İşçi ve Sendika’dan… Tehlikeyi görüyor musunuz?

Yemeksepeti’nin evrakta sahtecilikle işkolunu değiştirerek örgütlülüğü engellemesi Nakliyat-İş Sendikasına yapılmış olsa da aslında sendikal örgütlenmenin geleceğine yapılmış oldu.

09 Kasım 2021 0

Yemeksepeti patronun, tamda Nakliyat-İş’in yetki aşamasına geldiği anda evrakta sahtecilikle kanun, hukuk tanımadan işkolunu değiştirerek 2200 işçinin üyeliğinin düşürmesini, sendikal mücadele ve örgütlenme adına büyük tehlike olarak gören kaç sendikacı vardır?

Türkiye’de sendikalaşmanın önünde çok fazla yasal ve yasal olmayan engellemeler olduğunu biliyoruz.

-İşkolu barajı engeli, sendikalara işkolundaki işçilerin % 1’ini üye yaptıktan sonra Bakanlık toplu iş sözleşmesi için yetki veriyor.

– %40 veya %50+1 sağlayarak çoğunluk alan sendikaların çoğunluğuna işverenlere itiraz hakkının verilmesi ile açılan davaların sonuçlanması yıllar sürüyor.

– Sendikaya üye olan işçilerin sendikaya üye olduğu için baskı görmesi yada işten atılması ve buna karşı hiçbir yaptırım olmuyor. Bunlar gibi daha çok sayıda engelleri sıralayabiliriz.

Ama siz tüm bu engellemeleri unutun.

Aklınızda sadece sarı sendikaların, devrimci sınıf sendikaların örgütlenmesini engellemesi ve işverenlerin işkolunu istediği zaman değiştirebilecekleri kalsın. Çünkü işçilerin sendikalaşmasının önündeki asıl engel bundan sonra bu ikisi olacaktır. Çünkü bu ikisi tüm engelleri içinde barındırıyor. Kaç sendikacı bunun farkındadır ya da kaç sendikacı işçilerin örgütlenmesi önünde kendini bir engel olarak görüyor?

Ve tüm sendikacılar, işçi sınıfı mücadelesi veriyorum diyen herkes kendine şu soruyu sormalıdır.

Yemeksepeti’nin işkolu değişikliği Nakliyat-İş Sendikasına karşı mı yapıldı?

Benim cevabım, evet ve hayırdır. Evettir çünkü, şimdilik Nakliyat-İş sendikasını durdurmaya yöneliktir. Bir cevabım da hayırdır, zaman içinde tüm sendikal mücadeleyi engellemek için yapıldı.

Nakliyat-İş Sendikasının Yemeksepeti örgütlenmesi işçi sınıfımız için önemli bir örgütlenmedir. Pandemi sürecinin en yoğun olduğu dönemde başlamış, Covid-19 Pandemisinin faturasının işçilere çıkartılmasına karşıda başlatılmış bir örgütlenmedir. Ve yüzbinlerce moto kuryenin kuralsız, güvencesiz çalıştırılmasına karşı da bir örgütlenmedir. Moto kuryeliğin bir meslek olduğunu ortaya çıkartan bir örgütlenmedir. Ancak bu örgütlenme hukuksuz bir biçimde ve tamamen evrakta sahtecilikle işkolu değiştirilerek engellendi. Hiçbir sendika, konfederasyon, sınıf mücadelesi veriyorum diyenler bu engellemeye yönelik herhangi bir eylem yapmadı. Karşı duruş sergilemedi. Cılız dayanışmalar gösterildi o kadar.

Oysa Yemeksepeti patronun işçi ve sendika düşmanlığına ve işkolu değişikliğine karşı başta işçi konfederasyonların, sendikaların ve diğer halk örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerekirdi.

Yemeksepetin’de ki işkolu değişikliğine karşı yapacakları her şeyi kendi örgütlenmeleri içinde yapmış olacaklardı, olmadı. Çünkü asıl tehlikeyi görmediler. Görmek istemediler. Ve hala görmüş de değiller.

Şunu açıkça dile getirmek gerekir. Yemeksepeti örgütlenmesi bir heyecan yarattı. Toplumun farklı kesimleri örgütlenmeyi sahiplendi ve işkolunu değiştirilmesine karşı da tepki gösterdi. Ancak sendikalar durumu kavrayamadığı yada bilinçli kavramadığı için üyesi işçileri sürece dahil etmeyerek tepkiyi örgütlü biçime dönüştürmedi.

Hatta işkolu değişikliğini kendi lehine çevirmek, bu süreçte nemalanmak isteyen sendikalar, gruplar oldu. Ve hatta onlara kimi açıktan kimi sessiz kalarak destek oldular. Bir ticari işletme mantığı ile düşünüp rakip sendikanın üye kaybından mutlu olanlar da oldu.

Birçok sendika ve sendikacı sınıf mücadelesini ve sendikal mücadeleyi etkileyecek hukuksuz, keyfi işkolu değişikliğini sadece Nakliyat-iş Sendikasına yapılmış ve Nakliyat-İş Sendikasının bir sorunuymuş gibi görüp uzaktan izlediler.

Burada ki sorun Yemeksepeti’nde hangi sendikanın örgütleniyor olması değildir. Sorun sendikal örgütlülüğü, toplu iş sözleşmesi yapma olasılığını, çoğunluğu sağlayıp yetki almayı imkansız hale getirecek bir uygulamanın olmasıdır. Ve uygulamaya karşı örgütlü mücadele etmemektir.

Taşımacılık işkolu olmazda, büro işkolu olur, o işkolunda da sendikalar var. O sendikalar işçileri örgütleyebilir düşüncesinde olanlarda durumu iyice basitleştirdi. Tüm bunlar bir anlamda evrakta sahtecilikle işkolu değişikliğini meşrulaştırma çabası olarak adlandırabiliriz.

Ve böylelikle Yemeksepeti’nin hukuksuzluğu, parababaları için sendikal mücadeleyi ortadan kaldıracak yeni bir yol olarak ortaya çıkmış oldu.

Yemeksepeti’nin evrakta sahtecilikle işkolunu değiştirerek örgütlülüğü engellemesi Nakliyat-İş Sendikasına yapılmış olsa da aslında sendikal örgütlenmenin geleceğine yapılmış oldu. Patronlar için bir yol açtı. Bundan sonra sendikalar çoğunluk yetkisine itiraz davalarıyla uğraşmayacaklar. %40, %50+1 çok önemli olmayacak. Çünkü artık işveren örgütlenmeyi duyduğu andan itibaren bir kalem oynatarak işkolunu değiştirecek. Sendikaların çoğunluğu sağlaması da belki de mümkün olmayacak.

Kimse 4857 Sayılı İş Kanunu’ndan, İşkolları Yönetmeliği’nden, işkolunun nasıl değiştirileceğinden söz etmesin.

Soralım yine de, Nakliyat-İş Sendikasının Yemeksepeti örgütlenmesini engellemek için parababaları işkolu değişikliğini tamda çoğunluk aşamasında değiştiriyorsa bundan sonrada aynı yöntemi farklı işyerlerinde de kullanmazlar mı?

Sendikal mücadele açısından bundan daha büyük tehlike olabilir mi?

BENZER KONULAR
YORUM YAZ