Av. Pınar Akbina yazdı… Koronavirüs Sınıfsız mı? (3)

Peki, yazımızın başlığında sorduğumuz sorunun cevabı olarak Kapitalist ülkelerde virüs sınıf ayırımı yaparken Sosyalist ülkelerde durum nedir?

17 Ağustos 2020 0

Bundan önceki iki yazımızda tüm dünyayı etkisi altına alan ve dünyanın dengesini önemli ölçüde sarsan Koronavirüs Salgınının sınıf ayırımı yaptığını; virüsün en çok ezilen halk kesimleri ve İşçi Sınıfı içerisinde yayıldığını, burjuva sınıfına mensup zenginlerin büyük paralar harcayarak kendilerini koruma altına aldıklarını, bu süreçte halk daha da yoksullaşırken, işsizlik artarken, özellikle bazı sektörlerdeki Parababalarının zenginliklerine zenginlik kattığını tüm dünyadan örneklerle anlatmıştık.

Bugünlerde çoğu kapitalist ülkede “sürü bağışıklığı” sistemine geçilmesi ile birlikte yoksul halk kesimlerinden ölümler artmıştır. Parababaları için nasıl olsa sömürecek insan çoktur, “bini gider, yüz bini gelir” mantığı hakimdir. Böylece yaşlı ve hasta nüfus gidecek, yerine sömürecek sağlıklı genç nüfus geçecektir nasıl olsa! Bu nedenle halkın sağlığı hiçe sayılmaktadır. Bu süreçte ABD gibi AB ülkelerinden birçok devletin bile sağlık sistemi çökmüş, sağlıkta özelleştirme politikalarının ağır sonuçları çok açık şekilde görülmüştür.

Ülkemizde de AKP’giller’in halkımızı “normalleşme” sürecine geçirmesi ile birlikte bugünlerde salgın yeniden pik yapmıştır. Aylardır bilime kulak vererek önlem alan insanlarımızın, özellikle sağlık emekçilerimizin, bilim insanlarının çabası da boşa gitmiştir.

Peki, yazımızın başlığında sorduğumuz sorunun cevabı olarak Kapitalist ülkelerde virüs sınıf ayırımı yaparken Sosyalist ülkelerde durum nedir?

Bu soruya cevap olarak öncelikle Emperyalizmin tüm saldırılarına rağmen Sosyalizm bayrağını onurluca dalgalandıran Küba’ya bakalım:

Koronavirüs salgınıyla mücadele eden ve yeterli sağlık hizmetlerini sağlayamayan ülkelerde Kübalı doktorlar devreye girdi.

Bu ülkelerden biri de İtalya.

Torino bölgesi başkanı Küba’nın İtalya Başkonsolosluğu aracılığıyla yapılan çağrı üzerine, 14 Nisan Salı günü Küba’dan ikinci bir grup Kübalı doktor, İtalya’nın Torino şehrine indi.

Sağlık ekibi adını, Küba’nın bağımsızlık mücadelesinde savaşan ‘Henry Reeve’den alıyor. ‘Henry Reeve’ sağlık tugayı, doğal felaketler ve salgınlar konusunda uzmanlaşan bir ekip.

Küba Sağlık Bakanlığı’nın gönderdiği, epidemiyolog, anestezi uzmanı, solunum cihazı uzmanı, pratisyen hekim ve yoğun bakım uzmanı hemşireden oluşan 38 kişilik Kübalı sağlık ekibi Torino’da Covid-19 hastalarının tedavisi için kullanılmak üzere hastaneye dönüştürülen eski bir sanayi tesisinde görev alacak.” (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52294471 15 Nisan 2020)

“Bölgedeki ülkelerin yardım etmeyi reddettiği Diamond Princess gemisini tedavi amaçlı kabul ederek ve İtalya’ya doktor göndererek tüm dünyanın koronavirüs salgınıyla mücadele ettiği bu dönemde dikkatleri üzerine çeken Küba şimdi de ülke içinde başlattığı seferberlikle ses getiriyor. Küba’da yalnızca 269 koronavirüs vakası ve altı ölümlü vaka kayıtlara geçti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, Küba’da 10 bin kişiye düşen doktor sayısı ABD’de 10 bin kişi başına düşen doktor sayısının üç katından fazla. Küba’da 10 bin kişiye 82 doktor düşerken, bu sayı Rusya’da 40, ABD’de 26, Çin’de ise 18 düzeyinde.

(https://medyascope.tv/2020/04/04/kubada-koronavirus-salgini-seferberligi-yapmamiz-gereken-devrimci-bir-gorev-var/ 4 Nisan 2020)

Gördüğümüz gibi bugün Küba’nın sağlık sistemi tüm dünyaya örnek oluyor. Emperyalist ülkeler dünya halklarını birbirine düşürüp silah gönderirken Küba, nerede başı sıkışan bir ülke varsa oraya doktor gönderiyor. Kendi ülkesinde ise Küba evlere tek tek doktor göndererek halkının sağlığını koruyor, kontrol altında tutuyor. İşte bu Sosyalizmin insana verdiği değerdir!

İşte bu insanlıktır!

Bir de özellikle ABD Emperyalizmine karşı net tutumu nedeni ile emperyalistler tarafından sürekli kötülenen; hakkında “diktatörlük” gibi, halka zulüm yapıldığı gibi yalan haberler çıkartılan; kendine özgü gelenekleri ile Sosyalizmi sağlam bir şekilde yaşatan Kim Jong-Un liderliğindeki Kuzey Kore’ye bakalım:

“Geçtiğimiz günlerde Kuzey Kore salgın hastalıklarla mücadele merkezinden Pak Myong-su, salgının en başından bu yana alınan önlemlerin başarılı olduğunu belirtti. Pak, “Ülkede şimdiye kadar tek bir kişi bile yeni tip Corona virüsle enfekte olmadı” dedi.

Salgın hastalıklarla mücadele merkezi çalışanı Pak Myong-su, “Sağlık kontrolleri yapma, ülkeye gelen tüm personeli karantinaya alma ve tüm ürünleri iyice dezenfekte etmenin yanı sıra sınırlarımızı kapatıp tüm deniz ve hava ulaşımını kısıtlamak gibi önleyici ve bilimsel tedbirler uyguladık” ifadelerini de kullanmış. Rusya’nın Corona virüs politikasını incelerken gördüğümüz şeylerin benzerini Kuzey Kore‘de de görüyoruz aslında. Önceden tedbir ve tehlikeyi hissetmek!” (https://www.milliyet.com.tr/corona-virus-kuzey-kore-ye-hic-ugramadi-mi–molatik-14846/7 nisan 2020)

Bakın nasıl da halkının sağlığına değer veriyor, önlem alıyor Kuzey Kore! Bizde ne oldu? Salgın bağıra bağıra “geliyorum” demesine rağmen hiçbir önlem alınmadı, sınırlar açık bırakıldı, aylar önce alınması gereken önlemler virüs salgını arttıktan sonra; o da kısmen alındı.

“Kuzey Kore Devlet Ajansı, sınır kenti Kaesong’da yasa dışı yollarla Güney Kore’den ülkeye giriş yapan bir kişinin Corona virüs şüphesiyle gözetim altına alındığını duyurdu.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, “Kaesong kentinde meydana gelen acil bir olayı” görüşmek üzere partisiyle toplantı düzenledi. Kuzey Kore lideri acil durum ilan etti, kent karantina altına alındı.

Şüpheli kişide virüs tespit edilirse, ülkede Pyongyang yönetimi tarafından resmi olarak kabul edilen ilk vaka olarak kayıtlara geçecek.” (https://www.ntv.com.tr/dunya/kuzey-korede-corona-virus-suphesi,3pfNyWV_FEaItrEMu6qU_Q 26 Temmuz 2020)

 

Bakın bir kişi için bile nasıl önlem alıyor Kuzey Kore! Gerçekte bunlar olurken burjuva medyası sırf Kuzey Kore’yi kötülemek için virüs bulaşan bir çiftin sınırdan kaçarken yakalandığını ve idam edildiğini, hem de duruşma dahi yapılmadan idam edildiğini iddia ediyor.

Oysaki gerçekte ne oluyor?

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) şüpheleri nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen Kaesong şehrine yardım yapılması talimatı verdi.

Kim, raporun değerlendirilmesinin ardından hükümete bağlı yardım ajanslarına koronavirüs kısıtlamalarının uygulandığı kentteki halkın ihtiyaçlarının karşılanması talimatı verdi.

Bu kapsamda, kent sakinlerinin gıda ve benzeri tüm ihtiyaçlarının karşılanması bekleniyor.” (https://www.sondakika.com/haber/haber-kuzey-kore-lideri-kim-den-kovid-19-suphesiyle-13482859/ 06.08.2020)

Gördüğümüz gibi Sosyalist ülkeler için halkın sağlığı her şeyden değerli ve önemli… Ülkemize dönersek Ortaçağcı Gerici AKP tarafından yönetilen ülkemizde Koronavirüs salgını nedeniyle tam bir felaket yaşıyoruz. TÜİK’ine göre işsizlik oranı azalmış gösterilse de bunun büyük bir yalan olduğu ortada! DİSK-AR’ın araştırmasına göre Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranı yüzde 52,2. İş Kaybı ve İşsiz Sayısı Toplamı 17 Milyon 722 Bin.

Ve İşçi Sınıfımıza ölüm reva görülüyor, yıllarca kanlı mücadeleler ile kazanılan haklar geri alınıyor. Ücretsiz izin yasası ile milyonlarca emekçi açlığa mahkum edildi. Yıllarca alınterimizden alınarak fonlarda biriktirilen paralar işçiden, işsizden başka herkese, her yere harcanıyor. Yani Dünya Sendikalar Federasyonu ve Türkiye’nin tek Devrimci Sendikası Nakliyat-İş’in dediği gibi “Patronların karı, İşçilerin sağlığından daha önemli görülüyor. Bir yandan da ekonomi berbat durumda. Altın, dolar aldı başını gidiyor… İşsizlik, pahalılık had safhada. Bu süreçte neredeyse her 100 küçük esnaftan 20’si bir daha açmamak üzere kepenk kapattı. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz.

Sadece ülkemiz değil bütün kapitalist dünya büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyada “2008 küresel mali krizinden çok daha kötü ve benzeri görülmemiş” ekonomik krize yol açtığını söyledi.

Tüm dünyada teyitli Kovid-19 vaka sayısının 1 milyonu, hayatını kaybedenlerin sayısının da 763 bini geçtiğini anımsatan Ghebreyesus (Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü)  , “Ancak bunun bir sağlık krizinden çok daha ötesi olduğunu biliyoruz. Hepimiz pandeminin derin sosyal ve ekonomik sonuçlarının farkındayız.” diye konuştu.” (https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/imf-koronavirus-pandemisi-benzeri-gorulmemis-bir-ekonomik-krize-neden-oldu/1791723 03.04.2020)

Bakın bunları hem de dünya halklarını ekonomik kıskaca alarak sömüren baş belası bir örgüt söylüyor.

Demek ki sorun çok büyük, kriz çok derin!

Dünya Emekçi Halklarını çok büyük açlıklar, yoksulluklar, işsizlikler bekliyor…

Ama bu bir yandan da Kapitalist sistemin sonunun yaklaşması demek! Ezen ve ezilen sınıflar arasındaki uçurum derinleştikçe sınıf savaşı da derinleşecek demek!

Ve kaçınılmaz sona ulaşılacak demek!

İnsanlık bu acımasız virüs düzenine, kanser düzenine sürgit boyun eğmeyecek!

Elbet bu sınıf savaşları İşçi Sınıfının lehine sonuçlanacak!

Ve sonuçta Devrimler olacak, Sosyalizm kurulacak, tüm dünya insanlığı tek bir aile olacak!

Bundan en ufak bir şüphemiz yok…17.08.2020

Av. Pınar Akbina

Av. Pınar Akbina Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ