Attila İlhan’a 14 yıldır, hasretle…

Tüm bu özellikleri ile Attila İlhan, bir avuç sömürücüden ekmek kapma yarışına girmek yerine, onlara meydan okuyanların yanında konumlanmakta.

“Güneşten ışık yontanlar”a ağıt

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız

Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara

Genç yaşta aramızdan bedence ayrılan devrimcilerin ardından, onların aramızdan koparılışını en iyi şekilde tarif eden bu satırların yazarı Attila İlhan, 14 yıldır hasretle özlenmekte. Günümüz sanatçı dünyasının giderek kirletildiği günümüzde, anti-emperyalist duruşuyla, önerileriyle, düşünceleriyle ışık tutan bir sanatçı olarak, eksikliği daha da fazla hissedilmekte.

Attila İlhan’ın yaşamı 15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde başladı. Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Ortaokulunu bitirdikten sonra, Atatürk Lisesi’nde öğrenciyken meşhur 141. madde dolayısıyla tutuklandı. Danıştay kararıyla, uzaklaştırıldığı okuluna İstanbul’da Işık Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimini yarıda bırakarak, bir süre yurtdışına çıktı.

Çok sayıda edebiyat dergisinde, gazetede, yayınevinde üretimde bulundu, ayrıca yeni yeni canlanmakta olan Türk sinema ve tiyatrosuna senaryoları ile can verdi. Ancak onu en özel yapan şey, Toplumcu Gerçekçi sanatın temsilcisi olmasıydı. Onun bu özelliği, çok sayıda sanatçıya ilham verdi.

Attila İlhan’ın bir diğer özelliği ise politik yazına sunduğu katkılar oldu. 1970-1997 arasında yayınladığı “Hangi …?” serisi, Türk düşünce dünyasına katkı olarak ortaya çıktı.

“Hangi Batı” adlı kitabında, Marksist olduğunu, Mustafa Suphilere yakın olduğunu belirtir. Türkiye’de emperyalizmden Kurtuluş Hareketinin İşçi Sınıfına dayanması gerektiğini de ekler. Mustafa Suphi’nin yanı sıra, Sultangaliyev gibi Tatar devrimcileri de benimsediğini belirtir. Bir yandan da Mustafa Kemalci olduğunu sık sık vurgulamakta.

Tüm bu özellikleri ile Attila İlhan, bir avuç sömürücüden ekmek kapma yarışına girmek yerine, onlara meydan okuyanların yanında konumlanmakta. Kendisinin bu özelliği, geleceğe umut sağlıyor. Ve bu konumunu ifade eden “Dip Dalgası” terimini şöyle açıklıyor.

“Biliyorsunuz bu dip dalgası gelişiyor, fakat Türkiye açısından, yönetim açısından durumu hiç iyi görmüyorum. Çünkü Türkiye’deki yönetimler, siyasî partiler, bütünüyle Batı’nın kontrolü altındadır ve bu kontrolün dışına çıkamıyorlar. Başından beri ben Avrupa Ortak Pazarı’na veya Avrupa Birliği’ne karşı oldum ve NATO’ya karşı oldum…// Türkiye’de Müdafaa-i Hukuk tarzında bir cepheleşme, gerek Avrupa Birliği’nin gerek ABD’nin en çok dehşete düştüğü şey… Hele o birlik aynı ideolojik muhtevayla geliyorsa,yani ‘hakimiyet milletindir, tam bağımsızlık ve özgürlük…’ için geliyorsa hiç hoşlanmıyorlar… Çünkü onların istediği şey, Türkiye’nin tam manasıyla kendisini teslim etmesidir. O yüzden gençliğin, sendikaların harekete geçmesiyle birlikte genellikle aksi amaçlar için teşvik edilen sivil toplum kuruluşlarının da bu tarafa geçmesinden endişeleniyorlar… Bunu nasıl dağıtalım diye çareler arıyorlar… Hatta şöyle söyleyebilirim; holding basınındaki yazar çizer takımında bir kaygı başladı, bu açıkça görünüyor… Yazılarından anlaşılıyor… ‘İki üç kişi millî çizgide yazarsa hiçbir şey olmaz, malı götürürüz’diye düşünenler kaybediyor… Hayır götüremiyorlar… Herkes gerçeği görmeye başladı…”

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.