İşçi ve Sendika’dan… Biliyoruz

Biliyoruz ki mücadele asgari ücreti belirler. İşsizliği, yokluğu, yoksuluydu,pahalılığı, zammı zulmü ortadan kaldıracak da mücadelededir.. Biliyoruz…

02 Temmuz 2022 0

Lafı uzatmaya gerek yok. Asgari ücret yoksulluk sınırının altında olmamalıdır. Ve asgari ücret yoksulluk sınırına endeksli olmalıdır. Yoksulluk sınırı artıkça asgari ücrette aynı oranda artmalıdır. Nasıl olacak?

Halkımız, işçimiz ortalama ücret olan asgari ücretle geçinemiyor. Ayın sonunu bırak haftanın sonunu getiremiyor. Biliyoruz.

Gerekçe aramaya,gerekçelerini anlatmaya da gerek yoktur. Burjuva siyasetçisi söylüyor, sarı sendikacısı söylüyor, sanatçısı söylüyor. Hayat pahallı.

AKP’nin ekonomi politikasını sayfalar dolusu yazmaya, anlatmaya ne hacet var. Dolar yükselişi durdurulamıyor, enflasyonun yükselişi engellenemiyor. TÜİK %70, ENAG %160 diyor. Yakıt 3- 5 kat artmış. Tarım bitmiş,hayvancılık yok olmuş, üretimin yerini tüketim almış, Yerli üretim yerini ithalata bırakmış. Hepimiz biliyoruz.

Hepimiz biliyoruz ki sanayici kazanıyor, yatırımcı kazanıyor. Gidişatın tek mağduru, kaybedeni mevcut iktidarın dediği gibi halkımız oluyor, işçiler oluyor. Biliyoruz.

Ülkemizde herşey çok pahallı ve her geçen gün dahada pahallanıyor. Ucuz olan da işçi, emekçi halkımız için çok pahalıdır. Ucuz olan tek şey iş gücüdür. Biliyoruz.

İşçilerin, emekçi halkımızın enflasyon karşısındaki durumunu işçilere, emekçi halkımıza anlatmaya gerek yok.

İşçiler biliyor, sen biliyorsun, ben biliyorum, emekliler biliyor, EYT’liler biliyor, biz biliyoruz. Yaşıyoruz… Geçinemiyoruz.

Dün aldığımız temel gıda ihtiyaçlarımızı dahi bugün aynı fiyata alamıyoruz. Zam üstüne zam geliyor. Ve gram gram vazgeçiyoruz peynirden, sütten, yağdan, zeytinden. Ekmek lüks oldu. Ucuz ekmek kuyruğu uzadı da uzadı. Tane tane alıyoruz meyveyi. Sebzeye pazarda dahi uzaktan bakıyoruz. Yaşıyoruz hep birlikte.

Hep birlikte yaşıyoruz ama birlikte mücadele etmiyoruz. Ama hep birbirimizi sanki yoksulluğu başkası yaşıyormuş gibi yaşadıklarımızı anlatıyoruz. Biliyoruz birbirimizi. Sen, ben, o yoksuluz. Asgari ücretliyiz.

Şu günlerde, işçi konfederasyonları genel başkanları sıraya girerek Çalışma Bakanı ile asgari ücreti görüşüyorlar. Asgari ücret 6 olsun, 7 olsun, yok yoksulluk sınırının yarısı olsun. Bakanda, AKP’de biliyor ki ortada mücadele yok. Kime ne diyorsunuz? Niye dikkate alsınlar sizi? Biliyoruz resim çektirmekten öte bir şey çıkmaz o görüşmelerde. Onlarda konu mankenliğı için oradalar. Biliyorlar. Ama aslında işçi sınıfımız temsil etmeyen bu genel başkanlar sonrasında çok konuşuyorlar, temennilerini anlatıyorlar. Bekleyin her şey kontrolümüz altında diyerek işçileri boş vaatlerle mücadeleden uzak tutuyorlar.

Ve asgari ücret 5500 net oluyor, onlar ortalıkta kayboluyor.

Mücadele de olmayanlar hariçten işçilere, emekçi halkımıza gazel okumaya devam edecekler. Biliyoruz. Ve onları yere göğe sığdıramayacaklar var onuda biliyoruz. Kendini iyi pazarlıyorlar. Biliyoruz.

‘Nasıl olacak” sorusunu sormuştuk yazının başında..

Biliyoruz ki mücadele asgari ücreti belirler. İşsizliği, yokluğu, yoksuluydu,pahalılığı, zammı zulmü ortadan kaldıracak da mücadelededir.. Biliyoruz…

Asgari ücret yoksulluk sınırının üstünden, örgütlü mücadeleyle, neden olmasın…

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ