İşçi ve Sendika’dan… Asgari Ücret ve 1 Mayıs

Aralık ayında başlayan asgari ücreti belirleme tiyatrosu Aralık sonunda ‘Asgari ücret sefalet ücretidir kabul edilemez.” şablon sloganla son bulur.

08 Ocak 2021 0

Her olayı neden sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirmek gerekir.

2021 yılı için asgari ücret açıklandı. AGİ dahil 2825.90, kabul edilemez demekle olmaz. Unutmuş yada unutturulmak istenmiş olabilir. Biliyoruz ki 2825.90 ‘ın nedeni yapılması gerekenlerin yapılmamış olmasıdır. Bu durumda sonuca tepki vermek bazen anlamsızlaşır.

Toplumların hafızası unutkan gibi gözüksede biriktiricidir. Öyle her şeyi unutmaz. Sadece öteler, zamanı geldiğinde hatırlar. Toplumlar örgütlü olduğu zaman olayların sonuçlarını nedenleriyle birlikte sorgular. Örgütlülük yoksa unutkanlık kendini hissettirmeye devam eder.

İki durum değerlendirmesi yapalım. 1 Mayıs ve asgari ücret. 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günüdür. İşçi sınıfımız için tartışmasız bir biçimde önemlidir. Asgari ücrette ülkemizde İşçi Sınıfımız için maalesef önemli hale getirildi. Milyonlarca işçi asgari ücretle çalıştırılıyor. Doğal olarak asgari ücret mücadeleside öne çıktı.

Ancak asgar ücret ve 1 Mayıs içinde yapılan mücadele önemsizleştirildi. Bu anlamda iki durum birbirine çok benzer. Bir benzerlikte ikisinde de günler öncesi çok şey söylenir. Ancak iki durumunda sonuç ortaya çıktığı gün itibariyle unutturulmak istenir.

Konuşulma süreleri de birbirine yakındır.

Aralık ayında başlayan asgari ücreti belirleme tiyatrosu Aralık sonunda ‘Asgari ücret sefalet ücretidir kabul edilemez.” şablon sloganla son bulur.

1 Mayıs için sarı sendikacılarca tiyatroya Nisan ayı ortasında başlar. 1 Mayıs günü biter. Taksimden vazgeçilir Bakırköy çukurundan dönerken “Taksim 1 Mayıs Alanıdır” sloganı atılır.

Şunu çok net söyleyelim. Asgari ücret ve 1 Mayısı sonucu itibariyle sendikaların mücadelesi açısından bir hezimettir. Sarı sendikacılar hezimetten rahatsız olmaz. Onları bu süreçte rahatsız eden İşçi Sınıfımızın azda olsa rahatsızlığını dile getirmesidir. Ve aynı zamanda asgari ücret, 1 Mayıs mücadelesini gerçek anlamda verenlerin sınıf sendikacılarının varlığıdır. Ki onların mücadelesi iki gün ile sınırlı değildir.

Bu nedenle sarı sendikacılar ve sınıf mücadelesi verdiğini düşünen yancıları bu hezimeti tabanına anlatmak ve geçiştirmekten zorlanırlar.

Her ikisinde de işçi sınıfımız onların renklerinin ne kadar sarardığını ve ne kadar sınıftan uzak olduklarını görür. Dikkat edin. O sarı sendikacılar ve yancıları 1 Mayıs içinde, asgari ücret içinde hemen o günün ertesinde mücadeleyi büyüteceklerini ifade ederler. Bu aslında hiçbir şey yapmadıklarının itirafıdır. Bir futbolcunun ya da teknik direktörün kaybedilen maçın ardından ‘önümüzdeki maçlara bakacağız’ demesi gibidir. Ancak o futbolcu yada teknik direktör bir sonraki maçlar için en azında çalışır, mücadele eder. Oysa sarı sendikacılar her yıl, bir önceki yılı aratır.

Evet, bir aylık bir tiyatro oyunu ile asgari ücreti AGİ dahil 2825.90 TL ile kapatıldı. Sarı sendikacılar suçu parababalarına ve biraz da mahcup olarak AKP iktidarına atarak geçiştirdiler. Ezber basın açıklamaları yapıldı. Ki bazıları yeni bir şey söylüyormuş gibi ‘hesap soracağız’, ‘1 Ocak itibariyle mücadeleyi yükselteceğiz’, dedi. Nasıl?

Nasıl sorusuna hiç cevap vermezler.

Şunun altını çizmek gerekiyor.

İşçi Sınıfı hesap sormanızı istemiyor. Görevinizi yapmanızı istiyor.

Asgari ücreti Aralık ayında yapılacak bir kaç basın açıklaması ile yükseltemezsiniz. Aynı biçimde 1 Mayıs’a bir kaç gün kala bir kaç bildiri dağıtarak, afiş yaparak işçileri dahil edemezsiniz. Mücadeleyi yıla yayın. İşçilerin yanında olun, işçi gibi yaşayın. Hakları için mücadele eden, direnen işçileri önyargısız, tarafsız, ayrımsız görün. Asgari ücreti yükseltmek için değil toplu iş sözleşmelerle işçilerin ücretini artırma ve çalışma düzenini iyileştirme mücadelesini verin ki, 1 Mayısta işçiler alanları doldursun.

Sendikaların görevi asgari ücret mücadelesi değildir. Bu bakış açısıyla verilen mücadele ‘adına mücadele dersek’ asgari ücretle çalışan işçilerin sayısını artırır. Sonuç ortadadır. Bugün ülkemizde kayıtlı işçilerin yarısından fazlası asgari ücretle çalışmaktadır. Bunun içindir ki işçilerin çok büyük oranı sendikalaşma ve örgütlenmeye sıcak bakmıyor yada güvenmiyor.

Hep yazıyorum, asgari ücret sınıf mücadelesinin yıl sonu karne notudur. Asgari ücret düşük diyen kim varsa önce kendi mücadelesine bakmalıdır.

Yıl içindeki mücadelesini gözden geçirmelidir. Kaç işçi direnişini görmediğini yada kaç işçi mücadelesi içinde yer aldığını düşünmelidir.

Ve bu yazıyı okuyan bir kişide olsa ondan şunu beklerim.

Bugünden başlayarak sarı sendika ve onların yancılarının yapacaklarını, söylemlerini izleyin. Neleri yapmadıklarını ve yaptıklarını bir yere not edin. Ve ilk değerlendirmenizi 1 Mayıs günü yapın ve bir not verin.

İkinci notunuzu Aralık ayı sonunda asgari ücretin belirlendiği gün verin. Ve eğer sizce bu iki dönemde geçer not almışlarsa onlarla devam edin. Ve susun.

Geçer not vermemişseniz mücadele sizi bekliyor. Sınıf sendikacılığı yapanların da, sınıf mücadelesi verenlerin de olduğunu unutmayın.

Asgari ücret yada 1 Mayıs takvim sayfalarındaki herhangi bir gün değildir. Mücadele için o sayfa beklenmez…

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ