Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu yazdı… Aşı Karşıtlığı, Dünyayı Tehdit Ediyor…

Aşı Karşıtı kampanyalara karşı AKP iktidarınca, yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Çünkü bilime inanmayan bir iktidarın, bilimsel açıklamalar yapması zordur.

09 Temmuz 2021 1

Koronavirüs Salgını, tüm dünyada iniş çıkışlar ile sürüyor. İlaç olarak tedavisi henüz bulunamadı. Salgını kontrol altına almak için en önemli yöntem, tüm dünyanın aşılanması. Aşının yanında diğer önemli yöntem tabii ki kapanma dediğimiz yöntem. Kapanmalar tüm dünyada, halkları bıktırdı. Tüm dünyada hep birlikte uygulanmadığı için ya da bizim gibi ülkelerde kurallara uygun bir kapanma uygulanmadığı için uzun sürede, yeniden başa dönülebiliniyor. Türkiye kapanmayı, kuralsız olarak uygulayan bir ülke . Bu nedenle Kovid-19 olgu sayısı olarak dünyada halen 6. Sıradayız. Oysa Nüfus olarak dünyada 17. Sıradayız. Ölüm sayımız gösterilen rakamlardan, daha yüksek sayılarda. Koronavirüs sınavını iyi veremeyen ülkeler arasındayız.  Aşı geliştirmek salgının kontrolü aşısından çok önemli. Daha Cumhuriyetin ilk yıllarında dünyada aşı üreten yedi ülkeden biriydik. Aşı üreten Hıfzıssıhha Enstitümüz AKP iktidarınca kapatıldı. Her şeyi dışarıdan ithal eden, üretim yapamayan bir ülke olduğumuzdan, ilacı, aşıyı, tarımsal ürünleri bile dışarıdan ithal ediyoruz.

12 Eylül 1980 faşist darbesinden sonra ülkemizde Eğitim adım, adım geriye götürüldü. Son yirmi yılda daha geriyle gittik. 2012 yılından sonra ise son on yıldır 4+4+4 medrese eğitimi düzenindeyiz. O yıllarda bir AKP milletvekili tüm okulları, İmam hatip yapma fırsatını elim ize geçirdik diyordu. Aynen de öyle oldu. Biyoloji dersinde evrim konusunu okutmak yasaklandı. Evrimden söz eden öğretmenler sürüldü. Din derslerinde, fen bilgisi konuları anlatılmaya başlandı. Benzer bir şekilde fen derslerinde, bazı olaylar din ile ilişkilendirilmeye başlandı. Laik Eğitim karşıtlığı, bilimle dini konuları karşı karşıya getirerek, dinin galip getirilmesiyle sağlandı. Böyle olunca bilimsel çalışma yapma, bilim üretmek olanaksız hale getirildi. Bu koşullarda halka akıl ve bilinç yerine, kuru inançlarla olayların açıklanması öğütlendi. Gerçek bilim yerine, yalancı bilim (Psödobilim) gelişti. Ülkemizde  Koronavirüs bilim kurulu, bilim verilen önemin ne olduğunu çok açık olarak gösterdi. Başlangıçta bilim kurulumuz var, bilim insanlarımız Kovid-19 salgınının kontrolünde çok önemli görevler yapacak diye inanmış iken, bu kurula gerçek verilerin bile verilmediğin gördük. Bilim Kurulu üyeleri, kendileriyle gizlilik sözleşmesi yapıldığı söylediler. Adı var, sanı olmayan bir kurul oldu bilim kurulu. Bilim Kurulu Toplantı yapıyor, karar alıyor, en tepeden uygun görülür ise kararlar açıklanıyor. Bu arada bilim kurulunda ne kararlar alındı, iktidara hangi tavsiyelerde bulundu bunu kimse bilmiyor. Tüm bunlar ülkemizde salgının kontrol edilmesinde bilimsel bir yöntem olan aşıya karşı da bir güvensizlik geliştirdi. Zaten tamamlayıcı tıp, tıbbi nebevi denilerek bilimsellik dışı tıp uygulamaları ülkemizde yasal hale getirilmişti.

AKP iktidarı aşı konusunda başlangıçtan beri yanlış adımlar attı. Çin’de üretilen Sinovac aşısı en iyi aşıdır diye bu aşıyı aldık dendi. Almanya’da üretilen Bionthec aşısı sıkıntılı bir aşı olarak tanıtıldı. Sinovac aşısının ülkemize girişinde, aracı firmalar kullanıldı. Bu açıklanmadı. Daha sonra Çin, anlaşmalara uymadı dendi. Gelmesi gereken aşılar gelmedi. Sonra Bionthec aşıları geldi. Bu aşıları geliştirenler, Uğur Şahin ve Özlem Türeci Almanya’da yaşayan Türk bilim insanları. Uğur Şahin biz Türkiye’ye aşı vermek istiyoruz diye bir açıklama yapmıştı. Yurtdışından aşı getirilmesi işi hiçbir zaman şeffaf bir şekilde yürütülmedi. Sağlık Bakanlığı, sürekli olarak aracı firmaların kar etmesi için çaba harcadı.

Dünyaya baktığımızda aşı karşıtlığının, diğer ülkelerde de olduğunu görüyoruz. Emperyalizm çağında yaşıyoruz. Bu çağın temel özelliği kar, daha çok kardır. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD, Koronavirüs sınavını en kötü veren ülkelerin başında gelmektedir. Halkın yararına olacak bilim üretmek yerine, emperyalist tekellerin emrinde bilim üretimi yapılmakta, gerçek bilim üretimi engellemektedir. Sağlık alanında, insanların hastalıktan korunması önceleneceği yerde, insanların hasta olup tedavi olması ve bundan para kazanılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle aşı çalışmalarına, bu ülkelerde de gerekli önem yıllardır verilmemektedir. Aşı çalışmaları konusunda dünyada en başarılı ülke Küba’dır. Halkın sağlığını her şeyin üzerinde tutan ve bu nedenle koruyucu hekimliğin en iyi uygulandığı ülkedir Küba.

Emperyalizm girdiği her ülkede en gerici sınıflarla işbirliği yapar, o ülkelerin sosyal ve kültürel olarak ilerlemesini istemez. Ülkemizde de bunu yaşıyoruz. 1945’lerden beri ülkemiz, AB-D emperyalistlerinin kuşatması altındadır. Ortaçağcı Tefeci-Bezirgan Sermayenin temsilci AKP , o yıllardan beri yapılan müdahaleler sonucunda iktidara getirilmiştir. Ülkemizde laik düzen iyice aşındırılmıştır. Laik düzen ortadan kaldırılıp, medrese düzenine geçtiğimiz için, önümüzdeki on sene içinde doğru dürüst doktor ve bilim insanı yetiştirmek iyice zorlaşacaktır. Bu koşullar altında halkımızda aşı karşıtlığını oluşmasını neden-sonuç ilişkisi olarak görmek gerekiyor. Bu gidişat halkın sağlığını zora sokacak bir süreçtir. Halkımızın gerçek bilime inanmasını, bilim insanlarına güvenmesini sağlayacak bir düzen yaratmamız gerekiyor. Aklını kullanan, kendi sağlığını düşünen tüm vatandaşlarımız, AKP iktidarının salgın sürecinde yaptığı yanlışları görmelidir.

Son bir ay içinde Rusya, Portekiz, İspanya, İngiltere gibi ülkelerde Kovid-19 salgını yeni bir atak yapmıştır. Hint varyantı da denilen virüsün yeni bir varyantı olan delta varyantı tüm ülkelerde hızla yayılmaktadır. Ülkemizde de salgının yeni bir tepe yapması olasıdır. Delta varyantının yayılımı konusunda, Sağlık Bakanlığınca güven verici açıklamalar yapılmamaktadır. Sürüntü testlerinde belli oranlarda çalışılması gereken delta varyantı araştırılması, yeterince yapılmamaktadır.  Delta varyantına karşı da etkili olduğu bildirilen Bionthec aşısı şu anda ülkemizde 18 yaş üstü herkese Bionthec aşısı yapılmaktadır. Aşı Karşıtı kampanyalara karşı AKP iktidarınca, yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Çünkü bilime inanmayan bir iktidarın, bilimsel açıklamalar yapması zordur. Salgının başından beri şaşkın bir tavır içinde ne yapacağı bilemeyen yeniyetmeler gibi davranan ama parababalarının çıkarına ne var ise onu yapan bir iktidar vardır karşımızda. Sağlık emekçilerimiz bu aşamada yoğun bir çabayla aşı yapmaktadırlar. Vatandaş olarak bizler de kendi sağlığımız, halkımızın sağlığı için aşımızı yaptırmalıyız. Canımızın derdinde isek aşımızı olmalıyız.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ
Fikret Kucukosmanoglu

Kalemine,Yüreğine sağlık.