Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu yazdı… TTB Sağlık Çalışanları Arasında Ayrımcılık Yapıyor…

Sağlıkta şiddetin bu kadar çok yaygınlaşmasının temel nedeni zaten örgütsüzlük. Sağlık emekçilerinin çoğunun sarı sendikalara mahkûm olması en büyük açmaz. Durum bu halde iken TTB’nin sağlık emekçilerinin örgütleri arasında ayrımcılık yapması, sağlıkçılar arasında dayanışmanın ortadan kalkması anlamına geliyor.

26 Şubat 2020 0

Sağlıkta şiddet son yirmi yılda, özellikle de AKP iktidarı döneminde büyük ölçüde arttı. Her gün yüzlerce sağlıkta şiddet olayı oluyor, bir kısmı basına yansıyor, ama çoğu yansımıyor. Sağlık Emekçileri kendi haklarını savunan gerçek emekçi örgütlerinde, örgütlenemedikleri için, kendilerini bu konuda da yalnız ve çaresiz hissediyorlar.

Sağlık çalışanları örgütleri içinde Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) ayrı bir yeri var. Sendika değil, dernek değil. Doktorların, demokratik kitle meslek örgütü. Bir yanıyla kamusal görevleri olduğu için bir kamusal yetkileri de olan bir örgüt. TTB sağlık ekibinin başı olan doktorların örgütü olduğu için, sağlık alanındaki tüm emekçilerin gözlerini diktikleri bir örgüt. TTB geçmiş tarihiyle emekçilerin mücadelesinin hep yanında bir örgüt iken, son yıllarda bir savrulma yaşıyor. Yirmi yıl önce doktorları bir arada hareket ettirebilen, eylemler yapabilen bir TTB vardı. Son yıllarda TTB, KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) ve SES ile birlikte yapılan ve diğer sendikaları dışlayan eylemler yapıyor. TTB’ye bağlı pek Tabip Odası da aynı şekilde yalnızca SES sendikasıyla bir araya geliyor. TTB’nin resmi sendikası gibi. TTB’nin sendikalar arasında bir ayrım yapmaması gerekirken, TTB, benim de üye olduğum Birleşik Kamu İş’e bağlı Genel Sağlık İş ile birlikte olmak istemiyor. Genel Sağlık İş ile ortak eylemde olmak istemiyor. TTB ve SES bir birliktelik kurmuş oluyorlar. Her iki örgütte bu şekilde birbirlerini destekleyerek memlekette Sağlıkta şiddet konusunu çözeceklerini sanıyorlar. TTB ve SES yanlarına, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Hemşireler Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Veteriner Hekimler Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanlar derneği, Devrimci Sağlık İş gibi kuruluşları da alarak 15 Mart’ta Ankara Büyük Beyaz Miting yapıyor. TTB bu kuruluşları kurumsal kimlikleriyle kabul edip birlikte miting yapıyoruz havası yaratırken, sağlık emekçilerinin diğer örgütlerini ötekileştiriyor. Ayrımcılık yapıyor.

Sağlıkta şiddetin bu kadar çok yaygınlaşmasının temel nedeni zaten örgütsüzlük. Sağlık emekçilerinin çoğunun sarı sendikalara mahkûm olması en büyük açmaz. Durum bu halde iken TTB’nin sağlık emekçilerinin örgütleri arasında ayrımcılık yapması, sağlıkçılar arasında dayanışmanın ortadan kalkması anlamına geliyor.

TTB son yıllarda ciddi bir savrulma yaşıyor. Sağlık alanında yaşanan hızlı özelleştirme ile performans düzeni doktorlar arasında bireysel davranmayı ve gemisini kurtaran kaptan felsefesini daha da geliştirdi. Daha önceleri hep, emekçilerden yana tavır içinde olan TTB bugün özel hastanelerde çalışan yüzbinlerce emekçinin örgütlenme mücadelesi için tek bir adım bile atmıyor. Hal böyle iken, özel hastanelerdeki emekçileri örgütlemesi gerekirken, sadece salon sendikacılığı yapan Devrimci Sağlık İş ile birlikte görünüyor. Her ortak eylem çağrısında bu sendikanın da adı geçiyor.

Sonuç olarak merkezinde TTB’nin yer aldığı “Şiddetsiz bir sağlık ortamında emeğimizin karşılığını almak istiyoruz” temel sloganıyla düzenlenen Beyaz Miting, sağlık emekçilerinin arasında ayrımcılık yapan, sağlık emekçilerinin önemli bir kısmını ötekileştiren bir miting durumuna düşüyor. Sağlıkta şiddet gibi sağlıkçıları tereddütsüz bir araya getiren bir konuda bile, sağlık çalışanlarının örgütlerinin bir araya gelememesi en çok, Sağlık düzenimizi bozan, Sağlıkta Dönüşüm Programının uygulayıcılarının işine yarıyor.

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ