İşçi ve Sendika’dan… Esnek çalışma

Esnek çalışma, kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasıdır. Bunu söylemek için hiçbir vasfın olması gerekmez. Hepimiz biliyoruz.

23 Ekim 2020 0

AKP tarafından kamuoyuna “İstihdam Paketi” olarak sunulan ve uzun bir süredir gündemde olan “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifini”, yazıyor, çiziyor, konuşuyoruz. Biz yazıp çizerken teklif AKP TBMM Grup Başkanlığı tarafından 16 Ekim 2020’de Meclis’e sunuldu.

Teklif yasalaşırsa işverenler, işçiler aleyhine yeni kazanımlar elde edecek. İşçiden alıp patronlara vermeye devam edecekler.

İşçiler ne kaybedecek?

25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için belirli süreli sözleşmelerin koşulsuz olarak yapılabilmesinin önü açılacak. İşçiler belirli süreli sözleşmelerle çalıştırılacak. Böylece kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasının ilk adım atılmış olacak. Kıdem tazminatı yavaş yavaş ortadan kalkacak.

25 yaş altı işçilerin 10 günün altında yapacakları iş sözleşmelerinde sigorta primleri yatmayacak.

İşçiler arasında ayırımcılık olacak. İşçiler karşı karşıya gelecek Yeni bir taşeron sistemi ama daha kötüsü gelecek.

Emeklilik süresi uzadıkça uzayacak. Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) farklı katılımlar olacak.

Bu yasa işçilerin kazanılmış haklarını elinde alacak.

Ve bu yazıya bir kaç yasal mevzuat da ekleyebilirim. Can sıkıcı olur.

Şimdi ben bunları yazdığım için çok şey bilmiş, ya da mücadeleci biri mi olacağım? Yada akademisyen yada bir köşe yazarı, bir sendikanın başkanı yada siyasi kanaat önderi mi sayılacağım? Elbette ki hayır. Eğer sadece bu yasanın sonuçlarını, yasanın ne getirip ne götüreceğini yazacak olursam ve mücadele içinde yoksam, gevezelik etmiş olurum, o kadar.

Ama maalesef şu anda az çok hukuk bilenler, üniversitelerde öğretim görevlileri, sendikacıların ve sol siyaset yapanların büyük kısmı ‘İstihdam Paketinin’ sonucunu anlatıp duruyor ancak mücadeleye yönelik laf kalabalığından öte bir şey söylemiyorlar.

Esnek çalışma, kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasıdır. Bunu söylemek için hiçbir vasfın olması gerekmez. Hepimiz biliyoruz.

Bu anlamda esnek çalışmaya karşı konuşanların büyük çoğunluğu esnek bir çalışma yürütüyor. Konuşuyor ama mücadelede yoklar. Bu anlamda bakarsanız farkında yada farkında olmadan işçi sınıfımızın kıdem tazminatı hakkından vazgeçmeye ve çıkacak yasaya hazırlıyorlar.

Evet esnek çalışma yapanlar, İstihdam Paketinin Meclise sunulmasıyla bugün bir kez daha esnek çalışmayı, kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasını konuşmaya başladı.

Kim konuşuyor? Sendikacılar, bir bilemedin iki, belki de üç köşe yazarı, bazı partiler ve solcular konuşuyor. Ama dikkat edelim işçiler konuşmuyor. Çünkü işçiler ne sendikaların ne siyasi partilerin yönetiminde söz hakkına sahip değiller. Ki işçiler sol, sosyalist partilerde yok zaten.
Sendikalara toplamda üye işçi sayısı 2 milyonu geçmiyor. Sendikacılar işçilere, işçiler sendikacılara yabancı. İşçiler sendikacılara güvenmiyor. Sendikacılar bizi koltuğumuzdan eder diyerek işçileri sendikalardan uzak tutuyorlar. Bu anlamada işçilerin örgütlülüğü de yok.

Ama durun bir dakika hepsi işçiler için mücadele ediyor. İşçilerin yerine konuşuyorlar değil mi?

Kaç kez yazdım bilmiyorum, sendikal faaliyetlerin askıya alınmasına ortak olan ve buna ses çıkartmayanlar işçiler için mücadele etmez.

Ama konuşurlar. Konuşmak zorunda kaldıkları için konuşuyorlar. Konuşmayı kimseye bırakmıyorlar ama patronları kızdıracak söz söylememeye de dikkat ediyorlar.
Onlar konuştukça, gazetelerde, TV’lerde
başlık şu olur.

“Sendikacılar esnek çalışmaya sert tepki verdi.” “Kıdem tazminatının gasp edilmesine itiraz ettiler.”

“Kıdem tazminatı kırımızı çizgimizdir”, “Genel greve gideriz”, dediler. Ama daha bir kaç gün önce Petrol-İş Sendikasının grevi yasaklandı. Yada Havaalanında çalışan işçilerin maaşları protokolle düşürüldü. Hiçbir sendikanın sesi çıkmadı. Tabi başlığa bu çıkmaz.

Esnek çalışma yapanlar dedim bir kaç kez. Neden?

Sorarım size, esnek çalışmaya ve aslında kıdem tazminatının gasp edilmesine
itirazı olan sendikacılar, işçi konfederasyonların başkanları, kendine solcular, akademisyenler, köşe yazarları kıdem tazminatı gasp edilen işçilerin mücadelesine destek vermeleri, yada kapladıkları köşelerde yazmaları gerekmez mi? Yazmazlar, konuşmazlar, duymazlar, görmezler. Yani üç maymunu oynarlar. İşte bunun için esnek çalışma yapanlar diyorum. Kendileri esnek çalışanlar, işçilerin esnek çalıştırılması umurunda olmaz, konuyu algılayamazlar.

Esnek çalışmaya örnek mi diyorsunuz?

3 yıldır Real işçileri, kıdem tazminat hakları için direniyor. Uyum/Makro İşçileri 2 yıldır kıdem tazminat hakları için direniyor. Uzel Makina İşçileri Kıdem Tazminat hakları için 13 yıldır mücadele ediyor, 23 aydır eylemler yapıyor iki aya yakındır direniş çadırı ile direnişlerini sürdürüyorlar.

Bimeks, Atlasjet, Soma, Ermenek Maden işçileri kıdem tazminat ve kazanılmış hakları için mücadele ediyor.

Sayıları yirmibini bulan bu işçilerin yanında olmaları gerekmez mi?

Esnek çalışma yapanlar, basın açıklamalarında, seminerde konferansta, röportajda konuştuklarında, yada gazete köşelerinde yazdıklarında, esnek çalışmaya, kıdem tazminatının gaspına izin vermeyeceğiz, verilmemesi gerekir derler. Ama yukarıda saydığımız kıdem tazminat hakları için mücadele edenleri görmüyor. Ki o işçiler sınıf sendikacıların öncülüğünde mücadelesini sürdürüyor. Kıdem tazminatının gaspına yönelik asıl mücadeleyi onlar veriyor.

Ne demiştik? Sarı sendikacılar ve çevrelerindeki cenah konuşuyor ama mücadelede ve mücadele edenlerin yanında olmuyorlar. İşte asıl esnek çalışma budur. Bundan dolayıdır ki bugün esnek çalışma gündemde ve kıdem tazminatının ortadan kaldırılması konuşuluyor.

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ