HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut’a soruşturma

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Ankut Efe’ye, yazdığı bir makalede AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma açıldı.

01 Temmuz 2021 0

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Ankut Efe’ye , yazdığı bir makalede AKP Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a, elinde tuttuğu “Cumhurbaşkanlığı” görevi dolayısıyla hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma açıldı.

Efe, 12 Aralık 2020 tarihinde kaleme aldığı, “Vatan Satıcı, Yezid Dincisi ve ABD Piyonu” başlıklı makalesinden dolayı AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle CİMER’e yapılan bir şikâyetle soruşturma başlatıldı.

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut Efe, “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçlamasıyla Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğüne ifadeye çağrıldı. Nurullah Ankut Efe, avukatları Tacettin Çolak ve Fettah Ayhan Erkan ile birlikte dün ifadeye gitti.

Nurullah Ankut Efe 3,5 saat süren ifadesinde şunları belirtti: “Türkiye Cumhuriyetinin mevcut yasal bir cumhurbaşkanı yoktur. Tayyip Erdoğan evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu işleyerek o makamı işgal ve gasp etmiştir. Böylece de 84 milyonluk Türkiye insanını ahmak yerine koymuştur, neden Yükseköğrenim diploması yoktur, Anayasanın 101. maddesine göre Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için yüksek öğrenim görmüş olduğunu gösteren bir diplomaya sahip olması gerekir. Bugüne dek ortaya iki tane birbiri ile hiç ilgisi olmayan diploma koymuştur. İkisinin de sahteliği apaçık şekilde görülmektedir ve ayrıca da ispatlanmıştır. Tayyip Erdoğan sadece Fatih’teki İstanbul İmam Hatip Lisesini bütünleme sınavları sonucunda bitirmiştir ve başkaca hiçbir okula gitmemiştir. Kendisi İmam Hatip sonrasında Eyüp Lisesine kayıt olduğunu ve oradan lise diplomasını aldığını iddia etmiştir” dedi.

Efe, yazılı ifadesinde, Eyüp Lisesine Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili başvuru yaptıklarını henüz yanıt alamadıklarını belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne de Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili başvurduklarını, ancak Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki belediyenin, istedikleri belgenin “özel hayatın gizliliği” kapsamında olduğunu söyleyerek taleplerini reddettiklerini belirtti.

Nurullah Ankut Efe, ifadesinin devamında şu ifadelere yer verdi:

“Savcı beye açıkça beyanda bulunuyoruz. Ortaya yasal meşru bir yüksek öğrenim diploması koyabilsen Tayyip’in avukatları biz onların hakkımızdaki her türden suç isnadına itiraz etmeyeceğiz, savunma yapmayacağız. Ama böyle bir diploma bugüne dek koyamamışlardır ve koyamazlarsa da lütfen bizimle alay etmesinler bizi ahmak yerine koymasınlar, ayıptır”

“Savcı beyin iddiası otomatik olarak gerçekler karşısında boş düşer çünkü meşru bir Cumhurbaşkanı yok ki ben ona kalkıp hakaret etmiş olayım. Bir Cumhuriyet Savcısının görevi öncelikle Anayasa’nın değiştirilmez başlangıç maddelerinde net ve kesin şekliyle belirtildiği gibi, demokratik sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyeti korumaktır, diplomasızları değil, resmi evrakta sahtecilik suçu işleyenleri değil. Anayasada tarif edilen Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve silah arkadaşlarınca 1. Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferi üzerine inşa edilmiş olan Cumhuriyeti biz savunuyoruz ve korumak için mücadele ediyoruz. Kaçak Saray ve Avanesi ise tam tersi o Cumhuriyeti yıkmak, onun izini tozunu yok etmek için 19 yıldır çabalıyor”

Ege Denizi’nde bulunan 20 Adanın Yunanistan’a peşkeş çekildiği için Vatan Satıcı dediğini belirten Efe, “Egedeki bu 20 adamızın sadece iktidar uğruna makam mevki, koltuk ve küp doldurmak uğruna Yunanistan’a peşkeş çekilmesi vatana satıcılık değilse nedir?” dedi. Nurullah Ankut Efe ifadesinde Erdoğan’ın, “Ben Amerika’nın Büyük Ortadoğu ve Genişletilmiş Afrika Projesinin Eş başkanlarından bir tanesiyim. Biz Bu görevi yapıyoruz” sözlerini hatırlatarak, “Bu projeyi ve bu projeyi savunan bir insana biz ne diyeceğiz. Bu kişi vatan satıcı değilse nedir?” dedi.

Suç Örgütü Lideri Sedat Peker’in dile getirdiği iddialara değinen Efe, “Sedat Peker, AKP’giller ve Kaçak Saray avanesinin akıl almaz servetlerini nasıl biriktirdiklerini açıklıyor, hem de olay olay, belge belge. Ortaya koyduğu hiçbir iddia çürütülebilmiş, yalanlanmış değildir” dedi. Nurullah Ankut Efe, 15 yıl önce AKP ile ilgili “Anayasa ve yasalar çerçevesinde çalışan bir sermaye partisi değildir, çıkar amaçlı organize bir suç örgütüdür” dediğini hatırlattı. Nurullah Ankut Efe ifadesinin devamında ekonomik, uluslararası ilişkiler ve dini konulara da değindi.

Efe, kendisine AKP Genel Başkanı hakkında söylemiş olduğu “Amerikan Piyonu” suçlamalarına yönelik olarak şunları dedi:

“Tayyip; Brüksel’deki NATO toplantısında Türkiye düşmanlığını 43 yıldır politik hayatının en önde gelen takıntısı haline getiren ABD Başkanı Biden’e ne diyor; ‘Afganistan’dan senin conilerin var gitsin, yerine biz Türk Askerini göndeririz oraya. Zaten bir miktar var. Kabil Havalimanı ve çevresini bizimkiler korur.’ Yani diyor ki conilerin ölmesin, onun yerine bizimkiler ölsün, biz onların ailelerine, ya şehitlik ne büyük nimet diye söyleriz, uyuturuz onları, onlarda kabullenir. Bitmiş olan ihanet iktidarının sonunu biraz daha uzatabilmek için Mehmetçiğin canını ve kanını satışa çıkarmış bu adam, Amerikan Piyonu bu değilse başka kim olur. Bilindiği gibi bunların hiç birisinin çocuğu halkımızın evlatları gibi askerlik yapmamıştır. Kimisi çürük raporu ile kimisi de bastırmış almış teskereyi. Vatanmış, halkmış, milletmiş, dinmiş, imanmış, buların zerre umurunda değil. Hep söyleye geldiğimiz gibi bunların, tapındığı biricik tanrı para tanrısıdır, onun da kutsal şehri Washington’dur, kabesi Beyaz Saraydır, başka bir dine inanmaz, başka bir tanrıya tapmaz bunlar”

Nurullah Ankut Efe ifadesini, “Savcı Bey yara derinde, o bakımdan bizim ahımızın feryadımızın sonu gelmez. Ne kadar konuşursak konuşalım, bunların ihanet dolu serüvenleri anlatmakla bitmez. İyisi mi burada sözümüzü noktalayalım ve diyelim ki bu yaşımıza kadar savuna geldiğimiz gibi Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” sözleri ile bitirdi. Avukatlar Tacettin Çolak ve Fettah Ayhan Erkan söz alarak savunma yaptı.

Av. Tacettin Çolak, “Soruşturma konusu olan dosyada CİMER’e gelen soyut genel bir şikâyet tarafımıza somut suç isnadı şeklinde iletilmemiş genel bir Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması bildirilmiştir. CMK 160. madde de öngörülen görevi gereğince de soruşturma aşamasında şüpheli lehine olan delilleri de toplaması gerekirken sadece kimliğini bilmediğimiz ya da bize bildirilmeyen bir ihbarcının şikâyetinden hareketle soruşturma başlatılmıştır. Bu yöntem CMK’da belirtilen soruşturma usullerine aykırıdır” dedi.

Av. Fettah Ayhan Erkan ise, “Önümüzdeki mevcut soruşturma dosyası bile ülkemizdeki yargını; geldiği içler acısı durumunun, AKP’nin hukuk bürosu olduğunun, Kaçak Sarayın operasyon silahı olduğunun delilidir” dedi.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ