İşçi ve Sendika’dan… Kargo İşçileri Örgütlenmelidir

Kargo İşçileri, kargo patronlarının, başka sendika yok muydu örgütlenecek dedikleri, Nakliyat-İş Sendikasında örgütlenmelidir. İşçiler ancak kendi iradesiyle seçtikleri, birlikte mücadele ettikleri sendikalarla haklarını alırlar.

20 Eylül 2022 0

Kargo İşçileri de örgütlenmelidir. Sendikalaşmalıdır. Bu bir zorunluluktur. Elbette ki tüm işçiler örgütlenmelidir. Ancak en çok kargo işçileri örgütlenmeli, sendikalaşmalıdır. Çünkü bugün sömürünün en yoğun yaşandığı sektörlerden biride taşımacılık iş kolundaki kargolardır.

Kargo sektörü kârlı bir iştir, maliyeti düşüktür, büyük sermayeye gerek yoktur. Riski yoktur. Tek risk işçilerin örgütlenmesidir. Patronlar bu riski göze almazlar.

01-100 kg/ds aralığında koli, paket, çuval, sandık vb. taşıma standartlarına uygun olan tüm gönderiler standart kargo gönderimi kapsamında değerlendirilmektedir. Elbetteki standartların üstünde de kargolar taşınmaktadır.

Kargo işçileri bu standart ve standart olmayan kargoları beden gücüyle yazın sıcağında, kışın soğuğunda kar ya da yağmur altında taşıyor. Üstelik eksik elemanla çalıştırılıyorlar. Üstelik internet satışlarıyla iş yükleri her geçen gün artıyor. Üstelik kargo sahibi, patronu her geçen daha fazla kâr ediyor.

Ama kargo işçileri asgari ücretle 11-12 saat ağır koşullarda çalışıyorlar. Sabah işbaşı belli akşam çıkışlar belli değil. Patronların günahını almayalım göstermelik ayda 1-2 saat fazla mesai ücreti veriyormuş gibi bodroda gösteriyorlar.

Kargo işçilerinin iş güvencesi yok. Beğenmiyorsan kapı orada, işine son verdim, istifanı yaz git. Dışarıda senin beğenmediğin iş için binlerce işçi var. Sanki lütfedip işe almışlar gibi davranıyorlar işçilere. Kargo işletmelerinde ki mobbinge hiç girmeyelim.

Kargo işçilerinin güvenliği sağlanmıyor. Kargocu, dağıtım yaparken saldırıya uğruyor, dayak yiyor. Müşteri her zaman haklıdır denilerek işçi yalnız bırakılıyor.

Kargo işçilerinin sağlığı hiçe sayılıyor. Bir işçinin günde 11-12 saat çalışması başlı başına işçinin sağlığını tehlikeye atmaktır. Kargolarda sadece dosya, küçük paket taşınmıyor. 100 kiloluk kargolar hatta daha fazlasını taşıyan işçi, sağlığını nasıl koruyacak? İşçiler hastalansa kovulurum gerekçesiyle ya hastaneye gitmiyor yada rapor almasına rağmen hasta hasta işe gidip çalışıyor. Bel fıtığını, boyun fıtığını gizleyenleri konuşmayalım hiç. İşin fıtratında bunlar vardır diyerek geçiştirilemez.

Kargo işçilerinin yemek molası yok. Sırf işçilerin kullanmadığı yemek molasında patron milyonlar kazanıyor. Ama yemek ücreti olarak verilen para çay simite yetmiyor. İşçiler yemeklerini arabada, duvar dibinde, kargo paketleri, çuvallarının üzerinde atıştırmalık biçiminde geçiştiriyor. Düzenli beslenemeyen işçi, nasıl sağlıklı olacak?

Kargoların aktarma işçileri saatlerce araç yükleyip indiriyorlar ve aradaki boşluklarda görevleri olmayan işler yaptırılıyor. Raylı sistem, forklift ne olursa olsun işçinin sırtında aralıksız tonlarca yük geçiyor. Ve başlarında adete görünmez kılıcıyla işçilerin saniyesini boş geçirtmeyerek baskı altında tutan şef, müdürler.

Çözülmesi gereken sorun çok…

Sorunları çözecek de sendikal örgütlülüktür. Ancak kargo işçilerinin örgütlenmesi engelleniyor.

Kargo işçilerinin örgütlülüğü nasıl engelleniyor?

Kargo işçiliğini herkes yapar, kargo işçiliği vasıfsız işçiliktir gibi söylemlerle kargo işçileri örgütlülükten uzaklaştırıldılar. İşçinin işi, emeği değersizleştiriliyor. Kargo işçisi iyi bir iş bulursam hemen ayrılacağım dediği, geçici olarak gördüğü işten yıllarca çalışıyor. Bundan dolayıdır ki örgütlenmeyi düşünmüyor. Oysa Kargo işçileri 90’li yılların başıyla sendikalaşma sürecini DİSK/Nakliyat-İş ile başlatmıştır.

Yurtiçi ve Aras Kargoda ki 90’lı yıllardaki örgütlenme mücadelesi kargo işçilerine önemli kazanımlar sağlamıştır. Bu dönemle birlikte şimdi bir anlamı yokmuş gibi gözüksede sigortalı çalışma dönemi başlamıştır. Mesai kavramı işçiler lehine değişmiş, ücretler zamanında ödenmeye başlamıştır. Bu kazanımları oradan kaldırmak ve örgütlenmeyi engellemek için kargo patronları acente sistemine geçti. Böylelikle işçileri birbirinden ayırdılar. Hatta birbirleriyle karşı karşıya getirildiler. Nakliyat-İş Sendikası kargolardaki mücadelesi, bitmedi devam etti. Patronlar çareyi anlaşabilecekleri sendikalara yönelmekte buldu. Yani sarı sendikalarda. Yani işçilere sendika istiyorsanız alın size sendika diyerek sarı sendikalarla yönelttiler.

Türkiye’de kargoları büyük çoğunluğu uluslararası sermayeli grupların elindedir. Sendikalarda ilk olarak onlarla birlikte kargo işletmelerine girmiş oldu. Ancak uluslararası sermayenin elindeki kargo işletmeleri ülkemize bir anlamda sendikaları ile birlikte geldi. Çünkü geldikleri ülkelerdeki işçiler sendika üyesidir. Türkiye’de bir kargo işletmesini satın almışlarsa yada yeni faaliyete başlamışlarsa sendikayı da beraberinde satın alıyorlar.

Türkiye’de yerli ve uluslararası sermayeli kargo firmaları tekelleşmiş durumdadır. UPS, DHL, FEDEX, Yurtiçi, MNG; Aras, Sürat Kargo gibi… Bunların bazılarında sendikalar vardır. Ancak Fedex’te örgütlü olan Nakliyat-İş Sendikası dışında ki kargo firmalarında ki sendikalar tamamen işverenlerin güdümündedir.

İşveren güdümünde olan sendikalar, kargolarda, sözümona yaptıkları toplu iş sözleşmelerine işçilerin yasal hakları maddeler halinde sözleşmeye ekleyerek kazanım diye işçilere sunuyorlar.

MNG Kargo kendi sendikasını kurmuş, işçilerin bir bölümünü sendikasına üye yapmıştır. Böylelikle sendikalaşmayı engellediğini düşünmektedir.

Yurtiçi Kargo ise sendikayı engellemek için maliyet hesabı yapmış, sendika adını kullanan işçiye tazminat ödeme yolunu uzun süre kullanmıştır. Sonra bu yolu, mesleğine ihanet eden kimi Avukatlar devr almıştır. Kendilerine dava almak için işten ayrılmak isteyen işçileri sendikalara üye yaparak işten atılmalarını sağlıyor, sendikaları işçinin işten çıkartılması için bir araç olarak kullanıyorlar.

Böylelikle sendikaya üye olan her işçi işten atılıyor algısı yaratılmış oluyor. Bu algı örgütlenmek isteyen işçileri sendikalardan uzak durmaya yöneltmiştir. Örgütlenme önünde ki en büyük engellerden biri olan bu durum ne yazık ki genele yayılmaktadır.

Kargo işçileri örgütlenmelidir. Çalışma koşullarını düzeltmek ve işgücünün karşılığını almak için işçiler örgütlenmelidir.

Kargo işçileri kendi iradeleriyle seçmedikleri, kendilerine dayatılan sendikalara karşı örgütlenmelidir.

Çünkü kargo işçileri sendika adı altında aslında sendikasızlaştırılıyorlar.

Kargo işçilerinin örgütlenmek için iki yolu vardır.

Kargo patronlarının anlaşabileceğimiz bir sendika olursa neden olmasın, yani bizim sözümden çıkmayacak sendika olursa, dedikleri sendikalara karşı örgütlenmelidir. İşçiler o sendikalardan uzak durmalıdırlar. Çünkü o sendikalar patronların iş ortağı olmuştur. En kötü sendika sendikasızlıktan iyidir demeyin. En kötü sendika kötüdür, işçilere bir faydası olamaz. Hatta işçileri sendikalaşmaktan uzaklaştırır, sendikayı, örgütlenmeyi değersizleştirir. İşçiler bu sendikalara sadece aidat öder.

Kargo İşçileri, kargo patronlarının, başka sendika yok muydu örgütlenecek dedikleri, Nakliyat-İş Sendikasında örgütlenmelidir. İşçiler ancak kendi iradesiyle seçtikleri, birlikte mücadele ettikleri sendikalarla haklarını alırlar.

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ