Erkeğin tahrik olma sorunu

Gün geçmiyor ki ülkemizde bir kadın kıyafeti nedeniyle baskı yaşamasın. Yanlış anlaşılmasın türbanlı bacılarımızdan söz etmiyorum. Onlar artık özgür. Ama mini etek giydikleri veya şort giydikleri için birçok kadın sokaklarda, toplu taşıma araçlarında saldırıya uğruyor.

15 Temmuz 2018 590 0

En son gündeme düşen Kocaeli’nde bir halk otobüsünde bir üniversite öğrencisi mini etek giydiği için başka bir yolcu tarafından şoföre otobüsü karakola götürmesi, şortlu kadının otobüsün kaza yapmasına neden olacağı söyleniyor. Otobüs polis karakolunun önüne çekiliyor. Polisler otobüste genç kızla ve şoförle tartışan adama bu ülkede demokrasi var diyor; kimse kimseden şikâyetçi olmuyor ve olay kapanıyor.

Sizce bu olay bu kadar basit mi gerçekten?

Olayı bir de tersinden kurgulayalım:

Otobüste çarşaflı bir kadın var. Otobüse binen bir kişi ben bu kadının kıyafetinden rahatsızım, şüpheli buluyorum beni rahatsız ediyor diyor. Lütfen otobüsü karakola çekin diyor olsaydı. Şoför de o aracı karakola çektiğinde acaba ne yaşanırdı?

Yeni bir seçimden çıktık ve seçim meydanlarında daha fazla demokrasi, özgürlük olacağı vaatleri havalarda uçuyordu.

Daha önce yaşana bir olayda minibüste türbanlı bir kızın türbanını çeken kişinin tutuklandığını ve hakkında beş ayrı suçtan “Tehdit”, “Hakaret”, “Basit yaralama”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemek” dava açıldığı ile ilgili haberler mevcut.

Bu olayda yaralama yok ama diğer suçlar mevcut. Sonuç ne? Kimse şikâyetçi değil.

Bu travmayı yaşayan veya yaşandığını gören kaç tane kadın istediği gibi giyinmekte özgür olabilir?

Bu ülkede solcular yıllarca türbana özgürlük eylemleri yaptılar. Hatta İstanbul’da 2008 yılında yapılan türban eyleminde sembolik olarak erkek öğrencilerin de türban taktığını biliyoruz. Şimdi merak ediyorum o yıllarda türbanı nedeniyle mağdur olduğu için eylem yapanlar; şu an hangi pozisyonlarda ve nerelerdedir.

Bütün bu türban tartışmaları yaşanırken aslında yaşananın laiklik tartışması olduğunu yaşayarak görmüş olduk. Türbanın siyasi bir simge olduğunu belirten Halkın Kurtuluş Partisinin dedikleri gerçekleşmiş oldu ne yazık ki. (http://hkpizmir.org/tuerban-kadinin-oezguerlueue-del-esaretdr/)

Şu an sözde laik bir ülkede yaşıyoruz. Ama birkaç kıyı şeridindeki il dışında kadınların istediği gibi giyinme özgürlüğü yok. Kadının kıyafeti erkek için tahrik unsuru sayılıyor. Erkeğin iradesi yok. Her gördüğünden tahrik olan, hızını olamayıp çocuklardan; hatta hayvanlardan tahrik olan bir duruma nasıl geldiğini kimse tartışmıyor.

Bugün mini etekten tahrik olan adamı engelleyemezsek yarın türbanlı bacılarımızın renkli türbanından, göz makyajından, topuklu ayakkabısından tahrik olan adamları tartışacağız. Buradaki soru kadın değil içinde yaşadığımız düzenin kadına bakışıdır. Kadını meta olarak görme cinsel obje olarak görme anlayışı devam ettiği sürece bu sorun da devam edecektir.

Münire Kıvılcım

Münire Kıvılcım Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ