İşçi ve Sendika’dan… Şımarık İşçiler

Şımarık, iş ve ücret beğenmeyen işçiler ne istemiyor? 14-15 saat çalışmayı istemiyor ama çalışıyor. 10 milyona yakın işçi asgari ücret düzeyinde çalışmak istemiyor ama çalışıyor. Üç beş işçinin yapacağı işi tek bir işçi yapmak istemiyor ama çalışıyor. Ücretini zamanında almak istiyor, alamıyor ama çalışıyor. Pandemi sürecinde işe gitmek istemiyor ama gidiyor ve çalışıyor.

18 Nisan 2021 0
Yemek Sepeti CEO’su Nevzat Aydın işçilere fazla mesai karşılığında ücret ödüyoruz, dedi. Sanki işçilere bir lütufta bulunuyor.
Neredeyse işsizliğin çığ gibi büyüdüğü dönemde biz işçilere iş veriyoruz, nankörler bir de ücret istiyor diyecek. Ve bir çok patron, işçiye ihtiyacımız var ama işçiye iş beğendiremiyoruz açıklamalarını zaman zaman yapar. İş veriyoruz iş, daha ne istiyor işçiler? Ve iş verdikleri için işçilerin kendilerine minnet duymasını bekliyorlar. Ve daha yeni yaşadık. İstanbul’da ki belediye grevlerinde de işçiler şımarıklık ediyor, denildi.
Sizce; İşçiler ücret veya iş beğenmiyor mu? İşçiler şımarık mı?
Parababaları nasıl bir çalışma koşulu işçilere dayatıyor?
Kaç işçi asgari ücretle çalışıyor?
Asgari ücret kaç Lira?
Sorularının cevabını biliyoruz.
Gazete veya iş ilanı sitelerinde yada işyeri binalarına asılı yada yolda pano üzerlerinde, telefon direklerinde, otobüs duraklarına yapıştırılan “asgari ücret+yol+yemek” yazılı iş ilanlarını görüyorsunuzdur.
Siz hiç son zamanlarda bu tür iş ilanlarına gittiniz mi?
Anlatacağınız çok şey vardır.
O ilanlarda nelerle karşılaşacağınızı bende anlatmak isterim.
Belki de saatlerce kapıda bekletileceksiniz görüşme için.
Hazırsınız tüm şartları kabul etmeye. O güne kadar kaç iş görüşmesine gittiğinizi unutmuşsunuzdur. Yeterki bir iş olsun.
Ama kadro doldu, ilanı şimdi kaldırıyorduk. Oysa o koca ilan hep oradadır. Nedenini sormadan ayrılırsınız içinizde küfür ederek.
Belki de, bugün yetkili arkadaşımız yok yarın tekrar uğrayın da diyebilirler. Yarın uğramazsınız ama birkaç gün sonra yine gidersiniz. Umut dünyası.
Ve bazı iş görüşmelerinde;
Ehliyet var mı? Bilgisayar kullanmayı biliyor musunuz?
5-10 yıllık tecrübeniz, yabancı diliniz, İngilizceniz, üniversite diplomanız var mı? Sorularıyla karşılaşacaksınız. Gerçi yapacağınız için bu vasıflara gerek yok diyecek, dalga geçecekler Ama olsun. Ve dahası…
Başka şehirlerde, bölgelerde, lokasyonlarda çalışır mısınız? Gece mesailerine kalır mısınız?
Evli misiniz, Çocuğunuz var mı? Doğum yapmayı düşünüyor musunuz sorusunu soracaklar kadın işçiye. Ve ‘biz sizi ararız’ sözüne çok kızacaksınız ama içinizden.
Çok soru soracaklar işsize.
Ama işsiz olan size şu soruları sordurmayacaklar.
İşbaşı kaçta?
Çıkış saatimiz belli mi? Haftalık 45 saatlik çalışma düzeni var mı?
Kaç saat çalışıyoruz?
Ücretimiz ne olacak?
Kendileri hızlı bir biçimde anlatıp geçecekler.
Sabah 7-8 işbaşı,
Mesaimiz olur. Çok değil ama. Gün olur 19:00 da çıkarız, gün olur gece 24:00’da iş biter. Servisimiz var ama. Mesai olursa eline 300- 500 fazla geçer.
Pazar günleri çalışırsan ekstra ücret alırsın. Para için çalışıyoruz değil mi? Sonuçta 14-15 saat karşılığı elinize geçecek para 3000-3500 TL civarında olacağını söylemeyecekler.
Bizde ücretler zamanında ödenir. Yol, yemek var. Alın size bir lütuf daha.
Günde 14-15 saat. Ama sende çok soru soruyorsun. Sana iş mi beğendireceğiz? Bu kafayla sen zor iş bulursun. Patronlar işçilerden ne istiyor?
Yoksulluk sınırı olan 8 bin 856 TL’yi aklında geçirme açlık sınırı 3 bin 297 TL’yi düşünün ama AGİ dahil 2.825 TL asgari ücrete en azında bir işim var diyerek razı ol. Asgari ücretin altında kayıt dışı çalışmaya da sesini çıkarma. Dayattıkları kölece çalışma koşullarını kabul etmesini istiyorlar işçilerin.
Şımarık, iş ve ücret beğenmeyen işçiler ne istemiyor?
14-15 saat çalışmayı istemiyor ama çalışıyor.
10 milyona yakın işçi asgari ücret düzeyinde çalışmak istemiyor ama çalışıyor.
Üç beş işçinin yapacağı işi tek bir işçi yapmak istemiyor ama çalışıyor.
Ücretini zamanında almak istiyor, alamıyor ama çalışıyor.
Pandemi sürecinde işe gitmek istemiyor ama gidiyor ve çalışıyor.
Hakkını vermiyorlar, biliyor. Sendikalı, toplu iş sözleşmeli çalışmak istiyor. Sarı sendikacıları çıkartıyorlar karşısına. Daha fazlasına izin verilmiyor. Yine de o sendikalara üye oluyor.
Neden?
Çünkü örgütsüz.
İşçiler örgütsüz oldukça parababalarının insani olmayan çalışma koşullarını, şartlarını kabul etmeye devam edecek.
Ve işçiler, öncelikle hakları için örgütlenmelerinin önündeki sarı sendikacılardan kurtulması gerekecek.
Başladığımız gibi bitirelim yazıyı.
İşçilere fazla mesai karşılığı ücret ödüyoruz, diyen Yemek Sepeti’nin CEO”su Nevzat Aydın patronların sesi oluyor. Yemek Sepetinde moto kuryeler performans dayalı sistemle süre ve hız baskısıyla neredeyse her gün kaza yapıyor, çeşitli yerlerinde ciddi yaralanmalar yaşıyorlar. (Son 1 yıl içinde Türkiye genelinde farklı işyerlerinde çalışan 190’ın üzerinde moto kurye hayatını kaybetti) Mesai kavramı yok. Haftalık 45 saatlik çalışma hayal. Çalışma süresi en az 11 saate sabitleniyor. Hastalanmak lüks, işçinin aldığı her rapor primlerinin yarısını götürüyor. İşçiler tüm bu olumsuzluklara karşı Nakliyat-İş Sendikasında örgütleniyor Yemek Sepeti sahte evrakla iş kolunu değiştiriyor. İşçi ve Sendika düşmanlığı yapıyor. 2000’in üzerinde sendika üyeliği düşürülüyor. Ancak bir taraftanda kendi kontrolündeki sendikaları devreye sokuyor. Örgütlülüğü engellemeleri için.
Yemek Sepetindeki çalışma koşulları ve yaşanılanlar diğer işyerlerinde farklı değildir.
İşçiler hak aramaları karşılığında ya Kod-29 ya ücretsiz izin yada mobingle karşılaşıyor.
Ve CEO, işçileri bu şartlarda çalıştırdığımız için teşekkür ederek işe başlayın diyor. İşçiler, teşekkür etmeyin, örgütlenin…
İşçi ve Sendika Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ