İşçi ve Sendika’dan… “İnşallah Sendikasız Kalırsınız”

İşte Nakliyat-İş Sendikasının işçi düşmanlığına ve sarı sendikacılığa karşı mücadelesinin önemi tamda burada kendini gösteriyor.

Adında, tabelasında sendika yazıyor olsa da her sendika sendika değildir.

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası 2009 yılında Tüvtürk İstanbul örgütlenmesi başlatmış 2010 yılında İlk toplu sözleşmesini yapmış. Şuan 6. dönem TİS için çoğunluk tespitini almış. Ve sendika yeni toplu iş sözleşme için hazırlıklarını sürdürüyor.

DİSK/Nakliyat-İş sendikasının uzun bir hukuk mücadelesi sonucunda Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul 4.İş Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati-tedbir kararlarını uygulamak zorunda kaldı.

Bu karar ülkemizde onbinlerce işçinin ekmeği, geleceği, sendika hakkı için önemli bir karardır. Emsal bir karardır.
Bu karar öncesi ve sonrasında DİSK/Nakliyat-İş’in 6. dönem toplu iş sözleşme sürecinde olan İstanbul Tüvtürk Taşıt Muayene İstasyonlarında başka bir sendikanın devreye girip oradaki örgütlülüğü bozma çabasını anlatmak gerek, yazmak gerek.

TÜRK-İŞ’e bağlı TÜMTİS’in, 5 dönem toplu iş sözleşmeli İstanbul Tüvtürkte üyesi olduğu Nakliyat-İş’e, örgütlülüğüne sahip çıkan, istifa etmeyen işçilere, kendisine geçmedikleri için “inşallah sendikasız kalırsınız.” dediğini işçi sınıfımızın bilmesi, duyması gerekir.

Toplu iş sözleşmeli bir işyerinde başka bir sendika ne amaçla olur?

Birkaç amaç olabilir.

Eğer mevcut sendika yapmış olduğu sözleşmelerle işçilerin haklarını geliştiremiyor ve iyileştiremiyorsa işçilerin çağrısıyla orada olur. Ve bu da zorlu bir mücadeleyi beraberinde getirir. Anlaşılır bir durumdur. Olması da gerekir.
Bundan sonraki amaçların tamamı oradaki örgütlülüğü dağıtmak içindir. Şöyle ki; işverenin mevcut sendikadan kurtulmak, işçilerden çok işverenin çıkarını savunan sendika istemesidir. Yani sarı sendika.

İşveren bir taşla iki kuş vurmak ister. Mücadeleci sendikadan kurtulmak ve de oluyorsa işyerini sendikasızlaştırmaktır.

İşte tamda bu nokta da örgütlü bir işyerinde tamamen işverenin icazetiyle gelen sendika ile işverenin amaçları kesişir. İşçiler var olan sendikalarına sahip çıkarsa, işverende, devreye giren sarı sendikada orada sendikasızlaştırmak için çaba sarf ederler.

Başka bir gerekçe de şudur. Bir sendika eğer her oturduğu toplu iş sözleşme masasında patronlara daha da yakınlaşarak kalkıyorsa o sendika mücadele eden, kendisiyle aynı iş kolunda olan sendikaların örgütlüğünü bozmak için elinden gelen her şeyi yapar. Mücadeleci sendika var oldukça masada rahat olamazlar. Bilirler. Kimyaları bozulur.

Daha fazla gerekçe saymaya gerek yok. Tüvtürk İşçiler sendikasızlaştırılmak isteniyor. Ama mücadelesiyle bildiğimiz Nakliyat-İş Sendikası buna izin vermez.

Nakliyat-İş Sendikasının Tüvtürk’te ki 6. dönem çoğunluk tespitini alana kadar neler yaşandı?

Nakliyat-İş Sendikası işkolları yönetmeliği düzenlemesine göre 2013 yılında baraj altında kalmış. Ancak bugüne kadar açıklanmış olan istatistikler kesinleşmediği için en son 2009 yılında kesinleşmiş olan istatistiğe göre Nakliyat-İş Sendikasına yasal olarak yetki verilmesi gerekiyor. Ancak verilmesi gereken yetkileri son bir yıldır Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilmiyor. (2013’den bugüne farklı yöntemlerle sendika toplu iş sözleşmelerini yapabilmiştir.)

Nakliyat-İş Sendikası buna yönelik eylemlerle birlikte hukuk mücadelesi de veriyor.

İşte bu nedenle Nakliyat-İş Sendikası Toplu İş sözleşmesi yapabilmek için mahkemelerde ihtiyati-tedbir kararları alıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul 4. İş Mahkemesi tarafından verilmiş olan yasalara ve yerleşik yargı kararlarına göre zaman geçirilmeksizin uygulanması gereken ihtiyati-tedbir kararını uygulamadı.

Daha sonra aynı mahkeme, kararının arkasından durarak, itiyati-tedbir kararının uygulanmamasından dolayı uygulamayanlar hakkında cezai işlem başlatılır, kararını da gerekli yerlere tebliğ etmesinin ardından karar uygulanmak zorunda kaldı. Ki bu karar tüm baraj altında kalan sendikalar için emsal bir karar olduğunun altını çizelim. Yani Nakliyat-İş kendi için mücadele ederken aynı zamanda diğer sendikalar için de mücadele etmiştir.
Hukuk mücadelesi bu biçimde. Bir de sendikal boyutu var. Anlatalım. Nakliyat-İş tamamen hukuksuz olarak sözleşme yetkisinin verilmemesine karşı hukuk mücadelesi verirken, taşımacılık işkolundaki TÜRK-İŞ’e bağlı TÜMTİS Tüvtürk’teki örgütlülüğü kırmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Elbetteki tek amaç Tüvtürk’teki örgütlülüğü baltalamak değil aynı zamanda Nakliyat-İş Sendikasının tüm örgütlenmelerini bozmak ve önüne geçmek. Ama olmuyor, engelleyemiyor.

TÜMTİS örgütlü bir işyerinde, TÜVTÜRK’te örgütlüğü bitirmek için neler yapmış? Bakalım.

Nakliyat-İş Sendikasının baraj altında kaldığını kesinlikle yetki alamayacağını Nakliyat-İş Sendikasının örgütlü olduğu tüm işyerlerine yayıyor. Sadece Tüvtürk değil Nakliyat-İş Sendikasının örgütlü olduğu tüm isyerlerine gidiyor. Hatta örgütlenme başlatılan işyerlerinde patronlardan önce TÜMTİS orada örgütlenmenin karşısına çıkıyor.
İşçilere, masa başı sendikacılıkla işçiyi işverenle karşı karşıya getirmeden sendikacılık sözü veriyorlar. Bu söz işverene verilen bir sözdür. Sen ne dersen o mesajıdır.

Tüvtürk İstasyonlarında işçilerle yapmak istedikleri toplantılarda, biz yönetimden izin alarak geldik, demeyi hiç unutmuyor. Ve kapıların kendilerine ardına kadar açılıyor.

TÜMTİS’e üye olmayan işçileri, biz yetkiyi kesin alacağız işte o zaman kendinize iş arayın diyerek tehdit edebiliyor. Elbette işçilerden gerekli cevabı alıyor.

İkna edemedikleri işçilere açıktan şube yöneticiliği teklif ediyor. Gelin bu meseleyi bir yemekte enine boyuna konuşalım diyor.

Yemeksepeti’nin evrakta sahtecilikle işkolunu değiştirmiş olmasını belge olarak Tüvtürk işçilerine gösterebiliyor. Ki bu değişiklikle Nakliyat-İş Sendikasının 2000’nin üzerinde üyesinin üyeliği düşmüştür. Amaçlarının ne olduğunu görebiliyor musunuz? Orada ki sendikalaşmanın engellenmesi değil, onları işkolu değişikliği ile 2000 üyenin üyeliğinin düşmesi mutlu ediyor. Çünkü Nakliyat-İş’in Yemeksepeti örgütlenmesi engellenmemiş olsaydı baraj sorunu da ortadan kalkmış olacaktı. Yemeksepeti İşçilerinin sefalet ücretine karşı günlerce süren kitlesel eylemlerinde de işçilere, eylemlere katılmayın suça işlersiniz, diyerek eylem kırıcılığı yapıyor.

Nakliyat-İş Sendikası Uzel Makina İşçilerine sahip çıkıyor diye suçlanabilir mi?

Uzel Makina işçileri bilindiği gibi Türk Metal tarafından ortada bırakıldı. İşçiler gasp edilen hakları için yıllardır mücadele ediyor.

Tümtis, Nakliyat-İş Sendikasını Uzel Makina İşçilerine sahip çıktığı için suçluyor. Tüvtürk’teki işçilerin örgütlülüğünü bozmak için Tüvtürk işçilerine Nakliyat-İş neden Uzel Makina işçilerine sahip çıkıyor da niye sadece kendi işkolundaki işçilerle ilgilenmiyor diye propaganda yapıyor. Nakliyat-İş Sendikası’nın mücadelesi, üyesi işçilere sahip çıkmayan tüm sendikaları ve işçilerin uğradığı haksızlıklara sessiz kalanları korkutuyor.

Nakliyat-İş Sendikasının, İstanbul 4. İş Mahkemesi’nde almış olduğu ihtiyati-tedbir kararının sahte olduğuna işçileri inandırmak istiyor. Ama sahte dediği evrağa, sonrasında bu karara Bakanlığın itiraz ettiği belgeyi işçilere göstererek kendilerine üye olmaya çağırıyor. Yani bir sendikanın yetki için almış olduğu mahkeme kararına itirazdan kendilerine pay çıkartmaya çalışıyor. Ki bu karar baraj altında kalmış tüm sendikalar için onbinlerce işçinin ekmeği, geleceği, sendika hakkı için emsal bir karardır. TÜMTİS’in neye karşı çıktığına bu açıdan da bakılması gerekir.
İşçilere, Bakanlığın vermiş olduğu çoğunluk tespitinin önce yalan olduğu sonrasında ise Tüvtürk”ün bu çoğunluğa itiraz edeceğini anlatıyor, mesajlar atıyor. Evet şuan Tüvtürk 5 dönem sözleşme yaptığı Nakliyat-İş Sendikasının 6.kez almış olduğu çoğunluğuna itiraz etti. Tümtis, İşverenin çoğunluğa itiraz edeceğini nereden biliyordu? Yasal olarak bir işyerinde çoğunluk tespiti almış sendika varsa bir başka sendikanın yetki almasının mümkün olmadığını biliyorlar. Ama hâlâ işçilerin örgütlülüğünü bozma çabalarına devam ediyorlar. Elbetteki sarı sendikacılar ihanetleri gereği bunu engellemeye çalışacaklar. Ama elbetteki Nakliyat-İş Sendikası Tüvtürk İstanbul’da 6. dönem Toplu İş sözleşmesini yapacak.

Sarı sendikacılar, Nakliyat-İş Sendikasının yetki alamayacağını, ihtiyati-tedbir kararlarının geçerli olmadığını, tüm işçilerin kendilerine üye olduğunu, ellerinde ki sahte belgelerle, her türlü yalanı dolanı, hileyi anlatıyor. Ama hiçbir zaman Nakliyat-İş Sendikasının üyesi işçilere sahip çıkmadığını, işçileri sattığını söyleyemiyorlar.
Bir sendika, sendikacı sendikalı çalışan işçilere “inşallah sendikasız kalırsınız” diyebilir mi?

TÜMTİS diyor.

Nakliyat-İş üyesi işçiler, bizim sendikamız var, biz sendikamıza, örgütlülüğümüze sahip çıkıyoruz. Yaşanılan yasal süreçler var, mahkemenin tedbir kararı var, bu ihtiyati-tedbir kararı ile de olsa burada sendikamız toplu iş sözleşmesini yapacaktır. Siz bizim örgütlülüğümüz bozuyorsunuz diyerek istasyonlarda kovduğu sarı sendikacılar işçilere “inşallah sendikasız kalırsınız” diyerek apar topar kaçıyor.

Sendikacılığın bittiği yer tamda burası. Asıl niyette tamda burada ortaya çıkıyor. Eğer bize üye değilseniz hiçbir sendikaya üye olamazsınız.

İşte Nakliyat-İş Sendikasının işçi düşmanlığına ve sarı sendikacılığa karşı mücadelesinin önemi tamda burada kendini gösteriyor.

Anlaşılması dileği ile….

İşçi ve Sendikaiscivesendika@olayneyseo.com

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.