Elon Musk’ın “imdat” çığlığı

Elon Musk… Teknik gelişimin sınırını belirleyen, onu kendince üst seviyeye çıkaran bir “girişimci”.

10 Ağustos 2020 0

Elon Musk, trilyon dolarlık değere sahip tekelci şirketlerin kurucusu, yoğun gündem içinde doğal olarak kaybolan bir itirafta bulundu. İtirafı, Bolivya’da yapılan darbe ile ilgiliydi. İfadesi tam olarak şöyle;

historyofarmani: “Halkın çıkarına olmayan neydi biliyor musun? ABD yönetiminin sen lityum alabilesin diye Bolivya’da Evo Morales’e darbeyi organize etmesi.”

elonmusk: “Kime istiyorsak darbe yaparız. Buna alışın”

Elon Musk’ın bu söyleminin ardından, sosyal medya üzerinden bir başka “ergence laf çarpma” eylemi de şu şekildeydi;

elonmusk: Özetçe Das Kapital: Bunu bedavaya verin – Aç Noel Baba

Elon Musk’ın pervasızlaşmasında, servetine servet katmanın getirdiği güvende olma duygusunun olduğu iddia edilebilir. Bugün kendisi, sadece servet sahibi biri değil. Teknik gelişimin sınırını belirleyen, onu kendince üst seviyeye çıkaran bir “girişimci”. Onun ortaya koyduğu belirtilen çözümler, bugün milyonlarca kişi tarafından kullanılmakta. Gerçekten de, bu şekilde bir bilginin efendisi olduğundan pervasızca sosyalizme saldırısı şaşırtıcı gelmeyebilir.

Bununla birlikte, bilmekteyiz ki tekelci kapitalizmin böyle seviyeyi düşürdüğü anlarda örtmeye çalıştığı bir sorun mevcuttur. Burjuvazi, niyetini açıkça ortaya koymayı, bunu yapsa da diplomatik üslubunu bozmayı pek sevmez. Müzakere, burjuvazinin üstündeki boyalardan biridir. İster sonradan görme bir ABD’li, ister en soylu kökenden bir “Birleşik Krallık” vatandaşı olsun, söylediklerini anlamı karnında söylemek onlar için bir hünerdir.

“Bayramlık ağzını bozan” Musk’ın açıkça faşist darbe tezgahlamaya giriştiğini söylemesi, bir pervasızlık olduğu kadar bir hazımsızlık ve en önemlisi yönetme yeteneğini kaybetmeyi göstermektedir.

Batı Asya ve Güney Amerika’yı alevler içinde bırakan uluslararası emperyalizm ve onun baş haydudu ABD’nin, hazımsızlığını bizzat parababalarının ağzı ile dile getirmesinin sebebi, yönetememe krizinin giderek büyümesidir. Yönetemeyen burjuvazi, bunu çeşitli şekillerde ikrar eder.

“…isyan anı yalnız bu iki şartın bir arada bulunmasıyla da gelmiş sayılmaz. Hatta bu şartların hep bir arada bulunması için bile, asıl OBJEKTİF ve tüm MİLLİ, TARİHİ bir KOPUŞMA lazımdır. Bu kopuşmalar, gördüğümüz EKONOMİK, POLİTİK krizlerden gelir. Ancak öyle derin krizler sırasında keşif kolu (öncü), sınıf ve kitlelerin sübjektif devrim şartları, tam isyan saatinin çaldığını gösteren devrim alametleri (belirtileri) belirir: Aşağıdakiler “İstemiyoruz!”, yukarıdakiler “Edemiyoruz!” derler.” (Hikmet Kıvılcımlı – Devrim Nedir, Derleniş Yayınları)

Başka kapılarda darbe tezgahlayan ABD’nin, kendi kapısında, isyan sonrasında, Fransa’nın “Sarı Yeleklileri”ne benzer şekilde parlamaya hazır bir isyan silsilesine girmesi ile birlikte, emperyalist ülkelerin asıl yöneticileri olan patronların “edemiyoruz” demesi de bu şekildedir. Burjuvazi adına ilk sözü söyleyen Musk oldu ve sömürülen milyonların umudu olan Marx’ı karikatürize edecek kadar gafilleşti. Büyük Geri Sıçrama sonrasında, sosyalizmin bittiğini ilan edenler, “edemiyoruz” derken bile Marx’a kara çalmayı ihmal edemiyorlar.

ABD Finans-Kapital’i yönetemiyoruz feryatlarını çıkaradursun, ezilip soyulan kitlelerimizin örgütsüzlüğü, her ne kadar “istemiyoruz” – I can’t breathe – çığlığı yükselse de, ABD’nin bu durumu geçici olarak “opere etmesine” yardımcı olacaktır. ABD ezilen-soyulan kitlelerinin acil eylem planını oluşturmaları, sadece ABD vatandaşlarını değil, milyarlarca ezilen-soyulan insanı da yakından ilgilendirmekte. Üzerlerindeki tüm anti-komünist etkiye rağmen, gerçek bilim olan Marksizm-Leninizmin sağdan ve “sol”dan karikatürleşmesine rağmen, devrimci çözümleri içeren bir programda uzlaşan bir hareket tarafından, yönetemeyen ABD parababaları iktidarının sağlam bir tokat yemesi pek uzak tarihli değildir.

Özgür Gülsoy Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ