İşçi ve Sendika’dan… Bir de, aile hekimliği sağlık emekçileri var

Sonuç olarak; onlar, bizim sağlığımız için, bizden yardımcı olmamızı istiyorlar.  Maskenizi takın, sosyal mesafeye uyun, temizliğinize dikkat edin. Çok mu?

10 Mayıs 2021 0

Pandemi sürecinde en fazla sağlık emekçilerinin iş yükü artmıştır. Aynı oranda bu iş yükünün artmasına karşılık yaşadıkları sorunları en az dile getirenlerde aynı sağlık emekçileridir. Evet, onlar halkın sağlığını düşünürken, kendi sorunlarını öne çıkartmıyorlar.

Onlar susuyor ama bizim anlatmamız, konuşmamız, yazmamız gerekiyor.

Türkiye de sağlık alanında da ciddi anlamda problem vardır. Kimse, hastanede artık kuyruk sırası beklemiyoruz, demesin. Boş ve anlamsızdır.

Şunu belirtelim ki sağlık alanındaki yetersiz politikaların sonucunun faturası sağlık emekçilerine çıkartılıyor.

Nasıl mı?

Aşının olmamasının ya da randevu alınamamasının yada hastanelerde yoğunluğun yada yetersiz teçhizatın olmasının yada elektronik sistemdeki bir kopukluğun yada kadro azlığının sorumlusu sağlıkçılar degildir. Ancak  yetersizlikler sağlıkçıları vatandaşlarla karşı karşıya getiriyor. Bu anlamda sağlıkçılar en çok kendilerinden kaynaklı olmayan sorunlarla muhattap oluyor hatta şiddete maruz kalıyorlar.

Can kurtarmaya çalışırken canından oluyorlar. Sadece pandemi sürecinde 400’ün üzerinde sağlık emekçisi hayatını kaybetti. Ve hayatlarını kaybetmeye devam ediyorlar.

Üstelik durum bu iken, Covid-19 sağlıkçılar için bir meslek hastalığı olmaktan çıkartıldı (İşçiler için de iş kazası olmaktan çıkartıldı).

Sağlık emekçileri tükeniyoruz, ölmek istemiyoruz, diyor. Buna karşı mücadele ediyorlar. Ama her alanda olduğu gibi sağlık emekçileri de sendikalar faciasında ki payını alıyor.

Hem özel sektörde hem kamuda bulunan sendikalar sağlıkçıların yaşadığı sorunlar karşısında ölüm sessizliğine bürünmüş durumdadır. Mücadele ve örgütlenmek gerekiyor. Mücadele verenlere selam olsun.

Pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlar nelerdir? Biraz düşünürsek bu soruya verecek bir cevabımızın olmadığı ortaya çıkacaktır.

Çünkü hasta olduğumuz yada bir hastamız olduğu için dünyanın merkezine kendimizi koyuyoruz. Tüm ilginin üzerimizde olmasını istiyoruz.

Sağlıkçıların sorunu olamaz. İşlerine duygularını katamazlar. Sağlık bu, başka bir şeye benzemez. Üstelik para kazanıyorlar, iyi de ücret alıyor, aldıkları ücretleri hak etmelidirler, düşüncesi hakim. Çalışacaklar. Oysa doktorların, hemşirelerin, ebelerin ve diğer sağlık çalışanlarının maaşlarını da bilmiyoruz.

Sağlıkçılar, hastanede ayrı, aile hekimliğinde ayrı sorunlar yaşıyor. Ama ne olursa olsun risk altında çalışıyorlar.

Birde, aile hekimliği sağlık emekçileri var. Haydi biraz da o çok gündeme gelmeyen Aile Hekimliklerindeki sağlık emekçilerini konuşalım.

Çalışma koşullarını hiç bilmediğimiz Aile Hekimliğinde çalışan sağlık emekçilerini düşünün. Belkide çalışma koşullarını biliyoruz da dikkatimizi çekmiyor.

Aile Sağlık Merkezlerinde (ASM) her bir aile hekimliği birimine kayıtlı 4000 nüfus var.

Sabah sekiz de işe başlıyor, akşam 17:00 işleri bitiyor. Bazı ASM’lerde her gün bir doktor, bir hemşire saat 19:00’a kadar nöbette kalıyor.

Aile Hekimliği kısıtlı imkanlarıyla hastalara sağlık hizmeti veriyor.

Risk var ancak en basit koruyucu ekipmanları dahi pandemi sürecinde kendi imkanlarıyla aldılar. Kendilerine verilen koruyucu ekipmanlar, yetersizdi, düşük kalitedeydi.

Bu benim söylediğim bir şey değildir. Gidin sorun aile hekimliğinden herhangi bir çalışana bunu teyit etmiş olursunuz.

Oraya gitmişken aile hekimliklerinin dükkandan bozma, güneşin girmediği mekanlarında kendilerini koruma şanslarını olamayacağını da görürsünüz. Sıcaktan bunalıyorum, nefes alamıyorum diyerek maske takmak istemeyenler içinde mesajlarını almış olursunuz. Maske takmak sağlıkçıların işini kolaylaştırır. Covid-19’un yayılmasını engeller.  Ve sağlıkçıların çalışma koşullarını daha iyi anlamak için bir gün boyunca kapalı bir mekanda maske takmayı deneyin. Haydi siz, siperlikte takmayın, önlük, tulumda giymeyin.

Ve onların o dar mekanda öğle yemeğini yada çay içtiğini göremezsiniz. Çünkü bir çoğunun mutfağı yok. Mutfakları belkide aşı odası olmuştur.

Ve o odada aşı yapan sağlık emekçileri ancak aylar sonra aşı olduklarını unutmayın.

Devam edelim.

Malum aşılar başladı. Covid-19 aşıları sabah 9:00 dan akşam 17:00’a kadar devam ediyor.

Tabi aile hekimliğinde sadece Covıd-19 aşısı yok.

Rutin yapması gereken işleri de var. Önce onlara bakalım.

Aile Hekimliğinin asıl görevi birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleridir. Bunlar; muayeneler dışında, obezite, otizm, kanser taramaları, bebek aşısı ve izlem,

çocuk aşı ve izlem, gebe, loğusa izlem, okul aşıları, yetişkin aşıları, enjeksiyon, pansuman, kan alımı, topuk kanı, kadın taramaları (smear) gibi bir çok görevleri var bunları da aksatmamaları gerekiyor.

Tek tek saymayalım, hastanelerin önemli bir iş yükünü üzerlerine almış durumdalar. Ama bitmiyor, ASM’ye gelemeyen yaşlılar yada telefonla ulaşılamayan hastaların evlerine ziyaretler yapıyorlar.

Aşılama başladı demiştik. 50 milyon,90 milyon aşı geldi, gelecek, anlaşma oldu, olacak derken gerçekte 10 milyon civarında insanımız aşı oldu. Daha çok alınacak yol var. Ancak şu bir gerçek ki aşı varsa sağlıkçılarımız görevini çok iyi yapıyor. Bunu da gördük.

Bildiğimiz gibi aşılar hem hastane hem ASM’lerde yapılıyor.

Aşılar ASM’lere günlük olarak yada iki günde bir randevu sayısına göre veriliyor. Vatandaş randevu alarak sabah saatinde

ASM’ye gidiyor ancak aşı, daha geç saatlerde merkeze gelebiliyor. Böylelikle o daracık mekanda yığılma bulaş riskini artırıyor.

Vatandaşta, yaşadığı sorunlara karşı gördüğü ilk kişi olan sağlık emekçilerinin işini yapmadığını düşünüyor.

Sonuç, Covid-19 gibi hassas bir konuda yaşanılan her türlü aksaklığın muhatabı sağlık çalışanlarıymış gibi sürekli hastalarla karşı karşıya gelmiş oluyor. Tartışmalar yaşanıyor.

Oysa aynı sağlıkçılar Covıd-19 testi pozitif çıkmış yada temaslı hastaları iki günde bir arıyorlar. Ve bu da en az günde 50-60 kişinin aranması demektir. Ki bu arama bir doktor ve bir hemşirenin sayısıdır. Günlük Covid -19 vaka sayısını siz düşünün.

Ailevi sorunlarını unuttular.

Pandemi sürecinin başladığı günlerde çocuklarına bakıcı bulamadıklarını biliyor musunuz?  Küçük çocuklarını büyük çocuklarına emanet ettiler. Yada aile büyüklerine teslim edip günler, haftalar hatta aylarca göremediler. Çocuklarına uzaktan, camdan bakmakla yetindiler.  Çünkü koronavirüsle iç içeydiler ve bu illeti evlerine taşımak istemediler. Yani yine kendini düşünmediler.

Hastanede, ASM’lerde doktor yokmu, hemşire nerede diye bağıranlar, yani sağlıkçılara ihtiyaç duyanlar bu süreçte, binasında oturan, komşusu olan sağlıkçıda kaçmayı yeğledi.

Onlar sürekli çalıştı.

Sokağa çıkma yasağı ilan edildi,onlar çalıştı, uygulanış biçimiyle anlam veremediğimiz şu 17 günlük  tam kapanmada onlar çalışıyor. Senelik izinleri iptal edildi, emekliliği gelen doktor, hemşire emekli olamadı.

Sonunda herşey geldi paraya dayandı. Sanki tüm fedakarlıkları para içindi. Bu sağlık emekçileri için çok büyük haksızlık olur.

Ama onlarda ek ödeme aldı değil mi? Kim söyledi? AKP iktidarı sağlıkçılarımıza ek ödemeler dağıttığını söyledi. Ne kadar? Algı yüksek miktarlar yönünde oldu. Oysa 3 taksit halinde cüzi miktarda ek ödeme aldılar. Onu da bir çok sağlık çalışanı alamadı.

Ama yinede onlar çalıştı.

Sağlık çalışanlarının hakları ödenmez denildi ve   sözlerini tutup haklarını ödemediler.

Sonuç olarak; onlar, bizim sağlığımız için, bizden yardımcı olmamızı istiyorlar.  Maskenizi takın, sosyal mesafeye uyun, temizliğinize dikkat edin. Çok mu?

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ