Orangutanlar: İnsan dışında ‘geçmiş hakkında konuşabilen’ ilk primatlar…

Köpekler, kediler veya akvaryum balıkları birbirleriyle akıp giden zaman hakkında bir iletişim kuramazlar. Bu özelliğin neredeyse tamamen insana özgü olduğunu düşünürüz. Fakat yeni yapılan bir araştırma, orangutan annelerinin, grubun diğer üyelerini uyarmak için potansiyel bir avcının görünürden kaybolmasının ardından ortalama yedi dakika boyunca beklediğini ortaya koydu.

28 Kasım 2018 141 0

Orangutanların, son derece spesifik bir alarm sesleri vardır –insan öpücüğü sesine benzer–. Bilim insanları, bu alarm sesinin, muhtemel bir tehlikeye karşı grubun diğer üyelerini uyarmada kullanıldığını, ayrıca da bir avcı saptandığında çıkarıldığını düşünüyor.

14 Kasım’da (2018) Science Advances‘da yayımlanan çalışmada, bu alarm çağrılarının yer değiştirmiş herhangi bir referansı –mevcut olmayan veya geçmiş ya da gelecek bir olay hakkında bilgi aktarma kapasitesi– içerip içermediği araştırıldı.

Araştırma ekibi, Sumatra’daki Ketambe Ormanı’nın derinliklerinde renkli desenli örtülere sarılmış vaziyette, yedi anne orangutanın bulunduğu ağaçların altında emeklemeye başlayarak deneyi başlattı. Araştırmacılar, iki dakika boyunca; beyaz benekli, desenli ya da kaplan derisi desenli renkli bir örtüye sarılmış halde etrafta dolanırken, anne orangutanlar yukarıdaki ağaçta oturuyordu. Bu sahne pek çoğumuza komik gelebilir ancak deneyin başarıyla yürütülmesi noktasında oldukça işe yaradı. Çünkü anne orangutanlarla yaşanan bütün karşılaşmaların yarısı, bir öpücük sesiyle karşılandı.

Bu öpücük sesi tepkisinin büyük çoğunluğunun kaplan derisi desenli ve çizgili örtü ile etrafta dolaşıldığında verildiği görüldü. Ancak araştırmacılar, yalnızca bir sesin –sahte– avcı hala görülür olduğunda çıkarıldığını fark etti. Diğer uyarı seslerinin tamamının, –sahte– avcının gözden kaybolmasından ortalama 7 dakika sonraçıkarıldığı, yalnızca diğerlerine göre daha yaşlı olan dişi bir orangutanda bu bekleme süresinin 20 dakikaya kadar çıktığı görüldü.

Yapılan gözlemlerde, bu dişinin o anda her ne yapıyorsa işini bırakıp hemen yavrusunu kucakladığına, dışkı yaptığına (bir korku işareti),  yavaş ve çok sessiz bir şekilde ağacın yükseklerine doğru tırmanmaya başladığına değiniliyor. Bu sessizliğin üzerinden 20 dakika geçtikten sonra dişi orangutanın sonunda alarm sesi çıkarmaya başladığı ve bir kez başladığında da bunu bir saatten fazla bir süre boyunca sürdürdüğü gözlemlendi.

Orangutanların neden beklediğinin –yalnızca referans alınan şeyin yer değiştirmiş olması değil– başka nedenleri de (örneğin; korkudan taş kesilmek gibi) olabilirdi, fakat araştırmacılar böyle bir durumun daha az olası olduğunu düşünüyor. Bunun yerine, ekip; orangutanların, yavruları güvene almak için beklediğini düşünüyor. Öte yandan, vokal bekleme; bir başkası için –bir yavru– tehdit bulunduğunu fark etmiş olma anlamına gelir ve bu da üst-seviye bilişe işaret eder.

Araştırma sonuçları, geçmişi anlama ve geçmiş hakkında sesler çıkarma yetimizin, orangutanlar ve insanlar ile akraba antik bir homininden evrimleşmiş olabileceğini ileri sürüyor. Bu elbette ki ciddi bir iddia, ancak şimdilik görece zayıf durumda ve daha fazla araştırma tarafından desteklenmesi gerekiyor.

Öte yandan orangutanların etkileyici bir zekâya dair işaretler sergilediğini ilk kez görmüyoruz. Bu primatlar hakkındaki bilgimiz geliştikçe, kendi dil becerilerimizin tarihi ve evrimi hakkında da daha fazla kavrayış geliştirebileceğiz.

(Bilimfili)

BENZER KONULAR
YORUM YAZ