İkinci Kurtuluş Savaşı’nın ilk şehidi…

15 Temmuz 1968’de İstanbul’a gelen 6. Filo’ya karşı protesto eylemleri düzenleyen İTÜ öğrencilerinin kaldığı İTÜ Talebe Yurdu, 17 Temmuz’da sabaha karşı polis tarafından basıldı… Baskında çok sayıda öğrenci yaralandı, Vedat Demircioğlu ise pencereden atılarak komaya girdi, 24 Temmuz’da ise hayatını kaybetti…

24 Temmuz 2018 0

17 Temmuz gecesinde İTÜ yurdunu basan polis yakaladıkları elliye yakın öğrenciyi öldüresiye dövdükten sonra birini de yurt penceresinden atarak ağır yaralanmasına neden oldu. Yerde yatan bu devrimci genci toplum polisleri ayaklarından tutarak üç yüz metre sürükledikten sonra öldü sanarak bırakıp gittiler.

24 Temmuz’a kadar yaşam mücadelesi veren Demircioğlu, 24 Temmuz’da hayatını kaybetti…

İstanbul Üniversitesine bağlı öğrenci birlikleri ve İstanbul’daki diğer öğrenci kuruluşları yayınladıkları ortak bir bildiri ile Vedat Demircioğlu’nu İkinci Kurtuluş Savaşı’nın ilk şehidi ilan ettiler.

Vedat’ın ölümü üzerine İstanbul’da ve Ankara’da devrimci gençler protesto gösterileri düzenlediler. İstanbul’da Valiliğe yürüyen İTÜ’lü gençler üzerinde “Katiller” yazan çelengi vilayet önüne koymak istediler. Devrimci gençlerin çelengi kapının önüne bırakmak ve bayrağı yarıya indirmek istemesi üzerine polis saldırıya geçti ve on öğrenciyi gözaltına aldı.

Günlerce protestolar devam etti. Polis birçok öğrenciyi gözaltına aldı, yaraldı.

Bu saldırıları İTÜ Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz, “Bu memlekette vilayetin önüne yürümek suç, fakat polisin adam öldürmesi suç değil. Bu olaylar bunu göstermektedir” ifadeleriyle nitelemişti.

Bu arada üniversite rektörleri de yayınladıkları ortak bildiride Vedat Demircioğlu’nun ölümünden üzüntü duyduklarını bildiriyorlardı.

1968’de İstanbul Valisi olan Vefa Poyraz’ın açıklaması ise şöyleydi:

“Devletin otoritesi her şeyin üstündedir. İstanbul’un asayişini temin etmek ise bize düşüyor. Polis, kanunsuz yapılan her türlü hareketin karşısındadır… Olaylar karşısında otoritemizi hiçbir zaman sarsmamak niyetindeyiz”

CENAZESİNİ KAÇIRDILAR

Vedat Demircioğlu’nun cenazesi, devrimci öğrencilerden kaçırılarak olay gecesi ailesine teslim edildi ve Konya’ya doğru yola çıkarıldı. Bunun üzerine devrimci öğrenciler cenaze törenini sembolik bir tabutla yapma kararı aldılar.

Vedat Demircioğlu için sabahın erken saatlerinden başlayarak Hukuk Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, Anıtı çevresinde ellerinde Vedat’ın portrelerini tutarak saygı duruşunda bulundu.

Törende Dekan Reha Poroy bir konuşma yaparak şunları söyledi:

“Olay hangi açıdan bakılırsa bakılsın bir faciadır. Kendisine ümit bağladığımız gençlerimizden biri eksilmiştir. Evladını kaybetmiş bir babanın ızdırabını duymaktayım. Müsterih ol Vedat Demircioğlu, Ata’nın gençlere bıraktığı emanet muhafaza edilecektir. Kaba kuvvet hiçbir zaman galip gelmeyecektir.”

Prof. Tarık Zafer Tunaya da konuşmasına Vedat’ın yaralandığı yerin üniversite içi sayıldığını belirterek başladı ve şöyle sürdürdü:

“Kaba kuvvet geri tepen ve kullananı yaralayan bir silahtır. Olayların, yabancı bir filonun limanımızı ziyareti sırasına rastlaması olaylara daha fazla aşırılık vermektedir. Genç arkadaşımızın ölümü bizi yeni düşüncelere sevketmektedir. Az gelişmiş ülkeleri az gelişmiş kafalar kurtaramaz. Her konuyu açıklıkla tartışabilecek bir ruh ve genç kafalar kurtarabilir.”

Yapılan kısa konuşmalardan sonra Cağaloğlu’ndan saparak Vilayet’e yürümek isteyen öğrencilere polis, cop ve kalkanlarla saldırdı, öğrenciler taşlarla saldırıya karşılık verince, Cağaloğlu bir anda savaş alanına döndü. Öğrenciler coplandı ve yerlerde sürüklendi. Olayların boyutlanması üzerine Cağaloğlu’na askeri inzibatlar sevkedildi. Polisin öğrenciler üzerine acımasızca saldırısına askeri inzibatlar kayıtsız kalmayınca yer yer askerlerle polis arasında da çatışmalar oldu.

KATLİAM GİRİŞİMİ

Vedat Demircioğlu’nun cenazesinin Konya’ya getirileceğinin belli olması üzerine Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ile Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) Emperyalizmi Kınama mitingi düzenlemek istedi.

Ancak Konya’daki gerici esnaf örgütleri ve Komünizmle Mücadele Derneği bu mitingin yapılmasına karşı çıkarak gericileri sokağa döktü.

Kenti yakıp, yıkmaya başlayan gericiler, Yeni Konya gazetesine, ilerici kitabevi ve kurumlara saldırdılar. Sokak başlarında kitaplar yakıldı. Hızını alamayan kalabalık bu kez hedeflerini büyüterek kentteki eğlence yerlerine, kulüplere yöneldi. Saldırılar sırasında meydana gelen deprem nedeniyle kentin elektrikleri de kesilince olaylar daha da büyüdü. Son durak Konya Orduevi’ydi. Askeri birliklerin müdahalesi ile saldırılar son bulur.

“BİR SABAH UYKUSUNDA…”

Vedat Demircioğlu, yoldaşlarının tabiriyle “İkinci Kurtuluş Savaşı’nın ilk şehidi”, aradan geçen 50 yılın ardından unutulmadı… Adına marşlar, ağıtlar yakıldı… Onlardan biri, Ruhi Su’nun “Bir sabah uykusunda” isimli marşı şöyledir:

Sözleri:

Bir sabah uykusunda
Polisi saldırdılar
Demircioğlu Vedat’ı
Coplarla öldürdüler
Coplarla yumruklarla
Vurdular öldürdüler

Gencecik çocuklardı
Belki sizde gördünüz
Ellerinde pankartlar
Yolda gidiyorlardı
Özgürlük istiyorlardı
Özgürlük diyorlardı
Ellerinde pankartlar
Özgürlük diyorlardı

Altıncı Filo derler
Belki siz de gördünüz
Kıbrıs’ta karşımıza
Çıktılar, durdurdular
Boğaz’da karşımıza
Çıktılar, öldürdüler

Kurtuluş savaşında
Belki siz de gördünüz
Demircioğlu bir değil
Halkımız gibi çoğul
Geliyor çağıl çağıl
Geliyor çağıl çağıl

Neyseo

BENZER KONULAR
YORUM YAZ