAZ