İMO:Trafik kazaları deprem afetini aratmıyor

29 Temmuz 2020 0

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası ülkemizde yaşanan trafik kazalarına ilişkin olarak basın açıklaması gerçekleştirdi.

SON 10 YILDA TRAFİK KAZALARINDA 70 BİNDEN FAZLA İNSANIMIZIN YAŞAMINI YİTİRMESİ VE ORTAYA ÇIKAN BÜYÜK ÖLÇEKLİ MAL KAYIPLARI DEPREM AFETİNİ ARATMIYOR!

Ülkemizin başına bela olan en büyük olaylardan biri de trafik terörüdür. Bu terör cana ve mala zarar vermeyi sürdürüyor. İki gün önce Manisa`dan Mersin`e asker götüren otobüslerden biri devrildi, ikisi otobüs görevlisi olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirdi. 10`u ağır olmak üzere çok sayıda asker yaralandı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine sabır ve baş sağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
Ne yazık ki her yıl 7 bin mertebesinde insanımız trafik kazalarında yaşamını yitirirken binlerce insanımız da yaralanıyor. Yaralananların önemli bir kısmı ise engelli oluyor. Binlerce eve ateş düşüyor, milyarlarca liralık ekonomik kayıp ortaya çıkıyor.
İstatistiklere baktığımızda son 10 yıl içinde 70 binden fazla insanımız trafik kazalarında yaşamını yitirdi. 2015 yılına kadar kaza yerinde yaşamını yitirenler istatistiklere dahil ediliyor, fakat daha sonra çeşitli sağlık kuruluşlarında yaşamını yitirenler istatistiklere girmiyordu. Bu nedenle her yıl 3500-4000 insanımızın trafik kazalarında yaşamını yitirdiği düşünülüyordu.
2013 yılında trafik kazalarında yaşamını kaybedenlerin sayısı istatistiklere 3685, 2014 yılında ise 3524 olarak girmiştir. 2015 yılından sonra kaza yerinde yaşamını yitirenlere sağlık kuruluşlarında yaşamını yitirenler de eklenince bu sayı 7530, 2016 yılında ise 7300 olmuştur. Açıkçası son 10 yılda yaşamını yitirenlerin sayısı 70 bini aşmıştır.2019 yılında 1 milyon 168 bin 144 adet trafik kazası meydana gelmiş, bu kazaların 993 bin 248 adedinde maddi hasarlar yaşanmış, 174 bin 896 adedi ise ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları olarak kayıtlara girmiştir.
Çoğu zaman sıradan olaylar olarak görülen trafik kazalarının sonuçlarına baktığımızda, ülkemizin her yıl büyük bir afetle karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Bu nedenle binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine, binlerce insanımızın yaralanmasına, engelli kalmasına ve milyarlarca liraya mal olan maddi hasarlara bir kez daha dikkat çekmek isteriz.
Ne yazık ki ülkemizin ulaştırma sistemleri bir planlama bütünlüğü içerisinde yönetilip yönlendirilmiyor. Plan bütünlüğü yerine projeci ve yatırımcı bir anlayış ulaşım sistemini yönetip yönlendiriyor. Ulaşım projelerinin sosyal, ekonomik, çevresel ve güvenlik boyutları ele alınmıyor ve tartışılmıyor. Çoğu zaman ulaşım projelerinin bir fizibilitesi bile yapılmıyor. Yaşamımızın önemli bir parçası olan güvenli yaşama ve güvenli ulaşım konusu “neden sonuç ilişkisi” içerisinde düşünülmüyor. Ulaşım sistemlerinin bütünlüğü ve sürdürülebilir olması dikkate alınmıyor. Ulaşım projelerinin kendisi, kamu güvenliğinin ve kamu yararının önüne geçiyor. Bu anlayışla yapılan ulaşım projeleri kaza ve ölümlere davetiye çıkarıyor.
Haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak kurgulanan bu sistem, trafik kazalarının ve bu kazalarda ortaya çıkan can ve mal kayıplarının artması gibi bir sonuç doğuruyor.
Bilinmesi gerekir ki ulaşım projelerinin güvenli ve kamu yararı sağlaması gibi bilimsel yolları ve ölçütleri vardır. Bu ölçütleri dikkate almadan ulaşım sisteminizi yönlendirmenin maliyeti oldukça büyük oluyor. Bir yıl içerisinde ortaya çıkan trafik kazaları ve can kayıpları, yeterli önlemler alınmadığı için afete dönüşen doğa olaylarına benzer bir sonuç yaratıyor. Açıkçası kaza olmadan önce alınacak önlemlerin can ve mal kayıplarını azaltacağı bilinmesine rağmen bu sistem işletilmiyor.
Ülkemizin ulaştırma sistemi kara yoluna bağlı olarak yürütülmüştür. Demir yolu ve denizyolu ulaşımına önem verilmemiştir. Dört bir yanımız su ile kaplı olmasına rağmen deniz yolu ulaşımı oldukça yetersizdir. Ayrıca demir yolu hatlarının bilimsel ve teknik kurallara uygun olarak yapılmaması ve denetim hizmetlerinin yetersiz kalması acı sonuçlar doğurmuştur. Pamukova, Çorlu ve Eryaman` da yaşanan tren kazaları göz göre göre gelmiştir. Hatta bu kazaları  bir cinayet olarak tanımlamak yanlış olmaz.Oldukça fazla sayıda insanımız bu kazalarda yaşamını yitirmiştir.
İnşaat Mühendisleri Odası bütünlüklü bir ulaşım sistemi ve trafik kazalarına yönelik olarak çok sayıda bilimsel ve teknik görüş ortaya koymuştur. Ayrıca bugüne kadar 13 Ulaştırma Kongresi düzenlemiş, sayısız çalıştay, panel ve konferanslar yapmıştır. Kent içi ve kentler arası ulaşım sisteminin bilimsel ve teknik ölçülerini ortaya koymuştur. Bu çalışmaların iktidarlar tarafından dikkate alınmamış olması ulaşım ve trafik sorunlarını giderek büyütmüştür.
Odamızın ortaya koymuş olduğu bilimsel ve teknik görüşlerin dikkate alınmamasına rağmen, bizler, her koşulda görüş ve önerilerimizi aktarmaya devam edeceğiz.
Sonuç olarak,
-Ulaştırma konusu bir arazi kullanım konusudur. Doğru bir planlamanın yapılması ulaşım sorununu azaltır.
-Tüm ulaştırma türlerinin olumlu yanları dikkate alınmalı, kara yolu, denizyolu ve demiryolu arasında sağlıklı bağlar kurularak ulaştırma sistemi bütünlüklü bir şekilde yönetilip yönlendirilmelidir.
-Denizyolu ve demiryolunun ulaştırma sistemi içindeki payı artırılarak karayolu ile ulaştırma sistemi güçlendirilmelidir. Ayrıca;
-Araç kullananların trafik kurallarına uymamaları,
-Trafikte bulunan araçların teknik bakımlarının yapılmamış olması,
-Araç kullanan ve trafik denetim hizmeti yapanların yeterli ölçüde eğitimli olmamaları,
-Araç kullananların yorgun ve uykusuz olması,
-Toplu taşıma sisteminin yetersizliği,
-Yoların bilimsel ve teknik kurallara uygun olarak yapılmaması, ayrıca bozulan yolların onarımının gecikmesi,
-Araç kullanan ve denetleyenlerin eğitimsizliği gibi sorunlar, çoğu zaman trafik kazalarını kaza olmaktan çıkarıp cinayete dönüştürmüştür.
Mersin yakınlarında meydana gelen kaza ne yazık ki bir çok eve yine ateş düşürmüştür. Yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı, yaralı olanlara acil şifalar diliyoruz. 29.07.2020

TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

BENZER KONULAR
YORUM YAZ