Bırak Milletin Düğününü, Sünnetini… Önce kendi mitinglerinize son verin

LGS, YKS sınavlarında toplamda 6 milyon civarındaki genci sınıflara doldurdular. Oysa Ahmet Saltık gibi bilim insanları; illa yapılacaksa bu sınavların okul bahçelerinde açık alanda yapılmasını önerdiler ısrarla.

12 Eylül 2020 0

Başlangıçta da hızla dünyaya yayılmakta olan COVID-19 salgınını zor kabul ettinizdi. O nedenle de Umre’cilere kısıtlama getirmediniz. Herhangi bir tedbir almadınız.

Ne zaman mızrak çuvala sığmaz oldu, Mart ayının onbirinde kabullendiniz.  İki ay sonra da “yeni normal” diye bir şey uydurarak, bütün tedbirleri kaldırdınız.

Resiniz “Ramazan’dan sonra çifte bayram yapacağız inşallah” diye millete umut pompaladı.

Niye Ramazan’dan sonra?

Hangi bilimsel veriye göre bunu açıklıyorsun? Hiçbiri belli değil.

Tamamen hayal hanesinden ürettiği bir zamanlama…

Daha doğrusu ekonomide hızla yaklaşmakta olan çöküşü bir nebze olsun erteleme amaçlı yapılan atraksiyon…

Kamuoyunun karşısına çıkan her bakanınız ya da bürokratınız söze “sayın cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla”!!! diye başlıyor.

Yani bu ifadeyle bunlar; “sayın cumhurbaşkanlarının talimatı” olmadan adım atamadıklarını, iş yapmadıklarını kabullenmekteler.

Dolayısıyla “sayın cumhurbaşkanlarının talimatları” ile oluşturulan Bilim Kurulu’ndaki zevat bile hikâye oldu. Esasen bu kurulu bilime inandıklarından ya da bilim insanlarının öneri ve uyarıları doğrultusunda krizi idare etmek istediklerinden kurmadılar.

Öyle görünmek istediler.

İlk başlarda kurul üyelerini televizyon televizyon dolaştırdılar. Ama yine de bildiklerini okudular.

Bu arada kurulda görev alan insanların birçoğunun bilimsel objektifliği, dürüstlüğü ayaklar altına alan, kendilerini iktidarın hoşuna giden değerlendirmeler yapmaya memur eden duruşlarını da belirtmeliyiz.

Zira, AKP’gillerin bilim dışı, popülist kararlarına açıkça itiraz etmediler ve hala etmiyorlar.

Mayıs ayının başında AVM’lerin açılışına ses çıkarmadılar.

LGS, YKS sınavlarında toplamda 6 milyon civarındaki genci sınıflara doldurdular. Oysa Ahmet Saltık gibi bilim insanları; illa yapılacaksa bu sınavların okul bahçelerinde açık alanda yapılmasını önerdiler ısrarla. Yine aynı Bilim İnsanları; ondört gün “tam izolasyon” (sokağa çıkma yasağı) uygulanmasını önerdiler.

Ama dinleyen kim?

Bilim Kurulu üyelerinden ise çıt çıkmadı…

Diğer yandan toplu taşıma hiç durmadı.

Fabrika cehennemleri ve kargoculuk da tam gaz sürdü. Fabrikalardaki yoğun vakalar karşısında da sessiz kaldılar.

Yurtları kapatıp milyonlarca öğrencinin memleketlerine gönderilmesinin hiç mi katkısı olmadı virüsün yayılmasına?

Umre’den dönen 25 bin kişiyi zaten biliyoruz.

Bunların “yeni normali” düğünler, sünnetler, asker uğurlamalar, plajlarla devam etti.

Maalesef namuslu bilim insanlarının yaklaşan tehlikeye dikkat çeken uyarıları gerçekleşti ve rakam oyunlarıyla gizledikleri vaka sayıları, ölümler hızla artmaya başladı.

Üstüne üstlük bir de Kaçaksaray mukiminin mitingleri ve “Ayasofya’nın siyasete açılması” gibi ucuz tiyatrolar gündeme gelince işler iyice sarpa sardı. Cuma namazları yine sokaklara taşarak kılınmaya devam ediyor.

İlk üç ay içinde yakın çevremizde hastalık ya da ölüm vakalarını görmezken, artık her yanımız Covid vakası ile dolu.

Sağlık Bakanı da kalkmış hala “halkı önlemlere uymamakla” suçluyor.

Yahu önce siz uyun önlemlere.

Covid pozitif olan Binali’ye ziyarete giden sen değil misin?

Bir de doktor olacaksın…

Her gün TV’lere çıkıp kuru sıkı laflar ediyorsun, ama Tayyip’in Giresun mitinginde fırlattığı çay poşetlerini kapma yarışına giren insanlarımızın virüs bulaşını artırdığına dair tek kelime etmiyorsun. Ya da sen dahil hiçbiriniz, (Bilim Kurulu üyeleri de) bu mitinglerin toplum sağlığını riske attığını söyleme cesaretini göstermiyorsunuz, reisinize…

Ayasofya tiyatrosundan sonra İstanbul sokaklarında irticacı gösteriler yapan güruha niye ses çıkarmadınız da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarını yasakladınız?

Halka düğünleri yasaklıyorsunuz, uymayanları cezalandırıyorsunuz, ama milletvekilleriniz bin beşyüz kişilik düğünler yapıyor. Sizin suç işleme özgürlüğünüz mü var. Kanunlar üstü müsünüz?

Ne iyi değil mi?

Siz siyasal çıkarlarınız için insanları her türlü riske atacaksınız, ama bu insanların işe gidip gelirken toplu ulaşım araçlarına ayakta binmesini yasaklayacaksınız.

En önemlisi, salgının başından beri gerçek boyutunu halka açıklamadınız. Vaka, yoğun bakım, entübe ve ölüm sayılarını ve iller arası dağılımını doğru açıklamadınız.

Rakam oyunlarıyla yalan söylediniz.

Salgına karşı test yapılmasını hekimlerin inisiyatifinden alıp politik kararlarla kısıtladınız. Kimlere test yapılacağına dair kriterleri sürekli değiştiriyorsunuz. Şu anda vaka temaslılara dahi (klinik bulgusu yoksa) test yapmıyorsunuz.

Salgınla doğrudan mücadele eden sağlık çalışanlarına test yapmazken, milletvekillerine ve yandaşlarınıza sürekli test yapıyorsunuz. Örneğin Hatay Milletvekiliniz dokuzuncu testinin de pozitif çıktığını söylüyor…

Oysa sağlık çalışanlarına bırakalım dokuzu, hasta olmadığı sürece bir kere bile test yapmıyorsunuz.

Yönetemiyorsunuz.

Sonra da kalkmış; “Allaha şükür salgın kontrolümüz altında” diyorsunuz.

Kullarını kandırıyorsunuz, bari Allahı kandırmayın.

Yazıktır, günahtır, ayıptır…

Av. Tacettin Çolak Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ