Cumhuriyet devrimine MEB eliyle saldırı

02 Temmuz 2019 58 0
Okulların kapanması ile birlikte öğretmenlere temin edilen “mesleki çalışma metinleri” adlı broşürde Milli Eğitim Bakanlığı’nın cumhuriyetin kuruluş dönemini hedef alan ifadeler kullandığı iddia edildi.
Birgün gazetesinden Mustafa Mert Bildirci‘nin haberine göre, laikliğin ilan edildiği cumhuriyetin ilk yıllarının “ahlak burhanı” denilerek kara çalınırken, dindarlara baskı uygulandığı, Hacca gidişin engellendiği ve Kuran’ın yasaklandığı yalanları aktarıldı.
Metinlerde cumhuriyetin ilk yıllarının “baskı” dönemi, günümüzün ise “rahatlık” dönemi olarak değerlendirildiği belirtildi.

Metinlerde, “Öğretim Birliği Yasası” devrimine saldırıda bulunulmakta; “1930’dan itibaren din adamı yetiştirecek okulların kapanması ve din derslerinin örgün eğitim kurumlarından çıkarılması, 15-20 yıl içinde memlekette bir ahlak buhranına neden olmuştur”. 1930’lu yılların başında ne dini eğitim yaptıran bir okul ve ne de okulların programında dini içerikli ders kalmış, din eğitim sistemimizden tamamen dışlanmıştır. Dini hayata ve dindarlara baskı uygulanmıştır. Hacca gidiş engellenmiştir. Kuran- ı Kerim dahil her tür dini yayın yasaklanmıştır.”

Mesleki çalışma metinlerinde, YÖK’ün ilahiyat fakülteleri ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümlerini ayırmasına yönelik ilerici hamlesine de saldırıda bulunuldu. YÖK’ün değişikliğin gerekçesinde kullandığı, “Ulu Önder Atatürk ve onun silah arkadaşlarına borçlu olduğumuzun bilincinde olan kişiler olarak yetiştirilmeleri” ifadeleri, “İdeolojik” olarak değerlendirildi. Ayrıca metinlerde şu ifadelere de yer verildi.

“1930-1940’lı yıllarda din eğitimi ve öğretimi ile dini hayat tam bir baskı ve kontrol altına alınmıştır. İnişli-çıkışlı mücadeleler sonunda 2000’li yıllara ulaşılmıştır. Bilhassa şu son yıllar din eğitimi ve öğretimi ve dini hayat bakımından en rahat döneme ulaşılmıştır denilebilir. Hem din eğitimi ve öğretimi yaptıran okulların kapalı olduğu, hem okul programlarındaki dini derslerin yok olduğu dönemler geride kalmış, artık sayısal olarak bütün cumhuriyet tarihinin en yüksek noktasına ulaşılmıştır.”

Ayrıca metinde laiklik de şu ifadelerle hedef alındı; “Siyasi iktidarlar veya onlar adına yetki kullanan kişi veya kesimler laikliği ‘dindar’ ve ‘mütedeyyin’ olarak nitelendirilen kesimlere ve din eğitimi öğretimi yaptıran kurumlara karşı bir tehdit unsuru olarak kullanmışlar ve onları kontrol altında tutmuşlardır.”

Eğitim sisteminde yapılan değişiklikler de metinlerde eleştirildi. Milli Eğitim Bakanı’nın, “Reform sevdası”na kapılarak sisteme müdahale etmesi nedeniyle, “Gerçek anlamda millilik vasfı kazandırılamamış bir eğitim sistemi” ortaya çıktığı savunuldu.

Metnin varlığı, Türkiye’yi parçalanmaya ve Ortaçağ karanlığına götüren cemaatçi zihniyetin, hala kurumlarda egemen olduğu değerlendirmesini beraberinde getirdi.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ