İşçi ve Sendika’dan… Kahramanlaştırılan Sendikacılar

Nakliyat-İş DİSK’in bir parçasıdır. Elbette ki mücadelesi DİSK’in hanesine yazılacaktır. Ama farkı görmek lazım. İşçilerin, sendikal mücadelenin geleceği için sendikaları, sendikacıları tartışması şarttır.

28 Aralık 2021 0

Her şey, mücadele edenlerle etmeyenlerin ayrımının yapılması ile değişir.

Sınıf mücadelesinde olmayanlar, yada uzaktan takip edenler için sendikacılar kahramandır. Onlar için sarı sendikacılık yada sınıf sendikacılığı kavramları yoktur. Sınıf mücadelesi içinde olmayıp ama sağdan soldan duyduklarıyla sendikalar işçiyi satar fikrinde olanların sayısı da çoktur. Nedenini kendileri de açıklayamaz. Bir uçtan bir uca giderler.

Kabul edelim ki son süreçte mücadeleden çok, sendika başkanlarının ve hatta sadece işçi konfederasyonlarının genel başkanlarının işçilerle ilgili önemli konularda, (asgari ücret, EYT, işsizlik gibi)televizyon kanallarında ki temelsiz konuşmaları sendikal mücadele olarak işçiye verilmeye çalışılıyor. İşçiyi mücadeleden, sendikalardan soyutlayarak sendikal mücadele de, sendikacılıkta olmaz.

Türkiye’de mücadeleden uzak sendikacıları kimler kahraman yapıyor? Kesinlikle işçiler değildir. İşçilere dayatılan sendika ve sendikacılar vardır. Yeter ki sınıf sendikacılığı olmasın.

Son yıllarda masa başında, işçilikle ve işçiyle ilgisi olmayan bir grup, mücadele etmeyen sendikaların mevcut yönetimlerini yere göğe sığdıramıyor ve öne çıkartıyorlar. Böylelikle işçileri de sendikal mücadeleden uzaklaştırıyorlar.

Bunlar, gazeteci, televizyoncu, siyasetçi, köşe yazarı, öğretim üyesi olabilir. Ki onların tek kriter, sendikacının mücadelen uzak ama bu uzaklığı mücadele ediyormuş gösterebiliyor yeteneğine sahip olmasıdır.
Ve yaratılan algıyla İşçi Sınıfı adına hiçbir şey yapmayan kimi sendikacıları kahramanlaşıyor

İşçilerde kahramanlaştırılan sendikacıların İşçi Sınıfı adına mücadelenin her türlüsünü verdiğini düşünür pratiğine de bakmazlar. Fabrikada birlikte çalıştığı arkadaşına güvenmez ama o kahramanlar bir gün kırmızı pelerinleriyle gelip işçileri kurtaracaktır.

İşte o kahraman sendikacılar işçilerden bu hak etmedikleri primi aldıkça sınıf mücadelesi ve sendikal örgütlülük her geçen gün geriye gidiyor.

Bir kesimde mücadele eden sendikaları da yok sayarak, sendikaların tamamı işçilere sahip çıkmıyor diyerek ayrımsız eleştiriler yapar. Bunlar, sendikalar içerisinde yer alamayan solcular yada sarı sendikacıların ihanetine uğramış işçiler de olabilir.

Ama sendikalara güvensizliği asıl yayan parababalarıdır. Ki onlar her durumda kazançlı çıkar. Kahraman sendikacılarda tamda bundan dolayı vardır.

Kahramanlaştırılan sendikacıların özelliklerini, ben yazayım, adını siz koyun.

En belirgin özellikleri işçiden, işçilikten uzaktırlar. Patronlarla işbirliğinin her hali vardır. Ve sendikacılığı bir meslek, bir kazanç kapısı olarak görürler.

Hakkını arayan mücadele eden, direnen işçilerden öcü gibi korkarlar. Hakları için mücadele eden işçilerin yanındayız demeyi ihmal etmez, isim vermeden sürekli o işçilerle beraberiz algısı yaratırlar. Son dönemde yapılan ve devam eden birçok işçi direnişi aynı zamanda sarı sendikacılığa karşı da yapılıyor. Bundan dolayıdır ki o işçilerden uzak dururlar.

İşçilerin kazanılmış haklarının gasp edildiğini anlatmazlar. Genel söylemlerle geçiştirirler. Ama söylemlerinde işçilerin hoşuna gidecek hep bir mücadele vurgusu vardır.

İşkolu barajı ile sendikalar, sendikal mücadelenin baskı altında tutulmasını ağzına almazlar. Üstelik işkolu baraj meselesinde baraj altında kalan sendikaların örgütlü olduğu işyerlerindeki örgütlülüğü bozmaya çalışanlara ses etmezler.

Onlar için örgütlenme sürecinde keyfi, hukuksuzca yapılan işkolu değişikliği hiç sorun değildir.

Yıllar süren yetki tespitlerine itirazlara yönelik sesleri çıkmaz. İşten atılan işçilerin işe iade, tazminat davalarının yıllar süreceğini bile bile işçileri mücadeleye çekmek yerine mahkemelerle baş başa bırakırlar.

Kahramanlaştırılan sendikacılar, kendilerini parababalarını iş ortağı olarak görür. Ve bu ortaklaşmanın sonucunun ödülü yüksek ücretler, lüks yaşam ve belki de milletvekili olmaktır.

İşte bu tür özelliklere sahip sendikacılar tartışılmadığı, konuşulmadığı için kahraman oluyorlar. Ama kimin kahramanı? Elbette ki parababalarının.

Mücadelenin içinde değilseniz, davulun sesi uzakta hoş gelir, onları mücadele ediyor zannedersiniz.

Kahramanlaştırılan sendikacıların karşısında bir de mücadele eden sendika ve sendikacılar vardır. Patronlar için asıl kahramanlık mücadele eden, işçilerin mücadelesini gören, sahiplenen sendikaların yalnızlaştırılmasıdır. Hatta mücadeleci sendikalara ve sendikacılara düşmanlaşmış olmalarıdır.

DİSK/Nakliyat-İş Sendikasının şuan sürdürdüğü birçok direniş vardır. Kendi iş kolunda TÜVTÜRK, Milas Çınartaş, Pegasus direnişleri ve örgütlenmeleri; iş kolunda olmayan Uzel Makina, Neo Trend direnişleri (Real Market, Uyum Makro direnişleri) ki bu direnişler aylarla değil yıllarla söz ediliyor artık. İşçiler haklarını alıyor, kazanımlar sağlıyor. Bu direnişler DİSK’in mücadele tarihine altın harflerle yazılmıştır. Ancak bu direnişlere bir kez olsun mevcut DİSK yönetimi ve DİSK’e bağlı sendikalar tarafından dayanışmada bulunulmadı. Sosyal medyada dahi görülmedi. Yok sayıldı. Nedeni Mevcut DİSK yönetiminin özellikle Uzel Makina ve Real Market direnişlerinde TÜRK-İŞ’i karşısına alma basiretini göstermemesidir. Çünkü Uzel Makina Türk Metal Sendikası, Real Market Tez-Koop-İş üyesidir. Ve onlar üyesi işçileri ortadan bırakmışlardır.

İşçiler sendika ayrımı yapmaz. DİSK DİSK’tir. İşçiler hâlâ, DİSK üyesi işçilere sahip çıkar, DİSK sendikasız işçilere sahip çıkar, DİSK işçi örgütler. DİSK tuttuğunu kopartır. DİSK işçinin, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ işverenlerin sendikasıdır, diyorsa, bundan DİSK/Nakliyat-İş Sendikasının mücadelesinin önemli bir payı vardır.

Sadece son bir yılın sendikaların işçi direnişlerine, eylemlerine, mücadelesine bir bakın. Ve içindeki Nakliyat-İş Sendikasının mücadelesini ayrı bir yere koyun ve geriye kalanı siz değerlendirin. (DGD-SEN, Bağımsız Maden-İş gibi bağımsız sendikaların kısıtlı imkanlarla verdiği mücadele takdire şayandır) Söylemden öte ne var, bakmalısınız? Sizde göreceksiniz ki Nakliyat-İş Sendikasının mücadelesini görmeyen Mevcut DİSK yönetimi, DİSK/Nakliyat-İş‘in mücadelesiyle mücadeleci sendikacılar olarak görülüyor.

Nakliyat-İş DİSK’in bir parçasıdır. Elbette ki mücadelesi DİSK’in hanesine yazılacaktır. Ama farkı görmek lazım. İşçilerin, sendikal mücadelenin geleceği için sendikaları, sendikacıları tartışması şarttır.

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ