Özgür Gülsoy yazdı… Saflar belli

TÜSİAD, TİSK ve gölgesinden korkan bir DİSK isteyen AKP (ve onun parababası örgütleri), DİSK kongresinin kağıt üstünde kazanan tarafı oldular. Yeni İzelman direnişlerinden, Tekel direnişlerinden, “Metal Fırtına”dan korkan parababaları, DİSK’in başını da tutarak kendilerince önlem almış oldular.

16. DİSK Genel Kurulu, işçi sınıfımızın mücadelesi adına çok önemli dersler ile sona erdi. Konu hakkında, yıllardır bu mücadelenin yükünü omuzlayan, işçi sınıfı sendikacılığı yapan kıdemli yoldaşlarımız çok değerli bilgileri paylaştılar. Yine de, yaşadığımızın farkına varmak adına bu önemli olayın üzerinde daha fazla durmanın uygun olacağını düşünüyoruz.

“Dünyayı Sarsan On Gün” adlı kitaptan uyarlanan ve aynı adı taşıyan filmin meşhur sahnesi herkesin aklındadır. Bolşevik bir militan “İki sınıf var: burjuvazi ve proletarya… Eğer birinden değilseniz, ötekinden tarafsınızdır” şeklindeki açıklaması ile kendisini ikna etmeye çalışan burjuva sosyalizmi temsilcisine cevap vermekteydi. Devrimcilerin, işçi sınıfı davasını yürütenlerin en özce anlaşılacak ilkesi, bu cümle içinde saklıdır bugün bile. Hem ülkemizde, hem dünyada bu parolayı doğrulayacak günlerden geçiyoruz.

Öncelikle ülkemize bakarsak, burjuvaziden yana olan kimdir? Hiç kuşkusuz ki, Millet İttifakı (ya da Millet İktidar Ortaklığı A.Ş.) tarafından DİSK başına çöreklenen, Arzu Çerkezoğlu’nun yönetimidir. DİSK kongresine İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Y-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, kontrgerilla partisinden kopma İYİP’in milletvekili Ahat Andican’a söz veren DİSK kongresi, parababalarından yana olduğunu daha güzel gösteremezdi. Hele hele, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Komünist Manifesto’nun en önemli parolasını tahrif ederek, sınıf savaşımını reddeden “Dünyanın tüm demokratları, birleşin” sözünün söylenmesi, kongrenin en büyük rezaleti oldu.

Bilinç bulanıklığı yaratan bu söz ile sosyal demokrasinin “işbirlikçilik” tutumu DİSK tarafından – resmen – tutulacak yol olarak gösterildi. Yıllardır yaldızlı laflarla “sınıfa karşı sınıf” parolasını dillerinden düşürmeyenler, ağızlarının suyu akarak Kılıçdaroğlu’nun tahrifini alkışladılar. Gerçi onların nasıl sahte devrimciler olduklarını, yıllardır ortaya koymaktaydık, bir defa daha teyit edilmiş oldu.

TÜSİAD, TİSK ve gölgesinden korkan bir DİSK isteyen AKP (ve onun parababası örgütleri), DİSK kongresinin kağıt üstünde kazanan tarafı oldular. Yeni İzelman direnişlerinden, Tekel direnişlerinden, “Metal Fırtına”dan korkan parababaları, DİSK’in başını da tutarak kendilerince önlem almış oldular.

Genel Kurulda özellikle kaybeden iki sendika daha var ki, onları anmadan geçmek olmaz. Metal fırtına sonrasında, işçiler kapısında beklediği halde, rica minnet onları üye yapan, Türk-İş ile aynı TİS’e imza atma gafletine düşen Birleşik Metal-İş ve sarı sendikacı Tez Koop-İş’e karşı açıktan tavır alamayan Sosyal-İş, işbirliklerinin karşılıklarını koltuk olarak aldılar. İşçi sınıfı açısından acınacak bir hale bürünen bu iki sendikanın düştükleri hal, gelecekte daha çok bahis konusu olacaktır diye düşünüyoruz.

Gelelim işçi sınıfından yana olanlara. Yine hiç kuşkusuz ki, Nakliyat-İş sendikası ve onun can suyunu veren gerçek devrimciler, işçi sınıfının yanında olduklarını bir kez daha ortaya koymuşlardır. Y-CHP’deki kirli siyaset tarzıyla, Nakliyat-İş’i yöneticilik ile ikna edebileceğini sanan parababası yandaşları, cevaplarını karşılarına çıkan direnişçi aday Kader İpek Altınbulak’ın sözleri ile aldı. DİSK yönetimi, Nakliyat-İş sendikası üyesi Kader İpek Altınbulak’ın sözlerini yüzsüzce dinlemiştir ki, aslında kendisinin neden işçi sınıfından olamayacağının açıklamasıdır bu. Kendilerinin yüzsüzlüğü, 1 Mayıs 2016 kutlamaları öncesi, kutlamaları Bakırköy Pazar Alanı’na kaçırma girişimi dolayısıyla görülmüştü ve bir defa daha perçinlendi. Çünkü işçi sınıfından olan birinin, Kader İpek yoldaşın sözleri üzerine yüzünde kızarma, utanma olur. Maalesef kendisinde insani değil, bir aylık ücreti onbinlerce lira eden şirket yöneticisinin takındığı “profesyonel” duygular(!) hakim.

Tüm bu öfke dolu olunması gereken duruma rağmen sakinliğimizi koruyoruz. Çünkü DİSK kongresinde işçi sınıfı ideolojisi, yıllardır kendini galip ilan eden burjuva solu safsatalarına karşı gedik açtı. İşçi sınıfı ideolojisine kendi kafasına göre yaftalarla burun kıvıranlar, ucube kavramlar üretenler, tekerleği yeniden icat etmeye çalışanlar safında, tüm dünyada olduğu gibi gedik açıldı. Okul kürsülerinde ürettikleri “laboratuvar” üretimi gençlerin karşısında, işçi sınıfının kendi okulunda, kendi deneyimi ile öğrendiği birikim vardı ve o birikimin “iş barışı”-“ortak akıl”-“birarada yaşama” buzlarını kırışı vardı. İşte DİSK Genel Kurulu’nda en önemli zafer budur.

Bu gedik, sadece Türkiye’de açılmıyor. Dünyada da işçi sınıfı ideolojisini tahrif edenlerin suratına işçi ve halk direnişleri tokat gibi çarpıyor. İşçi sınıfı mücadelesinin yanında kararlıca yer alan sendikacılar, “büyük geri sıçramanın” ardından bir ileri sıçrayışın mayasını tutuyorlar. İşte Fransa! Fransa işçi sınıfı, barikat barikat direnerek Avrokomünistlerin, Ultraemperyalistlerin ve Liberallerin safsatalarını parçalıyor. İşte Suriye! Suriye işçi sınıfı, şeriatçı çetelere, Siyonistlere, ABD’nin paralı askerlerine karşı, hep diplomatik hem de askercil derslerle direniyor. Şili ve Kolombiya’ya bakalım, orada da işçi sınıfı yılların birikimine yeni birikimler katarak ayağa kalkmış durumda ve mücadeleyi yükseltiyorlar.

Bahsettiğimiz ekip ne yapıyor peki? Bernie ve Corbyn benzerlerini parlatmak ve sosyal medya gevezeliği dışında hiçbir şey!

Hiç mi eksikleri olan yapan olmuyor peki? Evet, Marksizm-Leninizm’in alfabesinden şaşarak hata yapan çok maalesef. Bolivya ve Venezuela’ya bakın… 21. Yüzyıl sosyalizmi yanılgısı ile ikili iktidarı var ederek ne kadar mevzi kaybettiler. Faşist darbeye karşı Venezuela önderliği cesurca direndi, gün itibari ile iktidar ellerinde. Bolivya’da ise önderlik yalpalamasına rağmen halk, kendiliğinden mücadelesi ile darbecilere direnmeye devam ediyor.

Dünyada böyle bir kıpırdanma varken, DİSK’in AB-D emperyalizmi ile dizaynı sadece kısa süreli bir kayıptır. Çünkü gelecek, işçi sınıfı davasını sürenlerindir. Emperyalizme karşı direnenler, mutlaka kazanacaktır!

Özgür Gülsoyozgurgulsoy@olayneyseo.com

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.