‘Davacı parti olmaktan rahatsız değiliz’

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak, “Biz ‘dava partisi’ olmaktan rahatsız değiliz” dedi.

23 Mayıs 2021 0

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak, bu zamana kadar 150’den fazla suç duyurusunda bulunduklarını ve dava açtıklarını belirterek “Bunlardan 63 tanesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkındadır. Siyasal iktidarın; ekonomik, siyasi, askeri, mali, çevre, doğa vb. her türlü kanunsuzluklarına, laiklik karşıtı söylemleri ve eylemlerine karşı suç duyurularında bulunuyoruz, davalar açıyoruz. Biz ‘dava partisi’ olmaktan rahatsız değiliz” diye Cumhuriyet’ten İlayda Kaya’ya konuştu.

Kamuoyunda, dava açan parti olarak olarak lanse ediliyorsunuz. Siz, bu algıyı nasıl görüyorsunuz?

Kamuoyunda “dava açan parti olarak lanse edilmek” bizi rahatsız etmez. Zira biz sadece dava açmıyoruz. AKP’gillere karşı en etkili eylem ve etkinliklerde bulunan parti biziz. Ancak şu anki AKP iktidarı en tepesinden tabanına kadar birçoğu akçalı suçlar olmak üzere organize bir suç örgütü haline dönüşmüştür. Kendilerini eleştiren milletvekillerinin karakolda dövülmesini teşvik etmişler ve mafya liderleri eliyle hem gözaltındaki hem de görevdeki kendi milletvekillerine gözdağı verdirmişlerdir. Yani bizi eleştirenin akıbeti böyle olur, demişlerdir. Bütün bunlar mafya taktikleridir. Bu siyasi iktidarın yaptıklarının tamamı mevcut yasalara göre suçtur. Aslında bizim açtığımız davaları diğer muhalefet partilerinin de açması gerekirdi.

DİPLOMA İÇİN SUÇ DUYURUSU

Bugüne kadar kaç dava açtınız?

Siyasal iktidarın; ekonomik, siyasi, askeri, mali, çevre, doğa vb. her türlü kanunsuzluklarına; Laiklik karşıtı söylemleri ve eylemlerine karşı suç duyurularında bulunuyoruz, davalar açıyoruz. Merkezi yönetimle birlikte yerel yönetimler hakkında da davalar açıyoruz. Bugüne kadar 150’den fazla suç duyurusu ve dava açtık. Bunlardan 63 tanesi Tayyip Erdoğan hakkında. Tayyip Erdoğan’ın anayasa m. 101’de öngörülen “yükseköğrenim yapmış” olmak koşulunu yerine getirmediğine dair davalar, Tayyip Erdoğan’ın diplomasızlığına dair yapılan suç duyuruları, adaylığının düşürülmesi için YSK’ye yapılan başvurular ve başvuruyu gerekçesiz reddeden YSK üyeleri hakkında yapılan suç duyurusu, Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’deki sekiz ayrı hesabı hakkında yapılan başvurular ve suç duyurularını örnek olarak gösterebilirim. Partimizin bu şikâyetleri ile kamunun zararını bir nebze olsun önlemeye çalışmaktayız.

TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ  

Sonucunu alamadığınız ya da zamanaşımına sürüklenen oldu mu?

Yapmış olduğumuz her suç duyurusunu ve açmış olduğumuz her davayı biz hep şöyle değerlendirdik. AKP’gillerin kendi hukuk bürolarına dönüştürdüğü yargıdan elbette bir şey beklemiyoruz. Biz, tarihe not düşüyoruz. Şu an için birkaç davamızın dışında sonuç alamıyoruz. O da Cumhuriyet savcılarının görevinin gerektirdiği sorumlulukta davranmamalarından kaynaklanıyor.

Peki, sizin hakkınızda açılan davalar var mı?

Davaların büyük çoğunluğunda suç duyurularının içinde Tayyip Erdoğan da var. Zira kendisi yürütmenin başı olduğundan, işlenen suçlardan birincil derecede sorumludur. Bir kısmını doğrudan kendisi işlemektedir. Örneğin, HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut’a; AKP ile ilgili yazmış olduğu kitaplarından dolayı davalar açıldı. TCK m. 299’dan açılan davada “cumhurbaşkanına hakaret”ten toplam da 4 yıl 8 ay ceza verildi. Benim hakkımda da Menemen’de Devrim Şehidi Kubilay’ın katledilmesinin yıldönümünde yaptığım konuşmada “Kaçak Sarayın Reisi” dediğim için Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava devam etmektedir. Yine Facebook sayfamda paylaştığım yazılarım nedeniyle “cumhurbaşkanını hakaret”ten dava açıldı. Genel Başkanımızın yazdığı yazıları paylaşan onlarca partilimiz hakkında da hakaret davası açıldı. Onca davadan sadece bir tanesinde beraat kararı alabildim. Onu da Erdoğan’ın avukatları istinaf mahkemesine taşıdı. Daha yeni parti binalarımıza astığımız “Soru bir: Diploma nerede”, “Soru iki: Amerika’da boynuna takılan Yahudi Cesaret Madalyası nerede?” ve “Soru üç: 128 milyar dolar ve 188 ton altın nerede?” pankartları nedeniyle cumhurbaşkanına hakaret ettiğim gerekçesiyle gözaltına alınıp bırakıldım. Biz bir imada bulunmadık, 83 milyonun kafasındaki sorulara tercüman olduk. Dolayısıyla cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen TCK 299. maddenin maddi unsurları yok. İma yoluyla hakaret suçu söz konusu değil. Biz sadece kanunsuzluklara tavır alıyoruz. Sorularımız çok açık. Yarası olan gocunur.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ