MİT Tırları yeniden yargıda!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Organize Suç Örgütü lideri Sedat Peker’in 30 Mayıs’ta yayınladığı 8’inci videoda anlattığı, Suriye’ye TIR’larla gönderilen askeri teçhizat ve silahlarla ilgili yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

02 Haziran 2021 0

Organize Suç Örgütü Lideri Sedat Peker 8’nci videosunda Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine, TIR’larla gönderdiği askeri teçhizat ve silahlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Peker bu işlemin TSK’den “irticai faaliyetler” nedeniyle atılan askerlerin öncülüğüne kurulan SADAT tarafından organize edildiğini söyledi. Giden silahların El Nusra’ya gittiğini söyleyen Peker, “Benim üzerimden gidiyor ama ben yollamadım. SADAT’çılar yolladı” demişti. Peker’in iddiaları üzerine Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları bir kez daha harekete geçti.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

HKP avukatları, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, MİT Başkanı Hakan Fidan, Eski SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi, SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi, SADAT Yetkilileri, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, İşadamları Murat Sancak ve Ramazan Öztürk, El Nusra Terör Örgütü İktisat Sorumlusu Ebu Abdurrahman ve Organize Suç Örgütü Lideri Sedat Peker hakkında suç duyurusunda bulundu.

HKP avukatları kişilerin, “Anayasa’nın TBMM Görev ve Yetkileri”ni düzenleyen 87’inci maddesi ile “Savaş Hali ve Silahlı Kuvvet Kullanılmasına İzin Verme”yi düzenleyen 92’inci maddesine ve Uluslar arası Hukuka açıkça aykırı olarak, meclis kararı olmadan ülkemizin komşu Suriye Devleti ile fiili savaş haline getirmesi”, “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” ve “Komşu Devlete Karşı Hasmane Hareket” suçlarını işlediklerini belirterek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

“SAVAŞ SUÇU” VURGUSU

HKP Avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde Peker’in açıklamalarının hukuki olarak hem ikrar hem de ihbar niteliğinde olduğuna dikkat çekildi. Peker’in itiraflarında geçen konuların savaş suçu olduğuna vurgu yapıldı. Bu tür faaliyetlerin Devletler Hukuku’na göre suç olduğu belirtildi.

“İDDİALARIMIZIN YENİ DELİLİ NİTELİĞİNDEDİR”

Dilekçenin devamında, “ABD-AB Emperyalistlerinin çıkarları ve istekleri doğrultusunda kardeş Suriye’ye yönelik suçları nedeniyle şüpheliler ve ortaklarına yönelik yaptığımız bütün suç duyuruları zorunlu yasal gereklilikler gözardı edilerek sonuçsuz bırakılmıştır. Maalesef Cumhuru korumaları gereken savcılar görevlerini yapmaktan kaçınmışlar ve önceki başvurularımızda Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYOK) kararları verilmiştir. Bu nedenlerle anılan Savaş Suçlarını yargılamakla Uluslararası olarak görevli, Birleşmiş Milletler Roma Statüsü çerçevesinde “savaş suçlarının cezasız kalmaması” prensibiyle yargılama yapan Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurmak durumunda kalmıştık. Uluslararası Mahkeme, halen o başvurumuzu değerlendirmektedir. Sedat Peker’in bu itirafları iddialarımızın yeni delili niteliğindedir” ifadelerine yer verildi.

“DOKUNULMAZLIK ZIRHINDAN FAYDALANAMAZLAR”

Dilekçede yer alan isimlerin suçlarının sabit olduğuna dikkat çekilerek Bağımsız, objektif ve hukukun üstünlüğüne uygun bir soruşturma yürütüldüğünde, şüphelilerin fiillerinin, altına imza koyduğumuz Birleşmiş Milletler Şartı, Cenevre Sözleşmesi, Roma Statüsü gibi uluslararası sözleşmelerin, Anayasa’nın 87 ve 92. maddeleriyle, TCK’nun 304. ve 306. maddelerinin ihlali olduğu kesindir. Bu suçlarından dolayı şüpheliler dokunulmazlık zırhından faydalanamazlar. Zira suç, görev suçu değildir” ifadelerine yer verildi.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE İNANAN SAVCILARIN BİTMEDİĞİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

Dilekçenin devamında, “Ülkemizin bağımsızlığına, hukukun üstünlüğüne, komşu ülkelerle barış içinde bir arada yaşama gerekliliğine inanan savcı ve yargıçların hala bitmediğini görmek istiyoruz. Bu nedenle suç duyurumuzu Türkiye, Ortadoğu ve Dünya Halklarına karşı bir sorumluluk olarak görüyor ve tarihe bir not düşmek için Sayın Makamınıza veriyoruz” denildi.

“YÜCE DİVAN” TALEBİ

Dilekçede yer alan şüpheli isimler hakkında soruşturma başlatılarak ilgili maddelerden yargılanmaları ve cezalandırılmaları için kamu davası açılması talep edildi. Görev yönünden yargılama gereği görüldüğü takdirde yüce divanın yargılama alanına giren suçlar açısından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi de talep edildi.

“ AÇIK AÇIK İTİRAF ETTİ”

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Sait Kıran açıklama yaptı.

Kıran şu ifadelere yer verdi: “Sedat Peker, AKP’giller iktidarının mafyayla ticari, siyasi, askeri illegal ilişkilerini deşifre etmeye devam ediyor. 30 Mayıs’ta yaptığı 8’inci açıklamasında, AKP’giller’in Suriye’de Kardeş Suriye Halkına yönelik “Komşu devlete hasmane hareket” suçu, “Devlete karşı savaşa tahrik” suçunu birlikte işlediklerini açık açık itiraf etti. Daha önce Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu konuda biz çeşitli suç duyurularında bulunmuştuk. Bayır Bucak Türkmenlerine yardım adı altında cihatçı, ortaçağcı, şeriatçı örgütlere silah gönderildiğini daha öncede deşifre olmuştu, bu konuda suç duyurularında bulunmuştuk. Hatta Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne dahi başvurmuştuk. Bunların tümünü artık AKP’giller’in hukuk bürolarına dönüşmüş yargı tarafından işlevsiz bırakıldı.

“BU AÇIKÇA SAVAŞ SUÇUDUR”

Ne dedi Sedat Peker? Suriye’deki Bayır Bucak Türkmenlerine yardım adı altında gönderilen tırlara, kendisinin organize ettiği tırların arasına Türk Silahlı Kuvvetleri’nde irticai faaliyetler nedeniyle atılmış, Adnan Tanrıverdi adındaki Ortaçağcı’nın öncülüğünde kurulan SADAT adlı AKP’giller’in yasadışı milis örgütü, Kontgerilla örgütü olarak örgütlenen SADAT’ın 3 tır silahı El Nusra adlı ortaçağcı, şeriatçı örgüte gönderdiğini bizzat itiraf etmiş oldu. Bu açıkça savaş suçudur. AKP’giller’in ABD-AB Emperyalizminin çıkarları ve talepleri doğrultusunda ülkemizin hiçbir çıkarı olmamasına aksine yüz milyarlarca dolar kaybımıza neden olan, yine 6 milyona yakın Suriyeli insanın ülkemize göçmesine, ülkemizde barınmasına yol açan bir savaşa AKP’giller iktidarı sadece ABD-AB Emperyalistlerini memnun etmek, onların verdiği Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesindeki görevini yerine getirmek için dört elle sarıldılar. Dünya’nın dört bir tarafında insanlık ve halk düşmanı ortaçağcı cani katilleri örgütlediler. Ülkemizin bütün sınırları delik deşik edildi. Ve bu olayda da olduğu gibi bizzat onlara SADAT eliyle eğitimler verdiler ülkemiz topraklarında. Silahlandırıp kardeş Suriye Halkın üzerine saldırdılar.

“YIKILIŞIN BELİRTİSİDİR”

Şuan Sedat Peker’in bu açıklamaları da yıkılışın belirtisidir. Biliyorsunuz yıkılış dönemlerde suç ortakları birbirilerine girer, birbirlerinin tüm foyalarını açığa çıkartırlar. Şuan Sedat Peker bu işlevi görmektedir. Hep söyleriz, çakalların ortaklığı leş başına kadardır. Leş başında hepsi büyük parsayı koparmak için birbirlerine düşerler. Ve bunların birbirlerine girmesinde kazanacak olan Halkımızdır, Ülkemizdir. Çünkü bütün foyaları halkın nezdinde, bütün insanlığın nezdinde ortaya çıkmakta ve yıkılışları da çok geç sürmeyecek. Halkımız buna inansın, mücadele etsin. Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

BENZER KONULAR
YORUM YAZ