İşçi ve Sendika’dan… İşkolu Barajı ve Sarı Sendikacılar

İşkolu barajı sendikaların dizayn edilmesi için vardır. Mücadeleci sendikaları saf dışı yada sarı sendikalara dönüştürmek için vardır. İşkolu barajı işçilerin örgütlenmesini önüne geçmek, sendikal mücadeleyi bitirmek sendikaları patronların bürolarına çevirmek için vardır.

01 Eylül 2021 0

Bugüne kadar sarı sendikacıların üyesi işçilere sahip çıkmadığı çok yazıldı. Hatta o işçiler hakları için mücadele etmeye başlayınca sarı sendikacılarca engellendikleri, tehdit edildiklerini çok okudunuz. İşçi sınıfına ihanette sınır tanımadıklarına şahitlik yaptınız.

İşte o sarı sendikacılar bunu yaşamak istemiyorlar, artık.

Yok yok değişmediler. İhanetlerini daha rahat yapabilecek bir yol bulduklarını düşünüyorlar. İşkolu barajı. İş kolu barajı ile işçileri kendilerine mahkum etmek istiyorlar.

Aslında bildiğiniz yada bilebileceğiniz bir konudur. Ve bu çok yazılmadı.

İşkolu barajı sendikaların dizayn edilmesi için vardır. Mücadeleci sendikaları saf dışı yada sarı sendikalara dönüştürmek için vardır. İşkolu barajı işçilerin örgütlenmesini önüne geçmek, sendikal mücadeleyi bitirmek sendikaları patronların bürolarına çevirmek için vardır.

Ama işçiler buna izin vermeyecektir.

Sendikalar ve işçilerin örgütlenmesi üzerinde her iktidar döneminde baskılar olmuştur. Ancak mevcut AKP döneminde mücadeleci sendikalar açıktan sözleşme yapamaz hale getirilmek istenmektedir.

Evet, işkolu barajının amacı bellidir. Ancak bunun uygulanması için sarı sendikacılara ihtiyaç vardır. Açıktan sendikalara mücadele etmeyin yada işçinin hakkını aramayın denmiyor da, baraj var geçemeyen yetki yok deniliyor. Ama o baraj geçilmesin diye de her türlü engellemeler yapılıyor.

Ancak her türlü engellemelere rağmen işçiler gerçek anlamda sendikacılık yapan sendikalarda birleşiyor, mücadelesini yapıyor haklarını almaya devam ediyor.

İşkolu barajı sendikal mücadele önünde başlı başına bir engeldir.

Diğer engellemelere de bakalım.

Birincisi yasal engellemeler ve Bakanlık engeli.

İkincisi sarı sendikacıların engelleridir.

Engellerin başında yasal düzenlemeler geliyor.

Sendikaların almış olduğu çoğunluğa itiraz. Yasal bir engellemedir.

6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun da işverenlere sendikaların çoğunluğuna itiraz hakkı verilmiştir. Ancak sarı sendikaların çoğunluğuna itirazlar genellikle olmaz, olursa da kısa sürede mahkemede sonuca bağlanır. Çünkü bu arada sarı sendikalar işverenlerle işçiler aleyhine her türlü anlaşmayı yapmıştır.

Mücadele eden sınıf sendikalarının her çoğunluğuna işverenler itiraz etme eğilimindedir ve mahkemelerde yıllarca sonuca bağlamaz. Ancak kararlı mücadele süreci kısaltabiliyor. Sonuçlanması yıllar alan her dava sendikalara güvensizliğe dönüşür. İşçilerin sendikalardan ve mücadeleden uzaklaşması anlamına geliyor. Amaçta budur.

Bir başka engel ise mücadeleci sendikanın örgütlediği işyerlerinde patronun evrakta sahtecilik yaparak işkolunu değiştirmesine göz yummaktır. Bu bir Bakanlık engellemesidir. Ki bu süreçte sarı sendikalar patron işbirliği ile devreye girer ora da örgütlülüğü kırmaya çalışırlar.

Engel mi arıyorsunuz, alın bir tane daha.

Sınıf sendikalarının örgütlenmelerinde üyesi işçiler keyfi hukuksuz bir biçimde işten çıkartılır, sürgün edilir, açıktan sendika üyesi işçilere baskı yapılır, sendikadan istifaya zorlanır. Sendikalar bu durumla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunur ancak çoğu kez dava konusu olmaz. Diğer yandan işverenin bu süreçte her suç duyurusu anında davaya dönüşebilir.

Çalışma Bakanlığı ve savcıların sendikaların aleyhine olan bu duruma karşı sessizliği taraf olmaktır.

Bunlar örgütlenme aşamasında yapılan engellemelerdir. Sonucunda mücadeleci sendikalara üye olmak işten atılmak, baskı görmek algısı yaratılmış olur.

Hedef işkolu barajı ile sendikal mücadeleyi saf dışı bırakmaktır. Bakanlık, baraj ile sendika çoğunluğu sağlamış olsa da yetkiyi vermeme düşüncesindedir.

Mücadeleci sendika mahkeme yoluyla almış olduğu tedbir kararlarıyla işkolu baraj engelini aşabilir. Ama Bakanlık mahkeme kararını uygulamaz. Hatta mücadeleci sendikanın Bakanlığa yönelik açıp kazandığı tedbir kararına Bakanlık itiraz eder. İtirazda sarı sendikacılarda yerini alır.

Yetki süreci uzar.

Hukuksuzluk ve ayrımcılık net biçimde kendini gösterir. Bu doğrudan bir engellemedir

Bir sendika bir başka sendikanın yetki almasına neden karşı çıkar? Bu süreçte yetkinin verilmediği işyerlerinde, sendikanın davayı kazanamadığını yayarak örgütlülüğü bozmak için karşı çıkar. Bozulan örgütlülükle işçiler sarı sendikaya üye yapılır. O sendika çoğunluğu da sağlayabilir. Ama orada mahkeme süreci bitmeden hiçbir sendika yetki alamaz. Öncelik orada ilk yetki başvurusu yapan sınıf sendikasınındır. Bunu herkes gibi sarı sendikalar da bilir. Ancak doğası gereği ihanetini sürdürür. O işçilerin sendikalı olmasının önüne daha nasıl geçilebilir ki?

Buda Bakanlık ve sarı sendikacıların dayanışmasıdır.

Sarı sendikacılar mücadeleci sendikaların İş kolu barajı altında kalması için canla başla çalışırlar. Yalan, iftira, karalamada sınır tanımazlar. Çünkü kendi varlıkları buna bağlıdır.

Neler yaparlar? Mücadeleci sendikaların örgütlenme mücadelesi verdiği işyerlerinde patrondan önce onları görürsünüz.

Öncü işçileri satın almaya çalışırlar, iş, para, mevki vaadinde bulunurlar.

İşçileri işten atılmakla, sürgün edilmekle korkuturlar. Bakın, aynı metot işverenlere de vardı. Birbirlerine ne kadar çok benziyorlar değil mi? İşverenlerle benzerlikleri bitmez.

Sarı sendikacıların iki görevi vardır. Öncelikli görevleri sendikalaşmanın önüne geçmektir. Çünkü bir işyerinin örgütlenmesi için icazet almaları gerekir. Patron ne istemez? Sendika istemez.

İşçilerin kendi iradeleriyle seçtikleri sendika ve hatta sendikalardan uzak tutmaktır. Patron ne ister? İlla sendika olacaksa kontrolüm altında sendika olsun ister.

Sarı sendikacıların yıllarca kamuda beklettikleri işçiler vardır. Özel sektörde binlerce taşeron işçisi olan işyerlerinde örgütlüdürler ama taşeron işçilerin yüzüne bakmadıkları bir gerçektir.

Ne zamanki o işçileri mücadeleci sendikalar örgütlemeye başlarsa o zaman engel olmaya ortaya çıkarlar.

Sarı sendikacılar işçileri sınıf sendikacılarından uzak tutamıyor yada işçileri ikna edemezlerse gizli kalması gereken örgütlenmeyi açık eder, topu patrona atarlar. Patron işten atacağı isimleri öğrenmiş olur. Bu patron sarı sendika dayanışmasıdır.

Ola ki engelleyemezlerse, mücadeleci sendikaların yetki için başvurduğu çoğunluk tespitine itiraz ederler.

Yeter ki o sendika örgütlenmesin.

Sarı sendikalar, sadece sınıf sendikalarının yeni örgütlendiği yerlerde değil toplu iş sözleşmesi yapmış olduğu işyerlerinde de işçilerin birliğini bozmaya çalışırlar.

Bir sendika işçilerin birliğini bozuyorsa o sendika işverenin güdümündedir. İşverenin kontrolünde o işi yapıyordur. İşçileri düşünmüyordur. İşçilerin oluşacak hak kayıpları umurlarında olmaz. Dedim ya, amaç sendikaları patronların özel bürosuna dönüştürülmesidir.

Sarı sendikacıların patronlarla olan ilişkisinin en büyük kanıtı şudur.

Bir başka sendikanın örgütlü olduğu işyerinde çalışan tüm işçilerin işe giriş tarihi, sendikaya ne zaman üye olduğu ve telefon numaralarını sarı sendikacıların elinde olmasıdır. Patronlarla bu tarz ilişkisi olan sendikaların işçiler için yapacağı bir şey yoktur.

Bir sendikanın baraj yada farklı nedenlerle bir işyerinde yetki alamaması patronları çıkarları gereği mutlu eder. Peki sendikalar neden mutlu olur?

Nedeni çok basit ve açıktır. Tüm engellemelere rağmen mücadeleci sendikalar mücadelesiyle örnek toplu sözleşmeler yapmaya devam ediyor.

Mücadeleci sendikaların yapmış olduğu bu toplu iş sözleşmeleri, kazanımları, duruşları sarı sendikaların ihanetini ortaya çıkartıyor. Buda sarı sendika üyelerinin mücadele eden sendikalara yönelmesi demektir.

İşçiler sarı sendikalardan kurtulmak istiyor. Sarı sendikaların üyesi işçiler bir arayış içinde. Artık aidat verdikleri sendikaların kendilerini patronluk yapmasını istemiyor. İşyerlerinde temsilcisini kendi seçmek istiyor. Satış toplu iş sözleşmeleri istemiyor. Ve hatta sendikalıyken asgari ücret almak istemiyor.

İşkolu barajı ve engellemeler ortadan kalkarsa işçiler sarı sendikacılardan kurtulacaktır.

Sarı sendikacılar bunu biliyor ve korkuyorlar. Ancak ihanetlerinden vazgeçmek, işçilerin talepleri doğrultusunda mücadele etmek yerine işçileri işkolu barajı ile korkutuyorlar.

Çünkü işçiye söyleyecek hiçbir sözleri yoktur.

Ve bugün sendikaların % 90’nının işçilere sözü kalmamıştır. Patronların sözcülüğünü yapmaktadırlar. İşte o % 90 geriye kalan %10’u ve sendikal mücadeleyi bitirmek için mücadele ediyor. Aman dikkat..

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ