Av. Tacettin Çolak yazdı… Feyzioğlu da virüsü fırsata çevirme peşinde…

Tıpkı AKP’gillerin bütün krizlerde yaptığı ve bu arada coronavirüs salgınını da fırsata çevirmek istediği gibi, o da “virüsle mücadele ederken nereden çıktı bu karar” demekle aynı fırsatçılığın içinde.

30 Mart 2020 0

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu’nun 12 Baronun yazılı olarak ilettiği olağanüstü genel kurul istemini reddeden kararı hakkında, geçtiğimiz günlerde (10 Mart 2020 tarihinde) Ankara 5. İdare Mahkemesince Yürütmeyi Durdurma (YD) kararı verildi.

YD kararı çok açık.

Kararda; Avukatlık Yasasının 115/2’nci maddesinde öngörülen; en az on baronun yönetim kurulları yazı ile isterse koşulu gerçekleştiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilmektedir.

Kararın ardından Feyzioğlu’nun sosyal medyadan yaptığı videolu açıklamaya baktığımızda ise bunların hukukla, demokrasiyle ve hakkaniyetle ilgilerinin kalmadığı bir kez daha görülmekte.

Ne diyor malum zat?!

“Genel kurula gitmedik. Çünkü kanuna, anayasaya aykırıydı. Dava ettiler. Şimdi hiçbir derdimiz yokmuş gibi, şimdi bu virüsle gerçekten uykusuz, gerçekten bütün gücümüzle varımızla yoğumuzla çalışmıyormuşuz gibi, her şeyimizi seferber etmemişiz gibi, sayın cumhurbaşkanıyla, adalet bakanıyla, maliye bakanıyla, çalışma bakanıyla, tüm bu bakanlıkların bürokratlarıyla, cumhurbaşkanlığı yetkilileriyle memleketin ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözmek, ortak akla ulaşmak ve bir milli birlik içerisinde çözüm odaklı vatandaşımızın ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözmeye çalışmıyormuşuz gibi, bugün bir idare mahkemesi dedi ki, hiç gerekçe yok, sıfır gerekçe, en ufak bir gerekçe yok, böyle iki satırlık bir şeyle dedi ki siz kabul etmeliydiniz bunu dedi.”


Ama linke tıklar izlerseniz daha iyi görülecek konuşmadaki anlatım bozuklukları ve ruhi rahatsızlık…

Görüyorsunuz adam, hukuksuzluğa devam ediyor hala…

Sen, Avukatlık Yasasının 115/2 maddesine açıkça aykırı tasarrufta bulunuyorsun.

Anılan maddede en küçük bir takdir hakkı öngörülmeden; on baronun yönetim kurulunun yazı ile istemesi halinde Birlik Olağanüstü Genel Kurulunun toplantıya çağrılması görevi TBB yönetim kuruluna verilmiş.

Daha ne uğraşıyorsun efendi.

Yasanın emredici hükmüne uygun karar almanız gerekirdi.

Oysa sen ne yaptın?

Üçe karşı altı oyla aldığın kararla; “Baroların ve TBB’nin organlarının kanunda belirlenmiş sürelerin sonuna kadar görev yaparlar” ve “sadece başkanlık makamının boşalması halinde olağanüstü genel kurulun seçimli yapılabileceği” gerekçesiyle o zaman topu taca atmıştın.

Olağanüstü genel kurulu toplamamak için sarıldığın bu zırva gerekçelerin hukukla, demokrasi ve hakkaniyetle bağdaşmadığı çok açıktı.

İdare Mahkemesi de anılan bu emredici kurala uymadığınızdan YD kararı vermiş oldu.

Daha ne çabalıyorsun?

Anayasanın 138’inci maddesi uyarınca yargı kararlarını uygulayacaksın.

TBB’nin olağanüstü genel kurul istemini reddettiği günlerde  (12 Kasım 2019 günü) kaleme aldığımız yazımızda şunları söylemiştik;

“Böyle bir değerlendirmenin hem de meslek örgütümüzce yapılmış olması çok acıdır.

“Yani olmayan bir kuralın varmış gibi yutturulmaya çalışılması hukuka takla attırmaktan da öte taammüden hukuku katletmekten başka bir şey değildir. Bunlar açıkça yalan söylüyorlar ve toplumu yanıltmaya çalışıyorlar. Dahası avukat camiasının aklıyla dalga geçiyorlar.

“(…)

Örgüt içinde azınlık haklarını yok sayan antidemokratik bir davranıştır. Seçilmiş yöneticileri, iki seçim dönemi arasında denetimsiz kılarak hesap vermekten azade tutmaktır. Hukukta da böyle bir mantığın yeri yoktur.

“(…)

“Bunun aksini savunan TBB Başkanı ve diğer yöneticileri hukuk fakültesi diplomalarını çöpe atmalılar.

“Kimseyi kandırmasınlar, böylelerine hukukçu falan denmez.

“(…)

“Özetçe, şu anda TBB’nin başında bulunan zat bir Tayyip karikatürüdür.

“Keyfiliğin, haksızlığın, hukuksuzluğun, kibrin, kariyerizm hastalığının esiri olmuştur.”

Yukarıdaki video kaydını izleyen herkesin kesince göreceği gibi, Feyzioğlu aynen bu tespitimizi doğrulamakta.

Tıpkı AKP’gillerin bütün krizlerde yaptığı ve bu arada coronavirüs salgınını da fırsata çevirmek istediği gibi, o da “virüsle mücadele ederken nereden çıktı bu karar” demekle aynı fırsatçılığın içinde.

Yok, virüsmüş.

Yok, “Gecesini gündüzüne seferber etmiş. Cumhurbaşkanı ile bakanlıklar, bürokratlarla ilişkiler kuruyormuş, memleketin ve meslektaşların sorunlarını çözüyormuş. Virüsle mücadele ederken başka hiçbir bir sorumuz yokmuş gibi bir de bu mahkeme kararı nereden çıkmış?”

Bunu söyleyen bir hukukçu ve meslek birliğimizin başkanı.

Allah akıl fikir versin demekten başka ne denir bunlara?…

Bu ülkede 12 Mart 2020 tarihine kadar devlet, ülkemizdeki COVID-19 salgınını kabul etmiyordu. Ancak bu günün gece yarısında kabul ettiler salgını. Onu da gerçek bilgileri halktan saklayarak…

Oysa senin nereden çıktı dediğin bu YD kararının tarihi 10 Mart 2020.

Kaldı ki, virüs salgını var diye hukuk tatile mi çıkıyor ey Feyzioğlu?

Sen nasıl Prof. oldun böyle yahu?

Daha önce de söylediğimiz gibi, bu mantıkta olan bir hukukçunun diploması çöpe gider…

Madem virüs var, öyleyse harç bitti Hukuk paydos!!!

Öyle mi?

Böyle hukuka (başa) böyle başkan (traşlar)!!!

 

Av. Tacettin Çolak Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ