Av. Tacettin Çolak yazdı… Ben ikna oldum İsmail

“Bunlar ince taktikler İsmail. İşte bu taktikler de seni AKP’giller karşısında “zararsız” yapıyor.”

20 Haziran 2021 0

Sen, burjuva medyasının “kontrollü muhalif gülü” olarak rast gele kanal kanal dolaştırılmıyorsun.

Sahibinin sesi yandaşlarla her gün bir TV’de boşuna geyik çevirmiyorsun.

Çünkü onlar da seni çözdü.

İşledikleri suçlarla ilgili “meyda robotları”nın karşısına çıkıp danışıklı sorular sordurdular hiçbir inandırıcılığı olmuyor.

Senin “sempatik”, “muhalif” yönün var.

Bazen can alıcı soruyu soruyorsun ama arkasını getirmeyip yanıtını almadan konudan uzaklaşıyorsun, “kel alâka” konulara giriyorsun.

Suçlarının üstüne kül serpmek için bulunmaz kaftansın onlar için.

Yakında Tayyip Erdoğan da seninle bir programa çıkarsa şaşmam.

Sözcü’de 20 Haziran 2021 günü çıkan yazının sonunda:

“Soylu ile Habertürk’te, Ateş ile Halk TV’de yayınlara çıktım.

Onlarca TV ve YouTube programına katıldım.

Elimi, bedenimi, hatta başımı taşın altına koydum.

Mecbur muydum?

Değildim.

(…)

İstedim ki…

Halk gerçeği, yalnızca gerçeği öğrensin.

Bütün borcumuz onadır.” diye yazmışsın.

Hiç de öyle ağlamana gerek yok.

Hiçbir yerini taşın altına falan koymadın.

Tam tersine izlenme rekoru kıran programlarla patronlara hatırı sayılır reklam gelirleri de sağlamış oldun.

“Halk gerçeği, yalnızca gerçeği öğrensin istedim” diyorsun ya, bunda da samimi değilsin.

Bırakalım Soylu ile çıktığın programı, çantacı/şantajcı Veyis’le yaptığın programda hem Sezgin Baran Korkmaz’a telefonla bağlanıyorsun, hem de iddiana göre “RTÜK korkusundan” adamın sözünü kesiyorsun.

“Türkiye’de aranıyor oluşu, RTÜK tarafından Halk TV’ye yaptırım olarak dönebilirdi” diyorsun ama eleştiriler gelince tekrar bağlanıyorsun.

Adamın “Türkiye’de aranıyor oluşunu bilmiyordum” diyemezsin.

Reklamdan sonra ne oldu peki?

Arada RTÜK korkusunu yenmiş mi oldun?

Bunlar inandırıcı söylemler değil İsmail.

Bir kere SBK, o programa kendiliğinden bağlanmak istemedi. Sen bağlanmasını istedin.

Çünkü yazında da; “Sabah Korkmaz’ı arayıp varlığından emin olmak için görüşmenin kaydını dinledim.

“5-8 Ocak arasında 4-5 telefon görüşmesi yapılmış.

“Korkmaz, 7 Ocak’ta yapıldığını söylediği 9 dakika 26 saniyelik kaydın 2 dakikalık kısmını dinletti.” diyorsun.

Dolayısıyla sabahki görüşmede, akşamki programa bağlanma sözünü aldın.

Fakat, telefon görüşmesinin kalan 7 dakika 6 saniyesinde yer alan isimleri ne SBK’ya ne de çantacı/şantajcı Veyis’e sormadığın gibi konuşma uzarsa bu isimler deşifre olacak diye bir fırçayla adamın sözünü ağzına tıkadın.

Yine SBK, “adamlarımız kara para operasyonundan gözaltındayken Veyis beni aradı 10 Milyon Euro istedi” diyor sen arkasını getirmiyorsun.

Senin de dinlediğin 2 dakikalık bölümde Veyis’in birilerine ya da Ankara’daki “klik ya da lobi”lere çantacılık yaptığı, şantajla para koparmak istediği zaten besbelli.

Asıl dinlenmeyen bölümde yer aldığı kesin olan bu “klik ya da lobi”leri öğrenmek halkın gerçeği öğrenme hakkı kapsamına girmiyor mu?

Hani; “bütün borcumuz halkın gerçeği öğrenmesi” için diyorsun ya, halkın gerçeğin tamamını öğrenmesini sağlama fırsatı önüne geldiği halde, birden geçiştiriyorsun.

Bunlar ince taktikler İsmail.

İşte bu taktikler de seni AKP’giller karşısında “zararsız” yapıyor.

SBK’yı programdan gönderdikten sonra da çantacı-şantajcı Veyis’le geyik çevirmeye devam ediyorsun.

DYP yöneticiliği ya da Soylu’nun nikah şahidi olmasının, çocuklarının oturduğu odanın apartman boşluğuna bakmasının, koruma tahsis edilmesinin, çakarlı aracın, yıllar önce Suriye’den yaptığı asparagas yayının sorulması, Veyis’in köşeye sıkıştığı, ispatlı-şahitli kanıtlanan suçlarını hafifleteceğini, bu suçların üstüne kül serpeceğini sen bilmez misin?

Elbette bilirsin.

Yahu senin dinledim dediğin 2 dakikalık konuşmayı yayınlamaman bile planlı be İsmail.

Çantacı-şantajcı Veyis, Pazartesi Savcıya gideceğim diyor, ama sen, bilgili olduğun halde, “HKP bugün senin için Savcıya gitti, dosyayı açtı” demiyorsun.

Niçin?

İyice açık düşmüş olan bu şantajcı hakkında hemen dosya açılmasının haber değeri yok mu sence?

Var elbette…

HKP’yi susuş suikastine uğratanlar kervanına sen de katılmış oldun İsmail.

Olsun bakalım.

Ne diyelim, biz mücadelemizle bu cendereyi kıracağız.

Ama ben bir şeye ikna oldum.

İsmail: sen “kullanışla bir medya gülü” olarak daha çok iş göreceksin.

Ama o işler halkın yararına olmayacak.

Bu kesin…

Av. Tacettin Çolak Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ