İşçi ve Sendika’dan… Sendikacı olmak isteyenlere tavsiyeler

Sendikacılığı meslek olarak seçtikten sonra; görmeyecek, duymayacak, konuşmayacaksınız. Nasıl mı?

13 Ağustos 2022 0

Sendikacı olmaya merak salmış, okulunu okumuş, yada sendikacılık kursuna gitmek isteyen yada sendikacılığa yeni başlamışlara bir iki tüyo vermek istiyorum.

Hani iş görüşmelerinin vazgeçilmez sorusu vardır ya “5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz”. Onun gibi işte.
Hani yeni işe başlarken yapmanız gerekenler vardır ya, onun gibi işte. Sendikacı olmanın da olmazsa olmazları vardır.

Yıllar evvel gittiğim bir iş görüşmesinde, bizim işletmemizde kalıcı olmak, kariyer yapmak istiyorsanız, görmeyecek, duymayacak, konuşmayacaksınız demişti görüştüğüm yetkili. Hangi maksatla söyledi bilmiyorum ama ben hem görür hem duyar hem de konuşurum diyerek görüşmeyi sonlandırmıştım.

Türkiye’de sendikacı olmanın ön koşulları var mıdır? Vardır elbette.

İlk ön koşulu ise sendikacılığı bir meslek olarak göreceksiniz.

Sendikacılığı meslek olarak seçtikten sonra; görmeyecek, duymayacak, konuşmayacaksınız.

Nasıl mı?

İşçilerin zor koşullarda çalıştığını, aldıkları ücretlerin çok düşük olduğu, işgüçlerinin karşılığı alamadıklarını bilecek ama görmeyeceksiniz.

Zorlu koşullara ve düşük ücretlere karşı arayış içinde olan işçilerin sesini ayırt edecek ama duymayacaksınız.

O sesi çok çıkanlar tehlikelidir. O ses eyleme dönüşürse, o sesin her adımını takip edecek ama konuşmayacaksınız. Onlarla bağınız olmadığını bir biçimiyle gösterin, yanlış anlaşılma olmasın.

İlk fırsatta işçilerin yaşadığı bölgelerden uzak bölgelerden yaşamaya başlayın. Eylem, direniş, mücadele, örgütlenme, işçi hakkı gibi abuk sabuk fikirlerden uzak durun.

Sakın unutmayın alıcınız parababaları, patronlar; pazarınız işçiler olacak. Kendinizi iyi pazarlayın. Unutmayın ki bir sınavda ve yarıştasınız. Küçük bir hata sizi saf dışı eder. Tüm emekleriniz heba olup gider.

Satış toplu iş sözleşmelerini sahiplenin, sözleşmenin sonuna kadar arkasında durun ama hiçbir zaman savunmaya geçmeyin. Sizi eleştirenlere de cevap vermeyin. Hesap vereceğiniz tek kesim patronlar olsun, siz onların tavsiye ve önerilerini dikkate alın. Gerisi sizi ilgilendirmesin, dikkatinizi dağılmasın.

Bunları yaptığınızda, 5 yıl sonra kendinizi görmek istediğiniz yerde görebilirsiniz.

Kariyeriniz olur, başkan, genel başkan, hatta işçi konfederasyonlarının başına kadar yükselirsiniz. Milletvekili olursunuz mesela. Para da kazanırsınız hem de çok. Lüks arabalara binersiniz. Özel şoförünüz kullanır. İtibarınız da olur. İtibarınızı size itibar göstermeyenler tarafından verilir. Ki onlar, işçilerin size itibar göstermesini de sağlarlar. Ama hiçbir zaman kalıcı olamazsınız. Yönetimden düştüğünüz gün unutulup gideceksiniz. İşçiler sizi sevgi ve saygıyla anmayacaklar.

İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ