İstanbul’da teklemediniz, kaybettiniz. Türkiye’de de tökezlemeyecek, tükeneceksiniz.

Bir hafta geçti, hâlâ İstanbul Büyükşehir ve İlçe Belediye başkanlıklarının seçimlerini sonuçlandırmadılar.

Sadece İstanbul değil Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı da öyle…

Bakmayın, toplamda “3 Kasım 2002’den bu yana her seçimde olduğu gibi yine açık ara öndeyiz” demelerine…

Adana, Mersin, Hatay, Antalya’dan ziyade, İstanbul ve Ankara’nın kaybının sonlarının başlangıcı olduğunu kendileri de bal gibi bilmekteler.

Çünkü büyük usulsüzlüklerle yaptıkları yağma ve talan olanakları ellerinden kayıp gidecek.

Diğer yandan, vurgun kapılarını kaybedecekler.

Her biri bankamatik çalışanı olan on binlerce profesyonel AKP militanını kullanma olanağını yitirecekler.

Yani, çıkar amaçlı organize suç örgütü, Belediyelerde enselenmiş olacak.

O nedenle bu seçime kadar yıldırım hızıyla açıkladıkları sonuçları bu seçimde, usulsüz ve göstermelik-gerekçesiz itirazlarla geciktirmekteler.

Geçmişte ikide bir, “seçimlerin hızlı bir şekilde sonuçlandırıldığı yüksek teknolojiye sahibiz” diye övünürlerdi…

Şimdi ise, özellikle İstanbul ve Ankara seçimlerinde hile yapıldığını iddia ederek, bütün sandıklardaki geçersiz oyları tekrar saydırmaktalar.

Esasında, yasal olarak bu tür itirazların görüşülmesi mümkün değildir.

Çünkü 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütüklerine Dair Kanunda seçim sonuçlarına itiraz etme yol ve yöntemleri açıklanmıştır. Anılan yasanın itirazların şeklini düzenleyen 112’nci maddesinde; Yazılı itirazlarda deliller itiraz dilekçesine eklenir. Gerekçesi ve delili olmayan yazılı itirazlar da incelenmez.” kuralı bulunmaktadır.

Ama İstanbul’da; bırakalım gerekçesiz itirazları, sonuçların lehlerine olmadığı sandıkların başkanları ve sandık kurulu üyelerinin GBT’leri sorgulanmakta.

Anlaşılan İstanbul’un kaybını bu görevlilere yıkacaklar.

İyi de bir yıl öncesinde bizzat kendileri değiştirdiler sandık kurullarının yapısını. Sandık başkanlarının Kaymakamlarca önerilen listedeki memurlardan seçileceği düzenlemesi nedeniyle, önümüzdeki günlerde Kaymakam azillerini de görürsek şaşırmayalım!!!

AKP’giller o kadar hazımsızlar ki; itiraz süreci kesinleşmeden yapılan İlçelerdeki sayımları tedbiren durduran İstanbul İl Seçim Kurulu’nun Başkanı hakkında da hep yaptıklarını yaptılar ve bu kurulun başkanı yargıcı; 2004 yılında emekli olmuş savcı eşinden hareketle “FETÖ’cü diye” tehdit etmeye başladılar.

Gazeteci Fatih Güllapoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanının tehdit edilip edilmediğini sorarak, bazı yakın dostlarına, kendisine baskı yapıldığını söyleyerek; “Ne yapacağımı bilemez hale geldim. Beni Fetöcülükten içeri atmakla tehdit ediyorlar. Ne yaparsanız yapın bu seçimi Binali Yıldırım lehine bitirin” şeklinde şikayetlerde bulunup bulunmadığını sormuştur.

Öte yandan, bugün basın açıklaması yapan CHP yetkilileri, “Büyükçekmece’de polisin evlere gelip kimlik kontrolleri yaptığı, insanların ev haliyle resimlerinin çekildiğini” yine “İçişleri ve Adalet Bakanlığı müfettişlerinin sandık kurulu üyeleri ve sayım işlemleri hakkında inceleme başlattıklarını” iddia ettiler.

Hani biz “seçim sonuçlarında şaibe oluşmayan ender ülkelerden birisi” idik?

Ya da “Türkiye’de sandıklarda hile yapılmaz”dı…

Kaldı ki, bu hayali seçmen oluşturma işini seçimden günler önce bizzat kendilerinin kotardığı biliniyor. O dönemde yapılan itirazların hiçbirisi değerlendirilmediği gibi, YSK başkanı 22 Ocak 2019’da yaptığı açıklamada; “Mükerrer seçmen de, sahte seçmen de, hayali seçmen de yok” demiştir.

Öyleyse insanlara niye zulmediyorlar?

Kazanamadıklarını kendilerinin de çok iyi bildiği seçimler üzerinde yaratacakları bir şaibe ile İstanbul Halkının “İn Ali” dediği Binali’yi kazandırmak istemekteler.

Yani, bir aşk hikayemiz dedikleri İstanbul’un kendilerini terk etmesini hazmedememekteler.

Sahi, seçim gecesinde İstanbul sokaklarına “Teşekkürler İstanbul” diye afiş asanlar ya da “üç bin oyla kazandık” diye açıklama yapanlar kimlerdi?

Sizin İstanbul aşkınızın, vurgun, yağma ve talan olduğunu artık halkımız da anladı.

Vadettiğiniz cenneti bile elinin tersiyle iterek size oy vermedi.

Artık kabul edin; tökezlemediniz kaybettiniz.

Bunlar kaybetti kaybetmeye de, her iki büyük ilde de CHP mi kazandı?

Hayır kazanmadı…

Daha doğrusu, Kılıçdaroğlu’nun Yeni CHP’si kazanmış olabilir ama, Kuvayımilliyeci, Antiemperyalist, Tam Bağımsızlıkçı, Laik, Mustafa Kemal Gelenekli CHP’nin kazanmadığı kesin.

Ankaralı Yavaş’ın seçim günü CHP Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmada; kurt işareti yaparak tekbir sesleriyle tezahüratta bulunanlar, İstanbullu İmamoğlu’nun Eyüp Sultan’a, Fatih Camii’ne giderek AKP’giller’in Allah’la adam kandırma taktiklerini taklit etmesi, samimi gerçek sosyal demokratları üzmüştür.

Bu başkanların yarın CHP’de kalıp kalmayacakları bile tartışmalıdır.

Av. Tacettin Çolaktacettin@olayneyseo.com

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.