Getirenler; götürecek!

13 Nisan 2019 143 0

İki haftadır bir İstanbul seçimini sonuçlandıramadılar.

Daha doğrusu sonuçlandırmadılar.

Çünkü yenildiklerini çok iyi biliyorlar.

O nedenle oraya buraya yaptıkları, hiçbir maddi kanıt taşımayan itirazlarla süreci uzatarak bir sonuç almak, yani seçimi çalmak istiyorlar.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK); önceki seçimlerde olduğu gibi, bu seçimde aceleyle Üsküdar’ı da geçirivermedi.

Büyükçekmece ve Maltepe’de takılı kaldılar.

Tekrar tekrar saydırdıkları sandıklardan istedikleri sonuçlar çıkmayınca da saldırganlaşmaya başladılar.

İlk günler Üsküdar, Büyükçekmece gibi yerlerde provokasyonlar çıkarttılar.

Tutmadı.

Bu kez, oyların yeniden sayıldığı Maltepe’de, sayım işlemini hızlandırmak için İlçe Seçim Kurulu Başkanlarınca alınan yeni gruplar oluşturma kararı sonrasında, önceden organize ettikleri saldırgan grup eşliğinde sayım yapılan salona girerek kavga çıkarttılar.

Sayımların bir an önce sonuçlandırılıp seçim sonuçlarının ilan edilmesini istemiyorlar.

Neden?

Çünkü mevcut haliyle bir türlü kazanamadıkları ortada.

Kaldı ki, seçimlere ilişkin iddia ettikleri usulsüzlüklerin, şaibelerin tamamı yıllarca kendilerince uygulanan yöntemler.

Hayali seçmen yazılımı, olmayan binalara ya da bir daireye yüzlerce seçmen taşınması gibi daha birçok seçim hilesini kendileri çok iyi bildiklerinden, sürekli itiraz yaparak sonuç olmak istiyorlar.

Bu arada, Büyükçekmece’de polisleri ev ev dolaştırıp “sahte seçmen” ararken AKP ilçe başkanının evinde 40 seçmen çıkmaz mı…

Hele hele, “soyadlarına bıkılınca AKP’ye oy verdiği düşünülen 3092 seçmenin kaydının düşürüldüğü” iddiası var ya, evlere şenlik…

Bunu söyleyen adam belediye başkanlığı yapmış sözde bir hukukçu…

Tıpkı Ergenekon Davaları döneminde Fethullah İblisi’nin polislerinin güncel gazetelere sararak toprağa gömdükleri silahları, askerlere operasyon gerekçesi yaptıkları gibi, değil mi?

Sonuç olarak; başta YSK olmak üzere İl ve İlçe Seçim Kurullarını büyük bir baskı altına aldılar. Fakat seçimleri iptal ettirecek kararı bir türlü olgunlaştıramıyorlar.

Öyle ki, Maltepe sayımlarındaki provokasyonun AKP ve MHP ilçe başkanlarınca başlatıldığını tutanak altına alan cesaretli yargıçlar bile çıktı.

Yani battıkça debeleniyorlar, debelendikçe batıyorlar…

Ya da doluya koyuyorlar, almıyor… Boşa koyuyorlar dolmuyor…

O nedenle de saldırganlaşıyorlar.

Bu süreçte, AKP’giller’i ve reisini batılı “dost”ları da açıktan açığa satışa getirdi…

Öyle ya, yaptığı her hileyi tereyağından kıl çekerce ince bir şekilde gerçekleştiren batılı emperyalistler AKP’giller ve ortaklarının bu kadar kaba seçim hilelerinin savunulamayacağını anında gördüler.

İlk satış, seçimlerden hemen sonra ABD’lilerden geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Palladino, yaptığı açıklamayla; “Haberleri gördük. Özgür ve adil seçimler her demokrasi için önemli. Buna meşru sonuçların kabul edilmesi de dahil. Dolayısıyla uzun ve gururlu bir geleneği olan Türkiye’den daha azını beklemiyoruz” dedi.

Ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans; Hükümete demokratik ilkeleri izleme çağrısında bulunarak; “Türkiye geçen yıllarda büyük bir hızla Avrupa değerlerinden uzaklaştı. Bu durumun AKP’nin yerel seçim sonuçlarına saygı göstermemesi nedeniyle daha da kötüleşmemesini umuyoruz” diye bir açıklama yaptı.

Bu açıklamalara karşı, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy: Özgür ve adil seçimler her demokrasi için önemli. Buna meşru sonuçların kabul edilmesi de dahil. Hiçbir ülkenin, hukuk ve demokrasiden uzak şekilde başka bir ülkenin seçim sonuçlarına müdahale etme ve kendisini sonuçların meşruiyet kaynağı olarak görme yetkisi yoktur” diyerek gerçekte kendisinin bile inanmadığı, mızıldanma kabilinden bir cevap verdi.

Dahası Avrupa Konseyi Seçim Gözlem Misyonu Şefi Andrew Dawson; “Korkarım ki Türkiye’nin Avrupa değer ve ilkelerine uygun gerçekten demokratik seçimler için özgür ve adil bir seçim ortamına sahip olduğunu söyleyemiyoruz” şeklindeki sözleri ile bu zavallı sözcünün cevaplarının hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını gösterdi.

Yani adamlar, önceden yaptıkları gibi bu seçimde hemen Tayyip’i kutlama kuyruğuna geçmediler.

Açık açık seçimlerin “özgür ve adil olmadığını” belirtiyorlar. Yapılan itirazların seçimi çalmak amaçlı olduğunu, AKP’nin seçim sonuçlarını kabul etmesi gerektiğini söylüyorlar.

Peki, Türkiye’deki seçimler sırf bugün mü böyle?

Hayır…

Hiçbir seçim “özgür ve adil” değildi ki…

O zaman niye sesleri çıkmıyordu da şimdi konuşuyor bu Emperyalistler?

Çünkü onlar da çok iyi görüyor ki, artık AKP’giller’in ve Kaçaksaray’da mukim reislerinin halk nezdindeki inandırıcılıkları hızlar kayboluyor.

Beka, meka; vatan millet edebiyatı tutmuyor. Başta İşçi Sınıfımız gelmek üzere emekçi halkımız işsizlik ve pahalılık cehenneminde kavruluyor. Patates, soğan, biber, patlıcan kuyruklarında biriken tepki boyutlanıyor. Allah’la adam kandırmaları da eskisi gibi işe yaramıyor.

Şimdiye kadar, üretime dönük hiçbir kalıcı yatırım yaptırtmadıkları, sıcak para ile kendilerine bağladıkları inşaat ekonomisi de çökmenin eşiğinde olan bir ülkede iyice yıpranmış yüzlere niye eskisi gibi prim versinler…

Onlar daha rahat sömürü ve soygun yapacakları yeni yüzlerle yollarına devam etmek isterler.

Yani iktidar arabasının yıpranmış beygirlerini yenileri ile değiştirerek daha acımasız vurgun ve soygunlara devam etmek istiyorlar.

Velhasıl, biz getirdik biz götüreceğiz diyorlar…

Av. Tacettin Çolak Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ