Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu yazdı… Gazipaşa Sahilleri Halkındır

Antalya ilinde çok sık yapılan imar değişiklikleriyle tüm Antalya kıyılarında olduğu gibi Gazipaşa sahillerinde de çok yıldızlı otellerin yapılması planlanıyor.

25 Temmuz 2022 0

Ülkemizde, kıyılar işgal edile, edile vatandaşın denize rahatça denize gireceği sahiller çok azalmıştır. Gazipaşa sahili bu açıdan önemlidir. Tüm Antalya sahili çok yıldızlı oteller ve yazlıklar ile kaplanmış, halkın sahile ulaşması imkânsız hale gelmiştir. 12 Eylül Faşist darbesinden önce, kıyıları koruma mücadelesi çok önemliydi. Anayasa ve yasalarda kıyı koruma maddeleri açık ve kesindi. Bunun yanı sıra halk, kıyıların korunması noktasında çok duyarlıydı. Devrimci gençliğin önemli bir mücadelesi de kıyıların korunması mücadelesiydi.

Antalya ilinde çok sık yapılan imar değişiklikleriyle tüm Antalya kıyılarında olduğu gibi Gazipaşa sahillerinde de çok yıldızlı otellerin yapılması planlanıyor. Bu planlar ile Halkın denize ulaşması olanaksız hale gelecek. İşin tuhaf yanı Antalya Büyükşehir belediyesi ve Gazipaşa belediyesi CHP’nin elinde. Planların geçmişinde AKP’li eski belediye yönetimlerinin izleri var. Gazipaşalılar sahillerine sahip çıkmak için iki yıl önce bir platform oluşturdular. Toplantılar yaptılar. Fakat seslerini yeterince duyuramıyorlar. Belediyenin yaptığı imar değişiklilerine yapılan itirazlar Kahyalar sahili için kabul edilir iken, Selinus sahili için red edilmiş. Fakat yeniden itiraz hakkı var. Mahkemelerin itiraz için sahilde toprak sahibi olmayı şart koşmuş. Oysa bu ülkenin tüm vatandaşlarının o sahilde denize girme hakkı var. Evrensel hukuk kurallarına göre de herkesin bu planlara itiraz etme hakkı var.

Gazipaşa Antalya ili sahilinin en dokunulmamış bölgesi. Fikret Otyam, uzun yıllar Gazipaşa’da yaşadı. Gazipaşa’yı da anlatan yazılar yazdı. 12 Eylül Faşist darbesi sonrası çok sayıda Gazipaşalı devrimci genç eziyet görmüş, cezaevlerinde yatmıştır. Bu nedenle Kıyıların korunması mücadelesine yabancı değiller. Fakat geçen kırk yıl düşüncelerde değişim de yaratmış. Toplumcul mücadele, yerini bireysel mücadeleye bırakmış. Ben tek başına ne yapabilirim? denilerek, eylemsizlik rasyonalize edilmiş. Turizmi de doğru konuşmak, tartışmak gerek Akdeniz ülkeleri çok yıldızlı otellerden, her şey dahil tatillerden vaz geçerken ülkemizde hala bu anlayış sürüyor. Avrupa’nın en büyük kongre otelleri ülkemizde bulunuyor. Çok fazla emek ile az kazanabilen, emekçinin aşırı sömürüldüğü bir Turizm faaliyeti var.

Gazipaşa’da çok ciddi bir tarım faaliyeti var. Çok geniş ürün çeşitliliği var. Yok, yok denilebilinir. Avakado’dan ejder meyvesine, muz, turunçgiller, Elma, Şeftali, Kiraz, Kavun Karpuz, Yerfıstığı her şey üretiliyor. Gazipaşa halkının otellerde çalışmasına gerek yok. Büyük çok yıldızlı oteller yerine, küçük konaklama işletmeleri Gazipaşa’da her türlü ihtiyacı karşılar. Gazipaşa’da deniz ürünlerine çok taze olarak ulaşılabiliniyor. Taze tarım ürünlerinden yapılan yemekleri Gazipaşa lokantalarında kolaylıkla bulabiliyorsunuz. Gazipaşa’yı rahat bırakmak gerek.
Başta sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin eskiden olduğu gibi kıyılara, burada da Gazipaşa’nın kıyılarına sahip çıkması gerekiyor. Başta üyesi olduğum, Genel Sağlık İş, Birleşik Kamu İş ve Eğitim İş’ten bunu bekliyorum. Ayrıca Antalya Tabip odası, TMMOB ve bağlı odalardan ve DİSK’e bağlı İşçi sendikalarından da aynı duyarlılığı göstermelerini bekliyorum.

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ