Özel röportaj… İki direniş tek ses: Haklıyız, hakkımızı alacağız (1)

11 aydır direnen Real Market işçileri ve direnişleri 1 haftayı deviren Makro/Uyum market işçileri mücadelelerini dayanışma içinde sürdürme kararı aldılar. İki direnişin ortak eyleminde, iki direnişten işçilerle konuştuk… Röportajımızın ilk bölümünü Uyum/Makro işçileriyle görüşmemize ayırdık. İkinci bölümde ise Real Market işçilerine kulak verdik. İşte o röportajın ilk bölümü…

Makro/Uyum Market işçileri ve Real Market işçilerinin kaderleri ortak…

2012 yılında Uyum Market, Makro Market’e devredildi. Ardından 2017 yılında Migros, İstanbul ve Antalya’da 80’e yakın Makro Market mağazasını satın aldı. Satın alma işleminden sonra işçilerin çok büyük bir bölümü işten çıkartıldı. İşyerinde sendikal örgütlülük bulunmuyordu. Aylarca oyalamalarda kandırılan işçiler, en sonunda haklarını mücadele etmeden alamayacaklarını anladı ve direniş başlattı…

Real işçileri de Makro/Uyum işçilerinden çok önce benzer bir durumla karşı karşıya kaldı. Kayserili Beğendik’in 2014’te satın aldığı, ardından hileli iflasını açıklayan Alman Metro Grup firmalarından olan Real Market’ten haklarını alamadan atıldılar. Yıllarca üyesi oldukları Tez Koop İş Sendikası ise işçileri yarı yolda bıraktı…

İki direnişin bir diğer ortak noktası, iş koluna girmiyor olmasına rağmen Nakliyat İş Sendikası’nın sahiplenip direnişlere önderlik etmesi…

İşçilerle çalıştıkları firmaların satış ve iflas süreçlerini, mücadeleye atılma serüvenlerini, direnişlerinin bugünkü noktaya taşınmasında büyük payı olan Nakliyat İş Sendikası’yla tanışmalarını ve beklentilerini konuştuk…

İŞVERENİN ‘ÖRGÜTSÜZ İŞÇİ’ RAHATLIĞI…

Konuştuğumuz işçilerden 2004 yılından beri Uyum/Makro Market çalışanı olan Hasan Mercanoğlu, Makro Market’in 2017 Kasım’ı itibariyle konkordato sürecini başlattığını, 2018 Mart’ında da Migros’a devir sürecinin başladığını anlatıyor. O süreçte işçiler arasındaki dağınıklığın yol açtığı soruları da şöyle tarif ediyor:

“Bize ihbarlarımız hemen bildirildi, iş akdimizin ne zaman feshedileceği şeklinde. İhbar sürelerini kullanmaya başladık. Bazı arkadaşlarımız ihbar süreleri dolmadan çağrıldılar ve işten çıkarıldılar. Bazıları da ihbar süreleri dolduktan sonra işten çıkarıldılar. Hesaplamalar yapılırken de yemek, yol yardımı, giyim tazminatları ya da önceden alınan primlerin tazminatı hesaba katılmadan kıdem tazminatı hesaplaması yapılıp ibraname hazırlandı, önümüze koyuldu. Tabii öncesinde de biz bir araya gelemediğimiz için, herkes farklı zamanlarda imzalamak zorunda kaldığından, bazı arkadaşlarımız sorgusuz sualsiz imzaladılar ve işten çıkarıldılar.”

“BİZİ OYALADILAR”

İbranamelerin verildiği tarihten itibaren tazminatlarının ödenmesi gerektiğini söyleyen Mercanoğlu, “Biz bekledik. 1 ay geçti, 2 ay geçti ses seda yok. İletişim kurmaya çalıştık ilgili kişilere ulaşmaya çalıştık. Fakat telefonlara sağlıklı cevap verilmedi. Mail yolunu denedik. Bu süreçte e-devletten cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na müracaatlar da yapıldı bireysel olarak. Ama herhangi bir cevap çıkmadı. İletişim sağlayabilen arkadaşlar da “şu an bir bütçemiz yok, şu an verilen bir talimat yok isterseniz mahkemeye verebilirsiniz” gibi cevaplarla karşılaştı” diyerek nasıl işveren tarafından oyalandıklarını anlatıyor.

Sonrasında mücadele etmeye karar verişlerini ise şu sözlerle ifade ediyor:

“Bu süreç sonrası bazı arkadaşlarımız bireysel olarak sosyal medyada bir tepki çalışması başlattılar eylem girişiminde bulundular seslerini duyurmaya çalıştılar. Bu duyuru sonrası bizlerle iletişime geçmeye çalıştılar. Bir arkadaşımızı Makro Market’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Songur aradı, sonra bir başka arkadaşımızla görüştüler. Pazartesi günü bize net bir cevap vereceklerini belirttiler. Ama 18 Haziran pazartesi günü insan kaynaklarından mail adresimize bir açıklama geldi. Bizi suçlamakla beraber 5 ay geriye dönük ödemelerin yapıldığı gibi hukuki olmayan bir açıklamayla hak gaspını devam ettirme çabası içindelerdi. Biz de bunu kabullenmeyeceğimizi belirtik. Arkadaşlarla karar aldık.

O süreçte Nakliyat İş Sendikası’yla tanıştık. Kendileri de sağ olsunlar bize yardımcı oldular. Destek olabileceklerini söylediler çünkü biz herhangi bir sendikaya üye değildik. Bizi sahiplendiler. Ortak mücadele etmeye karar verdik mücadelemiz bu şekilde de devam ediyor.”

“SINIF BİLİNCİYLE ORTAK HAREKET ETME KARARI ALDIK”

Real direnişiyle dayanışmalarını, bu süreçten beklentilerini sorduğumuzda, “Sınıf bilinciyle, sınıf dayanışması içinde hareket etmek daha avantajlıydı” yanıtını veriyor ve şöyle devam ediyor:

“Çünkü o arkadaşlarımız da hak gaspına uğramıştı. Çünkü ses çıkartmak için illa birebir o haksızlığı yaşamak gerekmiyor. Bir yerde bir haksızlık görüyorsanız o anlamda bir zulüm varsa o zulme taraf olmamak gerekiyor. Sessiz kaldığınızda da ona taraf olmuş oluyorsunuz. Biz bu bağlamda sınıf bilinciyle ortak hareket etme kararı aldık.

Mücadelemize devam edeceğiz. Amacımız en kısa sürede işçi arkadaşlarımızın herkesin hakkını alması. Mağaza önlerinde toplu eylemlerimiz de olacak bireysel de olacak. Biz rahatsız edeceğiz çünkü haklı olduğumuza inanıyoruz. Yasal olarak da bu ortada olan bir durum zaten. Bu hakkımızı almak için her türlü mücadele yolunu yöntemini kullanmaya kararlıyız.”

“GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞTIK”

2008-2018 tarihleri arasında Uyum Market’te kasap reyonu sorumlusu olarak çalışan S.K. de, “Bu tarihler arasında mesailerimize her daim saatime ve tam olarak gidiyorduk. Gecemiz gündüzümüz olmuyordu, yeni mağazalar açıyorduk açılışlara katılıyorduk. Bu mağazalarda saatlerce mesai fazlalarıyla çalışıyorduk” diye başlıyor söze.

O da aynı şekilde tazminatlarının ödeneceği sözü verildiğini, ancak 3 aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen muhatap bulamadıklarını söylüyor.

“İŞÇİNİN HAKKINI ÇIKARSIZ SAVUNDUĞU İÇİN NAKLİYAT İŞ’E GİTTİK”

Nakliyat İş Sendikası’yla tanışmalarına ise Real Market direnişinin yol açtığını belirterek şunları ifade ediyor:

“Biz sosyal medya üzerinden tepki göstermek için bir sayfamız bulunuyordu. O sayfa üzerinden kendilerinin bize yardımcı olabileceğini düşündük Real işçilerinden yola çıkarak. Nakliyat İş Sendikası’yla beraber hareket etmemizin mantıklı olduğunu düşündük. Ve hiçbir çıkarları olmadan sadece işçi hakkını savunan bir sendika olduğu için Nakliyat İş’i tercih ettik.”

Real İşçileriyle ortak davranma kararı almalarını ve beklentilerini sorduğumuzda ise şöyle yanıtlıyor:

“Burada yaşanan bir hak gaspı var, insanların burada hakkı yeniyor. Bu Real İşçileri ya da başka işçiler olabilirdi. Yani biz sadece burada hakkımızı savunuyoruz, onların bize bizlerin de onlara desteğiyle umuyoruz ki bunun üstesinden geleceğiz ve Migros kanadından da Makro kanadından da bu direnişimiz devam edecek. Biz tazminatlarımızı, yasal haklarımızı alana kadar hiçbir şekilde durmayacağız eylemlerimize sürekli devam edeceğiz. Burada Uyum ve Makro, Migros’a satışını gerçekleştirdi fakat yasada olan maddeden dolayı böyle bir hak gaspı olduğunda devir edilen ve devir alan tüm şirketler çalışanların hakkını ödemek zorunda. Bu açık ve nettir, bunun üzerini kimse kapatamaz, engelleyemez. O yüzden biz hakkımızı arıyoruz, gerek Migrosların önünde gerek Makro Marketlerin önünde mücadelemize devam edeceğiz.”

Kadın işçilerden Z.Ö. de, Kasım 2017’den itibaren çeşitli söylentilerin dolaştığını ancak firmanın “bu süreci atlatacağız, hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz” diyerek sürekli kendilerini kandırdığını “Uyum makro patronları bizleri gerçekten ümitlendirmişti. Bunları yaşayacağımız hiçbir zaman aklımıza gelmemişti” sözleriyle anlatıyor.

“SONUNA KADAR MÜCADELE…”

Kendilerine doğru düzgün bir açıklama yapılmadığını, muhatap bulamadıklarını vurgulayan Z.Ö. sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bizleri mağdur eden Migros da sorumlu çünkü sözleşmelerinde, hesaplarında hiçbir şekilde işçiden yana olmadılar. Bizleri her iki firma da mağdur etti. Bu mağduriyetimizi şu anda Beylikdüzü 5M Migros’un önünde, ikinci eylemimizi yaparak dile getiriyoruz. Sonuna kadar savaşacağımızı ve bunları sosyal medyadan duyurarak da sonuna kadar mücadele edeceğimizi buradan söyleyebilirim. Tazminatlarımızı ve tüm haklarımızı vermelerini istiyoruz.“

*Röportajımızın Real işçileriyle görüşmemizden oluşan ikinci bölümü yarın yayınlanacaktır.

Neyseo

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.