İşçi ve Sendika… Sendika Hakkı ve CHP

30 Eylül 2021 0

SENDİKA HAKKI VE CHP

CHP’li belediyelerde sendikalara karşı bir tavır veya önyargı mı var? Diğer siyasi partiler de sendikal mücadeleye tavır yada önyargı yok anlamı çıkmasın. Yok hiçbirinin birbirinden farkı.

Karşı çıkacaklar olacaktır. Olur mu öyle şey? CHP’li Belediyelerin hepsinde sendika var, işçiler sendikalı ve o işçiler diğer siyasi partilerin belediyelerinden daha yüksek ücret alıyorlar. Ya da sendikacılar belediye yöneticileriyle biraraya gelebiliyor da diyebilirsiniz. Belediyelerde çok rahat sendikalar çalışmalarını yürütüyor. Evet. Diğer partilerin belediyelerinde sendikaların adı hiç yoktur da diyebilirsiniz. Hepsi doğrudur ama durum hiçte gözüktüğü gibi değildir. Diğer parti belediyelerinde ki tek farkları tüm sendikaların çalışma yapmasına izin veriliyormuş gibi gözükmeleridir. Ama hangi sendikanın belediyede olacağına kararı belediye başkanları ve yönetimi veriyorsa orada sendika hakkı gasp ediliyor demektir.

CHP’li belediyelerde sendikalara karşı bir tavır veya önyargı mı var?

DİSK ve bağlı sendikaların yöneticilerinin bazılarının CHP ile içli dışlı olması sizi şaşırtmasın.

Hatta, her dönem DİSK Genel Başkanlarının CHP’den milletvekili olduğuna da bakmayın. CHP, mevcut siyasi partilerin hepsinde olduğu gibi, sendikalara çok da sıcak bakmıyor. Tüm siyasi partiler gibi onlarda sendikaları kontrol altında tutmak istiyorlar, o kadar. CHP’nin, DİSK’e bağlı sendikalara karşı bir ön yargısı var. Bu, son zamanlarda daha net ortaya çıkmıştır. Bunu da konuşmalarının satır aralarında hissettiriyorlar. Gerekçe DİSK’in eylem eğiliminde olmasıymış.

Belediyelerde DİSK, çok iyi mücadele veriyor, bundan dolayı engellenmek isteniyor demek istemiyorum. Ama yine de diğer sendikalara benzeyin deniyor.

Yanlış anlaşılma olmasın. Konu CHP’li belediyelerdeki işçilerin DİSK’e üye olup olmamasıyla ilgili değildir. İşçiler, kendi iradesiyle istediği sendikaya üye olmalıdır. İşçilerin iradesi varsa sendikal mücadele ve sendika var demektir. Ötesi olmaz. Bu durum her işyerinde olduğu gibi CHP’li belediyeler içinde geçerlidir. Ama CHP, işçiler eğer DİSK’e üye olmuşsa ve burada bir toplu iş sözleşmesi yapılmışsa bunu lütuf olarak görüyor. Çünkü DİSK’in diğer siyasi partilerin bulunduğu yerlerde örgütlenmesine izin verilmediği düşüncesine sahiptirler. DİSK’in de diğer partilerin bulunduğu yerlerde örgütlenme içinde olamadığını düşünüyorlar. Bir anlamda DİSK’i biz var ediyoruz demeye getiriyorlar.

Hatırlanacağı gibi birkaç ay önce İstanbul’da CHP belediyelerinde grevler yaşandı. Orada da açıkça görüldü ki işçiler sendikalı olsun ama yasal hakları olan grev hakkını kullanmasın. Grev ne için yapılır? Toplu iş sözleşme görüşmelerinde talepler karşılanmadığı için. CHP’li belediyelerde grev hakkı kullanıldığı dönemde işçilerin ve sendikanın CHP düşmanlığı yaptığı, CHP’yi yıpratmak istedikleri yönünde suçlamalar yapıldı.

İşçiler partileri yıpratmak için hak arayışına girmezler. Tam tersi işçilerin haklarını vermeyen, hangi parti olursa olsun kendi kendini yıpratır. İşçiler grevdeyken karşılaştırmalar yapıldı. Diğer belediyelerdeki işçilerin düşük ücretlerle çalıştırıldığı anlatıldı. Düşük ücretlerle işçiler korkutuldu. Oysa işçiler haklarını istiyordu. Ancak CHP’li belediye başkanları kendilerinin uygun bulduğu hakları işçilerin hakkı olarak görüyordu. Ötesini ne sendika ne de işçiler isteyebilirdi. Aslında bunun anlamı işçilerin sendikal haklarını kullanmasına karşı olmaktır. Ki bu karşı olma tutumu tüm partilerin ortak davranış biçimidir. Onlara göre işçiler haklarını alıyor ve onlara iş veriliyor, öyleyse işçiler susmalıdır.

İşte tamda bu anlamda CHP’de de hak arama mücadelesine karşı bir tavır sergileniyor. Biz sosyal demokratız, işçilerin haklarını zaten veriyoruz anlayışı var. Ve tamda burada işçilerin sendika tercihlerine, hak arama mücadelesine karşı çıkıyor. Başta DİSK’e bağlı sendikalara ve diğer sendikalara tavır alınıyor. İlla ki sendika olacaksa alttan alta TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaları adres gösteriyorlar. HAK-İŞ’e bağlı sendikaları gönüllerinden geçiriyor ama siyaseten yapamıyorlar. Ama sendikal hakka saygılı olduklarını söylemeye devam ediyorlar.

Örnek mi? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Belediye işçilerinin kendi iradesiyle isteği sendikaya üye olabilir açıklaması yapıyor. Ancak yöneticilerinin Demiryol-İş Sendikasını adres göstermesine ses çıkartmıyor.

Bakırköy Belediye Başkanı işçileri Genel-İş Sendikasından istifa ettirip Belediye-İş Sendikasına yönlendirebiliyor.

Ya da Belediye grevleri neyin nesiydi denilerek DİSK sorgulanıyor.

Şunun altını çizelim. CHP işçilerin sendika hakkına seçimler öncesi inanıyormuş gibi yapıyor. Ancak seçim sonrası, kazandığı belediyelerde, işçilerin bu hakkı, benim istediğim sendika olursa, sendikayı ben seçersem, benim belirlediğim ölçüde sendika hakkı vardıra dönüşüyor.

Evet; emekçi sermayedâr çelişkisi her zaman her yerde vardır. İşçiler hakları için her zaman mücadele edecektir. İşçiler daha az sömürülmek ve işgücünün karşılığını almak için sermayeye karşı mücadele verecektir. Sermaye ise işçilerin işgücünün karşılığını vermemek için her türlü baskı, hileye başvuracaktır. Elbette bunu ya doğrudan yada aracılar ile yapıyorlar, yapmaya da devam edeceklerdir.

Burada önemli olan işçilerin tarafını bilmesidir.

CHP yada mevcut siyasi partilerin işçiden yana tavır olmaları beklenemez. Tarafları bellidir. İktidar oldukları an tarafı sermaye sınıfından yanıdır. Bunun içindir ki hak arama mücadelesinde DİSK’e bağlı sendikaları ancak TÜRK-İŞ veya HAK-İŞ’in sendikal anlayışına benzeştiği ölçüde kabul görüyor. İşçilerde de şöyle bir algı ortaya çıkıyor. Belediye yönetimi DİSK’i kabul etmez öyleyse diğerlerine geçelim. Sonuç işçilerin iradesi elinde alınmış olunuyor. Ve en büyük sendikacı belediye başkanı oluyor.

Ve işçiler kendi hakları için belediye başkanlarının oluru ile sendikalara üye oluyorlar. Belediye başkanlarının partileri değiştikçe sendikalarının adı da değişiyor. Toplu iş sözleşmeleri yapılıyor. Nasıl ve kiminle yapılıyor? Temsilciler seçiliyor. Kim seçiyor? Bilinmiyor. İşçileri üye oldukları sendikaları tanımıyor, değiştirmek için de mücadele etmiyorlar. Böylelikle işçiler sendikal mücadeleden uzaklaşmış oluyorlar.

Ne yazıkki sendikalarda bu durumu kabullenmiş durumdadır. Ülkemizde sendikal mücadeleyi kontrol altında tutan, pasivize eden kamu kurumlarında, özelikle belediyelerde ki icazetli sendikal anlayıştır. İcazet, sendikacılığı bitirir.

Ve şunun da altını çizelim, işçiler gerek kamuda gerekse özel sektörde, her türlü eksikliğe rağmen, DİSK’e bağlı ve de bağımsız mücadeleci sendikalara yönelmesi var. İlerleyen zamanlarda bu durum daha da gelişecektir.

Sendika hakkı var mı? Var.

Toplu iş sözleşmesi yapılmış mı? Yapılmış.

Sendikalı mıyız? Sendikalıyız.

Daha ne istiyorsunuz?

İşçiler sendika istemeli. Ama sendika istemeli…

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ