Atatürk’e hakaret eden imam Demirkan hakkında suç duyurusu yağıyor!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), CHP’li Özgür Özel, Eğitim İş Sendikası, Ankara Barosu, İzmir Barosu Ayasofya Camisi’ndeki icazet töreninde Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuyan imam Mustafa Demirkan hakkında suç duyurusunda bulundu.

31 Mayıs 2021 0

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın torunu ile TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un oğlunun ‘icazet aldığı’ Ayasofya Camisi’ndeki törende, imam Mustafa Demirkan’ın “Onlardan daha zalim, daha kâfir kim olabilir. Ya Rabbi, o zihniyetin bir daha bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma” sözleriyle Ayasofya’yı müzeye çeviren Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuması üzerine Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçerek suç duyurusunda bulundu.

HKP avukatları, İmam Mustafa Demirkan hakkında “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” ve “Görev Sırasında Din Hizmetlerini Kötüye Kullanma” suçlarını işledikleri gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

“BİLEREK VE İSTEYEREK ALENEN HAKARETTE BULUNMUŞTUR”

HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, “Ayasofya Camii’nde düzenlenen programda şüpheli imam Mustafa Demirkan imam sıfatıyla yer almış, Mustafa Kemal Atatürk hakkında medyadan yayınlanacağını bilerek ve isteyerek alenen hakarette bulunmuştur” ifadelerine yer verildi. Demirkan’ın sözlerinin Mustafa Kemal Atatürk’e ve manevi şahsiyetine hakaret içeriği belirtilen dilekçede Böyle bir konuşmayı yapmak 5816 sayılı Kanuna muhalefet teşkil etmektedir” denildi.

“ATATÜRK HAKKINDA SARF ETMİŞ OLDUĞU SÖZLER KABUL EDİLEMEZ”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 3 Mart 1924 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle kurulduğu belirtilen dilekçede, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bünyesinde görev alan bir din adamının önderimiz Mustafa Kemal Atatürk hakkında sarf etmiş olduğu “zalim, kafir” gibi sözler kabul edilemez niteliktedir. Bu sözlerin sahibi, milletimizi Emperyalist 7 Düvelin işgal ve katliamlarından kurtarmak üzere giriştiği mukaddes Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk olmasa idi, çarpıttığı ve içeriğinden kopartarak zahiri hale indirgediği, kutsal din değerlerini de yaşayamayacaktı. Mustafa Kemal’e kâfir demek, onur, ahlak, vicdan ve his yoksunu bir anlayışa delalet etmektedir, açıkça” ifadelerine yer verildi.

“ATATÜRK’ÜN MANEVİ HATIRASINA ALENEN HAKARET ETMİŞTİR”

Dilekçenin devamında, “Ayrıca Şüpheli Mustafa Demirkan tarafından sarf edilmiş sözler, tamamen toplumu kışkırtmaya yönelik, görev ve sorumlulukları gereği bir din adamının topluma faydalı bilgiler paylaşmasının çok ötesinde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyetine alenen hakaret içermektedir. Şüphelinin, 24 Kasım 1934 tarihli Kararname ile Ayasofya Camii’nin müze olmasına ilişkin karar altında Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunması karşısında, Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir…” demek suretiyle Mustafa Kemal Atatürk’ün kastedildiği çok açıktır. Bu sözleri ile şüpheli Atatürk’ün manevi hatırasına alenen hakaret etmiştir” denildi.

“DERHAL GÖREVİNDEN EL ÇEKTİRİLMELİDİR”

Demirkan’ın düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırları dışına çıktığı belirten dilekçede, “Atatürk’ün manevi hatırasını hiçe saymış, dayanağı olmayan sözler ile Cumhuriyetin Kurucusu Atatürk’e iftirada bulunmuştur” denildi.

Dilekçenin devamında, “Şüpheli imam statülü zat müsnet eylemiyle, açıkça Anayasal görevini de ihlal etmekte ve hatta din görevlisi olma sıfatını kötüye kullanmaktadır. Bu nedenle TCK 219. Madde bağlamında “görevi sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma” suçundan da yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Diğer yandan Anayasa 136 ve TCK 219 karşısında derhal görevinden ve devlet memuriyetinden el çektirilmesi gerektiği de açıktır” ifadelerine yer verildi. Dilekçede Mustafa Demirkan hakkında soruşturma yürütülerek, kamu davası açılması talep edildi.

Davacı parti olmaktan rahatsız değiliz'

“SESSİZ KALMADIK, KALMAYACAĞIZ”

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı. Çolak şu ifadelere yer verdi:

Saygı ve Sevgideğer Halkımız,  Bugünkü suç duyurumuzun konusu, Ayasofya’da Cuma günü bir ortaçağcı gericinin Mustafa Kemal Atatürk’e ve Birinci Kuvayimilliyecilere ağzından salyalar akarak yapmış olduğu bir hakaret nedeniyledir. Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu tür hakaretlerin hiçbirinde sessiz ve tepkisiz kalmadık. Bundan sonrada kalmayacağız. Bu ortaçağcı gerici Ayasofya’nın mabed olarak inşa edildiğini, burada yüzyıla kadarda ezan sesi duyulmadığı, namaz kılınmadığı ve bunu engelleyenlerin kâfir olduğunu söyledi. Yani Mustafa Kemal’inde kâfir olduğu şeklinde bir propaganda yaptı.

“TOPLUMU ALIŞTIRMA HAREKETLERİDİR”

Oysa bu alçaklar bilmiyorlar mı ki, Ayasofya’nın Hıristiyanların mabedi olarak yapıldığını? Ya da bu konuşmayı orada dinleyen Cumhurbaşkanı makamında oturan şahıs 19 yıldır bu ülkede iktidar. Niye 1 yıl öncesine kadar bekledi? Dolayısıyla burada tek amaç var, emekçi halkımızın işsizlik, pahalılık, zam, zulüm işkenceden bunalmış olan, açlıktan intiharlara sürüklenen halkımızın bu sıkıntılarını başka yöne çekmek amaçlıdır. Yani insanlarımızı Allah’la kandırma amaçlıdır. Din pazarı kurma amaçlıdır. Dolayısıyla bunların hiçbirisi samimi Müslüman bile değildir. Kaldı ki yapılan bu konuşma aynı zamanda toplumda kin ve nefreti teşvik edici ve insanları birbirine düşman edici niteliktedir. Ayrıca da bu kişi bir görevli din adamı olarak TCK’nın 219’uncu maddesinde düzenlenen görevi sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma suçunu işlemiştir. Yine 5816 sayılı kanun gereğince de Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret amaçlıdır. Bunlar sadece Atatürk’e hakaret etmekle kalmayıp şuan ülkenin Laik yapısını da fiilen ortadan kaldırdıkları gibi bu konuya ilişkinde halkımızı, toplumu alıştırma hareketleridir.

“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEKTİR”

Halkın Kurtuluş Partisi, bunlara karşı halkımızı uyarmıştır, uyarmaya devam etmektedir. Yürürlükte olan yasalara göre suç olduğunu bildikleri konuşmaları rahatça bu ülkede yapabiliyorlarsa ülkedeki yargı mekanizmasının da siyasetin emrine girdiğinin ya da siyasetin hukuk bürosu haline geldiğinin bir göstergesidir. Geçmişte de İmam Boynukalın hakkında yaptığımız suç duyuruları vardı. Şuana kadar Savcılardan herhangi bir sonuç alamadık. Dolayısıyla bunlar aslında namaz kılar gibi, ibadet eder gibi görünürler, dindar gibi görünürler ama riyaya saparlar, kul hakkı yerler. Bunlar kamu malı aşıranlardır. Bunlar yetimi, yoksulu doyurmayan kişisel menfaat, kişisel dünyalık sağlayanlardır. Bunlara kendi dillerinde cevap vereceksek Maun Süresi bunları en iyi tanımlar. Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk’ün söylediği gibi Cumhuriyet’e hakaret etmek onun önderlerine hakaret etmek, Onları çok iyi bir dindar yapmaz. Olsa olsa onları iyi bir alçak yapar, şerefsiz yapar. Dolayısıyla Halkın Kurtuluş Partisi, bunlarla mücadele etmeye devam edecektir.

CHP’Lİ ÖZGÜR ÖZEL’DEN SUÇ DUYURUSU

Öte yandan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Mustafa Demirkan’dan şikayetçi oldu.

CHP’li Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu şikayet dilekçesinde, 28 Mayıs günü Ayasofya Camii’nde gerçekleşen etkinlikte İmam Mustafa Demirkan’ın, “Bu ve bu gibi mabedlerin mabet olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir… Yarabbi bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma…” ifadesini kullandığını anımsattı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'den büyük yalan! Lokanta dediği yer bin metrekare kapalı alanda kurulan fabrika! - Son Dakika Haberler

EĞİTİM İŞ’TEN SUÇ DUYURUSU

Eğitim İş Sendikası da Atatürk’e lanet okuyan imam hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Sendikadan yapılan açıklamada, “Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeki eğitim neferlerinin oluşturduğu Eğitim-İş olarak, sana da sana bu hadsizlik için cesaret verenlere de sorduğun sorunun cevabına ulaşmanız için harekete geçtik. Bugün itibariyle hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu, istediğin cevapları alana kadar sürecin takipçisi olacağımızı, bu hadsizliğin peşini asla bırakmayacağımızı ilan ediyoruz” denildi.

“Kindar ve dindar nesil yetiştirmek isteyen zihniyet ile başta Öğretim Birliği Yasası olmak üzere devrim yasalarını çiğneyen zihniyet, gücünü aynı odaklardan almaktadır”

EĞİTİM-İŞ ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

ANKARA BAROSU’NDAN SUÇ DUYURUSU

Ankara Barosu, Ayasofya Camii’nde yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi hatırasına alenen hakaret eden imam Mustafa Demirkan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Ayasofya Camii’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte, imam Mustafa Demirkan’ın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sözleriyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Ankara Barosu’nun yaptığı suç duyurusu dilekçesinde, “Atatürk’ün manevi hatırasına hakaret ve bu eylemin tüm ulusal yayın organlarında canlı yayınlanması sureti ile suçun aleni olarak işlenmesi nedeniyle şüpheli hakkında gerekli soruşturma yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesi talebidir” denildi.

Dilekçede Demirkan’ın Atatürk’e “iftirada bulunduğu” da belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Anayasada yapılan düzenleme ile düşünceyi açıklama hürriyeti ‘başkalarının şöhret veya haklarının’ korunması amacıyla sınırlandırabilmektedir. Düşünce özgürlüğünün genel ve klasik sınırı, diğer özgürlüklerde olduğu gibi, başkalarının özgürlüğüdür. Buna göre açıklanan düşünce ile başkalarının yaşamı, kişiliği ya da düzeni olumsuz bir biçimde etkileniyorsa, böyle bir düşünce açıklaması düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyecektir. Hakaret, iftira, sövme ve benzeri nitelikli düşünce açıklamaları bu grubu oluşturur.”

Ankara Barosu'ndan bakanlığa tepki: Hayretle izliyoruz - Son dakika haberleri

İZMİR BAROSU’NDAN SUÇ DUYURUSU

İzmir Barosu, Ayasofya Camisi’ndeki törende Atatürk’e hakaret eden Üsküdar Yıldırım Beyazıt Camii eski imam hatibi Mustafa Demirkan hakkında suç duyurusunda bulundu.

İzmir Barosu’ndan yapılan açıklamada, Ayasofya Camisi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un da katıldığı törende, çocuklara, kanunlara aykırı şekilde ruhani kıyafetler giydirildiği belirtilirken şöyle denildi:

“430 Sayılı Öğretim Birliği Yasası (Tevhidi Tedrisat Kanunu) çiğnenmek suretiyle uygulamaya konulan Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi kapsamında hafızlık icazeti verilmiş, yine 2596 Sayılı Kanuna aykırı olarak, ruhani kıyafetler giydirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı olarak gerçekleştirilen bu törende, Üsküdar Yıldırım Beyazıt Camii eski imam hatibi Mustafa Demirkan isimli zat, kimden alındığı belli olmayan bir yetkiyle yaptığı konuşmasında ‘bu ve bu gibi mabedler, mabet olarak devam edilmesi için inşa edilmiş, hediye edilmiş. Öyle bir zaman geldi ki, bir asır gibi bir zaman içinde bu mabed-i şeriften Ezan-ı Muhammediye ve namaz her şey yasak olarak müze haline çevrildi. Onlardan daha zalim ve kafir kim olabilir… Ya Rabbi bir daha bu zihniyetin bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma…’ ifadelerini kullanarak doğrudan Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret etmiş ve bu hakaretler kurucu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendilerine emanet edilen koltukları işgal eden şahıslar tarafından sessizce dinlenilmiştir.”

İzmir Barosu’nun açıklamasında, Atatürk’e yönelik “zalim ve kafir” sözcüklerini kullanma cesaretini gösteren kişinin bu gücü aldığı yerin belli olduğu kaydedilirken, “Kindar ve dindar nesil yetiştirmek isteyen zihniyet ile başta Öğretim Birliği Yasası olmak üzere devrim yasalarını çiğneyen zihniyet, gücünü aynı odaklardan almaktadır” denildi.

Ayasofya’nın 916 yıl kilise, 482 yıl boyunca cami olarak hizmet verdiği, Mustafa Kemal Atatürk tarafından da dinler arası bir barış anıtı olarak 1935 yılında müzeye çevrildiği hatırlatılan İzmir Barosu’nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Bugün, kurucu önderimizin barış siyasetini anlamaktan aciz kişilerin 1918 yılında İstanbul’u işgal eden İngiliz gemilerine selam duran kişilerle aynı fikriyatı taşıdıklarını biliyoruz. Özgürce ibadet edebildikleri ülkeyi kuran devrimci iradeye zalim ve kafir diyebilecek kadar küçülmüş bu fikriyat ve onun destekçisi siyasi zihniyete, tarih gereken cevabı en sert biçimde verecektir. İzmir Barosu, devrim kanunlarını çiğneyenler ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden kişi hakkında yasanın kendisine tanıdığı yetkileri kullanarak suç duyurusunda bulunmuştur. Ülkemizin aydınlık geleceği kindar ve dindarlarda değil; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesillerdedir.”

İzmir Barosu | Sayfa iletisim

BENZER KONULAR
YORUM YAZ