“Başımıza sıkılan kurşunlara alışmayacağız”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman’ın hastası tarafından öldürülmesinin ardından hekimler, sendikalar ve STK’lerin katılımıyla İstanbul’da “Sessiz-Siyah Çığlık Yürüyüşü” düzenlendi. Doktorlar, “Masaya vurulan yumruğa da, suratımıza çarpılan kapıya da, kafamızda kırılan kaldırım taşına da, başımıza sıkılan kurşuna da alışmayacağız kanıksamayacağız” dedi.

05 Ekim 2018 91 0

Bahçelievler’de görev yaptığı özel hastanede uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Dr. Fikret Hacıosman ve sağlık çalışanlarının uğradığı şiddeti protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlendi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi önünde toplanan grup, sağlıkta şiddet nedeniyle hayatını kaybeden meslektaşlarının fotoğraflarını taşıyarak İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne kadar yürüdü. İSTAHED Genel Sekreteri Aslı Öncel, burada basın açıklaması yaptı. Öncel, sağlığın en riskli meslek gruplarından biri haline geldiğini belirterek, “Tüm istatistikler artık bu mesleğin çalışanlarının evden çıkarken helallik istemesi gerektiğini göstermektedir. Bu hepimizin ayıbıdır. Hiçbir bahane şiddeti mazur gösteremez, övemez. İnsanı yaşatmak için çalışan sağlık mensupları olarak “Biz bu şiddete alışmayacağız, bu şiddeti kanıksamayacağız” dedi.

Öncel, konuşmasında şunları söyledi:

“İnsanı yaşatmak için çalışan sağlık mensupları olarak biz bu şiddete alışmayacağız, bu şiddeti kanıksamayacağız. Masaya vurulan yumruğa da, suratımıza çarpılan kapıya da, arkamızdan atılan tekmeye de, kafamızda kırılan kaldırım taşına da, başımıza sıkılan kurşuna da alışmayacağız kanıksamayacağız. Biz bu şiddetin tüm sebeplerinin farkındayız, siz dilimizi ısırarak konuştuğumuza bakmayın; 184 denen cinayet hattı kapanmadan, vatandaşın usulsüz taleplerine son verilmeden, vatandaşı bu taleplere zorlayan sistem düzeltilmeden, sağlık raporlarından, performans sistemine, siyasetin dilinden, dizilerin ve filmlerin şiddeti kışkırtıcı aymazlığına kadar her konuda; bir şekilde sağlıkçıya şiddeti üreten ve körükleyen bu sistemin içinde, derdimiz bu yaraya daha fazla ölmeden bir nebze çare olacak etkin bir sağlıkta şiddet yasasının çıkartılmasıdır.”

“İKİ MADDELİK BİR KANUN İSTİYORUZ”

Öncel, sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz bu şiddetin tüm sebeplerinin farkındayız, dilimizi ısırarak konuştuğumuza bakmayın. ‘184’ denen cinayet hattı kapanmadan, vatandaşın usulsüz taleplerine son verilmeden, sağlık raporlarından performans sistemine, siyasetin dilinden dizilerin ve filmlerin kışkırtıcı aymazlığına kadar her konuda, derdimiz bu yaraya daha fazla ölmeden bir nebze çare olacak etkin bir sağlıkta şiddet yasasının çıkarılmasıdır. Bizler, terör boyutundaki şiddetin çözümünü ısrarla talep etmeye devam edeceğiz. ‘En kısa zamanda’ diye başlayan tüm vaatleri yok sayıyor ve hemen iki maddelik bir kanun istiyoruz. 1’inci madde; Sağlık çalışanına görevi esnasında ya da görevinden dolayı şiddet uygulayan kişi 2 ile 4 yıl arasında hapis cezası ile yargılanmalı, bu ceza ertelenmemeli.2’inci madde; Sağlık sunumunu engellemiş ise, yani diğer vatandaşların sağlık hakkını da gasp etmişse ceza yarı oranda artırılmalı. Hepsi bu. Siz bu yasayı çıkarana kadar, bizler üzerine kan bulaşmış beyaz önlüklerimizi sırtımızdan çıkartıyor, Sağlık Bakanlığı’mıza yolluyoruz”

BEBEĞİYLE BERABER YÜRÜDÜ
İSTAHED Başkanı Kutbettin Demir de, “Biz, can kaygısı güderken ‘Şiddete uğrayacak mıyız?’ diye endişe ederken sağlık hizmeti veremeyiz. Güvenli bir çalışma ortamının olması en doğal hakkımız. Sağlıkta şiddet yasasının çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi. Yürüyüşe bebeği ile katılan Doktor Ceren Çakmak ise, “Bebeğimle beraber geldim. İnsanlara şunu hatırlatmak için bebeğimle geldim; Biz de birilerinin kız kardeşi, birilerinin evladı, birilerinin annesiyiz. Hekimden öte biz de insanız. Artık sağlıkta şiddetin son bulması için geldim buraya” şeklinde konuştu.

(DHA)

BENZER KONULAR
YORUM YAZ