“Göz göre göre gelen facia”

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamanın ardından bölgede incelemelerde bulunan ve yaralı işçileri ziyaret eden CHP heyeti, gerekli önlemlerin alınmadığını ve fabrikanın Patlayıcı Maddeler Tüzüğü’ne aykırı olarak inşa edildiği tespiti yaptı.

05 Temmuz 2020 0

Anka’da yer alan habere göre, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, TBMM Başkanvekili Haydar Akar ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Uğur Bayraktutan, patlamanın yaşandığı fabrikada incelemelerde bulundu, yetkililerle ve hastanede tedavi gören yaralı işçilerle görüştü.

İşçiler olayın nasıl olduğunu anlatırken, patlamanın üretim sırasında değil, depoda olduğunu, patlamaya ısınmanın yol açtığını, ısınma nedeniyle 3- 4 gündür uyarıda bulunduklarını anlattılar.

TÜZÜĞE AYKIRI

CHP heyeti, 11 yılda 5’inci patlamanın yaşandığı harabeye dönen fabrika binasının ‘Patlayıcı Maddeler Tüzüğü’ne aykırı olarak inşa edildiğini belirlediler. Tüzüğe göre binalar arasında en az 50 metre mesafe bulunması, binaların çevresinde
koruyucu duvar veya sütre inşa edilmesi, bu duvarın binaya en az 1.5 metre mesafesi bulunması, sütrenin binanın çatısının en yüksek noktasından 1.5 metre daha yüksek olması gerekirken bu koşulların hiç birine uyulmadığı tespit edildi.

Yılda en az üç kez yapılması gereken denetimler sırasında bu konulara dikkat edilmediği, üretim alanında gerekenden çok fazla miktarda patlayıcı madde bulunduğu iddiaları gündeme geldi.

GÜVENLİK UZMANI KISMİ ZAMANLI ÇALIŞIYOR

Hendek’teki patlamayla ilgili ANKA’ya bilgi veren İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası Genel Başkanı İrfan Sayar, fabrikada görevli iş güvenliği uzmanının kısmi zamanlı çalıştırıldığını bildirdi. Sayar, “İş güvenliği uzmanına ulaştık. Kendisinin morali çok bozuk, çok kötü. Kısmi zamanlı çalıştığını, ortak sağlık güvenlik birimi personeli olduğundan bahsetti. Bu facia aslında bir sistem sorunudur. Şimdi bu olayla bir sorumlu, bir suçlu arayacaklar. Muhtemelen iş güvenliği uzmanı arkadaşımızı suçlayacaklardır” dedi.

Sayar konuya ilişkin şunları söyledi:

“Biz iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının çalışan sayısına göre değil de kapasiteye göre değerlendirilmesi gerektiğini istiyoruz. Soruyoruz, 150-200 kişinin çalıştığı bu havai fişek fabrikasında tam zamanlı iş güvenliği uzmanının, tam zamanlı bir işyeri hekiminin çalışması, bulundurulması gerekmez miydi? Ancak 1 markete 1 restorana ne şartlarla gidiyorsa havai fişek fabrikasına da o şartlarla gidiyor. Düşünün havai fişek üretilen, bir sürü kimyasalın bulunduğu fabrikada iş güvenliği uzmanı kısmi zamanlı olarak çalıştırılmakta.

İşte burada mevzuat açıkları var. Biz bu açıkların kapatılmasını istiyoruz. Bütün sorumluluğu şimdi iş güvenliği arkadaşımıza verecekler. Size soruyorum, bu problem iş güvenliği uzmanından mı kaynaklandı? İşveren gerekeni yaptı mı? Yapmış mıydı?

Buna hiç bakılmayacak. Tamamen bir sorumlu bulunacak. Bütün sorumluluk  iş güvenliği uzmanlarına verilecek. İş kazalarından iş güvenliği uzmanları sorumlu değildir. Mevzuatımız, bütün sorumluluğu işverene yüklemiştir. İşveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi bulundurmasıyla kendisindeki sorumluluğu bir başkasına vermiş veya verecek değildir. “

ŞİKAYET ETTİM, İŞTEN ÇIKARILDIM

Patlamada yaşamını yitirenler kılınan cenaze namazından sonra toprağa verilirken patlamada eşi Havva Çelik’i kaybeden Salih Çelik, “Hakkını ararsan böyle. Biz acısını çekeriz. İki oğlum var. Bize kim bakacak? Büyük patronlar ölmedi. Bir Allah’ın kulu telefon açmadı. Başınız sağolsun demiyorlar. Onlar kendi malının peşinde. Benim eşim ölmüş. Kendi acımızla kavruluyoruz” diye tepki gösterdi.

Fabrikanın eski işçilerinden olduğunu, fabrikada sigara içildiğini ve bunu şikayet ettiği için işten çıkarıldığını anlatan Çelik, şunları söyledi:

“Burada genç çalışmıyor çünkü tedbir yok. Oraya ancak muhtaç olan biri gider. Ben de muhtaçtım. Kirada oturuyorum ne yapayım. Eşim orada çalışıyordu, ben inşaatlarda yevmiyeli çalışıyorum. Bu fabrikanın kaçıncı patlayışı. Her patladığından sonra isim değiştirilerek yeniden kurulmaz ki. Neden incelemiyorsunuz. Onlar sefasını sürer, biz bağıra bağıra ağlarız sadece. Ben şimdi çoluk çocuğum ile kalacağım evde. Benim yaramı kim saracak, hiç kimse.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ