Halkçı Mühendislerden: “ABD Emperyalizmi Gerçeği ve Deprem”

Halkçı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları grubu, bir açıklama yayınlayarak ABD sismik araştırma gemisinin Türkiye’de bulunmasını protesto ettiklerini ifade etti.

17 Nisan 2020 0

Halkçı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları grubu, bir açıklama yayınlayarak ABD sismik araştırma gemisinin Türkiye’de bulunmasını protesto ettiklerini ifade etti.

Açıklamanın tam metninde şu ifadeler yer alıyor;

“ABD sismik Araştırma gemisinin ülkemizde ne işi var?

Son 2 gün içerisinde 0 km de çok sayıda deprem olmaktadır. Bunun sebebi nedir?

Olası bir deprem durumunda ne kadar hazırlıklıyız?

Son günlerde medya da deprem olgusu bir çok konuda yer almaktadır.

Deprem konusu tamamen bilimsel bir bütünlükte ele alınması gereken bir meseledir . Deprem konusunda ; Üniversiteler düzeyinde ciddi çalışmalar yapılmakta , bilimsel verilerle topluma açıklamalar yapılmaktadır.

ABD’nin, Sismik Araştırma Gemisi diye tanımlanan gemisinin Yunanistan açıklarından İzmir ve Çanakkale açıklarına geldiği ,Çanakkale ve İzmir arasında da demir attığı haberleri sosyal medyada oldukça yer aldı.

Bu konuda çok iyi biliyoruz ki, Corona virüsteki pandemi durumunda benzer soru işaretleri akıllara gelmişti. Bu konu çok sayıda yazılıp çizilmişti. AB-D emperyalistlerinin sahip oldukları parasal güçlerini, kendi hedefleri doğrultusunda teknolojiyi kullanarak ,kendi hegemonyalarına karşı çıkan ülkelere ders vermek ve çökertmek için kullandıklarını biliyoruz.

AB-D emperyalistlerinin dünyanın jandarması rolünü üstlenip, yaptıkları ortadadır. Bu tarz soru işaretlerinin akla gelmesi insani bir durumdur.

Belirli soruları sormak gerekiyor.

1-ABD sismik Araştırma gemisinin ülkemizde ne işi var? 2008 yılında JEODEZİ VE FOTOGRAMETRİ alanın da SELÇUK ÜNİVERSİTESİ yüksek lisans tezinde bile gelişen teknoloji ile bu araştırmaların direkt olarak yapılabildiği açıktır.Uzaktan yapılabilecek bir çalışma ,neden fiziki olarak bulunma gerektiriyor ? [1]

2-Son 2 gün içerisinde BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ KANDİLLİ RASATHANESİ VE DEPREM ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (KRDAE) sitesinin verilerine göre 0 km de çok sayıda deprem olmaktadır. Bunun sebebi nedir? [2]

3-Olası bir deprem durumunda ne kadar hazırlıklıyız?

ABD Alaska merkezli olarak geliştirmiş olduğu “High Frequency Active Auroral Research Program “ yapılanması kısa adıyla HAARP projesi olarak uygulama alanına getirilmiştir.

HAARP, “yüksek frekanslı aktif auroral araştırma programıdır. Üst atmosferi, özellikle iyonosferi incelemek için geliştirilmiş, yüksek frekanslı elektromanyetik dalgaları kullanan bir Amerikan sivil ve askeri araştırma programıdır.”

Sırp biliminssanı Nikola Tesla’nın teorilerinin hayata geçirildiği istasyon 3.5 megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgaları iyonesfere gönderiyor.

Belirli bir alan üzerinde güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilme özelliği taşıyor. Uzmanlara göre, bu yapay ışınların yeryüzünden 600 km. yüksekte yansıtılarak dünyanın herhangi bir bölgesine yönlendirilmesi durumunda HAARP, bölgede mikrodalga fırın etkisi yaratıyor.
Ünlü jeofizikçi Prof. Gordon J.F. MacDonald’e göre, Haarp ile “iklimler değiştirilebilir, kutuplar eritilebilir, yerinden oynatılabilir, deprem yaratılabilir, okyanus dalgaları kontrol edilebilir, Ozon Tabakası ile oynanabilir, Dünya’nın enerji alanları ile oynayarak insan beyni kontrol altına alınabilir, radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturulabilir.”

J.O’Neill ilk defa şiddetli deprem meydana gelme olasılığı olan yerlere jiraskop bataryaları yerleştirerek bu cisimlerle düşük seviyelerde rezonans yaratılmasını, böylece katmanlar üzerindeki baskının azaltılmasıyla büyük depremlerin engellenebileceği fikrini ortaya attı. Tesla da bu fikri desteklemiş, bunun mümkün olduğunu belirtmiştir.Kendisi de daha sonraları benzer mantıkla çalışan bir osilatör icat etmiştir. İlk defa çalar saat büyüklüğündeki bir osilatörü 60 cm uzunluğunda,5 cm kalınlığında bir çelik halkaya takmış,dakikalar sonra halka önce titremeye,sonra açılıp kapanmaya en nihayetinde de yarılmaya başlamıştır. Tesla bu başarısını gördükten sonra bunu bir de geniş ölçekte denemek için çelik yapılı bir inşaat aramış ve osilatörünü bir kez de burada test etmiştir.

Peki Tesla bunu nasıl yapmıştır?

Elektro-mekanik bir osilatör diyebileceğimiz bu yapının en önemli özelliği küçük enerji girişleriyle yapı içerisindeki büyük kütleli bobinlerin de kolayca hareket ettirebilinmesidir. Bu da osilatörde bulunan pistonların kapalı bir haznede bir yay etkisiyle çarpıştırılmasıdır. Sıkıştırılmış havanın bir yay gibi davranmasıyla çarpışan pistonlar büyük bir etkiyle ters yönde hareket ederler.

Ekte resim yer almaktadır.

Osilatörün mekanik kısmının basit bir çalışma yapısı S yuvası P pistonuna doğru çekilirken 1 noktası ara akışkanın girebilmesi için yüksek basınca olanak sağlar.

Osilatörü eşsiz yapan şeylerden biriside manyetik yapısıdır. Osilatörün bir tarafında sayısız demir plaka kullanılırken tam karşı yöneyse manyetik alanı artırmak için bir parça yine demir kullanılır. Kalıcı veya birleştirilmiş bir magnet kullanılması düzenli bir akıma neden olur. Böylece karşılıklı iki bobin arası elektromanyetik birleşim maksimuma çıkartılır. Nihai amaç olan çıkış verimliliğinin artırılması da kolayca sağlanır. Daha da ilginç olanı osilatörün rezonans frekansının herhangi bir nesnenin rezonans frekansına kolayca ayarlanabilinmesidir. Bu da şaftın mekanik olarak dönerken hem havanın yay gibi davranmasından hem de aracı akışkanın basıncından faydalanılmasındandır. Pistonların hareket ettirilmesinde ise enerji ya da hava kullanılır. Eğer enerji kullanılırsa ki genelde öyle olur, osilatörün “jacket” bölümünden enerjinin girmesiyle bir vakum yaratılır, oluşan vakum’da çıkış pistonlarını hareket ettirir. Böylece istenilen cisim için istenilen rezonans frekansı kısa süre içerisinde oluşturulabilir.

Osilatörün elektro ve mekanik kısmının birleştirilmesi İlk defa Tesla’nın Chicago’daki Dünya Fuarı’nda görücüye çıkardığı osilatörü 8 kg aşkın bobinlerle saniyede 80 kere 7/8 impluslar oluşturabilmekteydi. Bu nispeten düşük impluslar sayesinde saniyede yüzlerce titreşim yaratılıyordu.

Ünlü jeofizikçi Prof. Gordon J.F. MacDonald’e göre, Haarp ile “iklimler değiştirilebilir, kutuplar eritilebilir, yerinden oynatılabilir, deprem yaratılabilir, okyanus dalgaları kontrol edilebilir, Ozon Tabakası ile oynanabilir, Dünya’nın enerji alanları ile oynayarak insan beyni kontrol altına alınabilir, radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturulabilir.”

Deprem kader değildir. Önlemini alırsan, güvenli yapılar oluşturursan ,tedariklerini planlarsan toplum sokağa dökülmez. Sağlıklı ve güvenli şekilde yaşamını sürdürür.

Sen bilimi reddersen insanları yaşarken ölüme mahkum edersin.

Halkçı mühendisler,mimarlar ve şehir plancıları olarak bilime güvenilmesini ve acilen önlemler alınmasını ,

ABD gemisinin derhal karasularımızı terketmesini istiyoruz.

Kaynaklar

Nikola Tesla’nın Deprem Makinası

Nikola Tesla’s Earthquake Machine

Nikola TESLA Mechanical Oscillator

www.tesla-museum.org

BENZER KONULAR
YORUM YAZ