Ruhsar Pekcan hakkında ikinci suç duyurusu!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Ruhsar Pekcan hakkındaki yeni iddiaların ardından tekrar suç duyurusunda bulundu.

08 Mayıs 2021 0

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın eşi Hasan Pekcan’ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı Nanoksia Biyoteknoloji şirketinden dezenfektan satın aldığı ortaya çıkmış, Pekcan bakanlıktaki görevinden alınmıştı. HKP avukatları da 22 Nisan’da suç duyurusunda bulunmuştu.

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında yeni iddiaların ardından “Görevi Kötüye Kullanma”, “İrtikâp”, “Zimmet” ve “Kamu Görevlisinin Ticareti” suçlarını işlediği gerekçesiyle bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, “Ruhsar Pekcan’a dair medya organlarında çıkan ve yine öncekine benzer bir usulsüzlük yaptığından dolayı yeni bir suç duyurusunda bulunmamız gereği hâsıl olmuştur” denildi.

“KAMU MALI HIRSIZLIĞI YAPMIŞTIR”

Dilekçede, Oda Tv’nin Ruhsar Pekcan Ticaret Bakanlığı görevine getirildikten sonra kiraladığı daireye bakanlığın bütçesinden 380 bin TL harcaması haberi hatırlatıldı. Dilekçede, Ruhsar Pekcan’ın eşi ile ortak olduğu şirketin gümrüklerde yüzde 8, rakiplerinin yüzde 18 oranında KDV ödemesi hakkında ise, “Ruhsar Pekcan bakanlık görevini kullanarak eşi lehine zimmet suçu işlemeye de devam etmiş gözüküyor” denildi.

HKP avukatları dilekçede Ruhsar Pekcan hakkında soruşturma yürütülerek kamu dava açılması talep edildi.

“BENİM ŞUAN OTURMUŞ OLDUĞUM EVİN FİYATI BİLE 380 BİN LİRA DEĞİL

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı.

Çolak şu ifadelere yer verdi:

“Bugün Ticaret Eski Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında bir suç duyurusunda daha bulunduk. Biliyorsunuz daha önceden eşinin şirketindeki dezenfektanları bakanlığa satması ortaya çıktı ve Tayyip Erdoğan da bu bakanı görevden almak zorunda kaldı. Fakat sonradan bu bakanın suçları gündeme geldi. Bu suçlardan bir tanesi, kendisi bakan olur olmaz bakanlığın karşısında kiraladığı dairenin dekorasyonunu yapıyor 380 bin liraya. Bu 380 bin lira gerçekten uçuk bir rakam ve bakanlık bütçesinden yaptırıyor. Benim şuan oturmuş olduğum evin fiyatı bile 380 bin lira değil. Bir iç dekorasyon nasıl bu kadar olur. Onu çok fazla irdelemesek bile sadece bakanlık bütçesinden bu masrafları yapması bakan açısından suç oluşturur. Kaldı ki kendisi bakanlık görevinden alındıktan sonra daireyi boşaltması istendiği halde de: “O kadar masraf yapıldı ki iki ay sürem daha var burada kalayım” diye pişkin pişkin kamu malı hırsızlığına devam ediyor. Sanki cebinden yapmış gibi masrafları.

“Ruhsar Pekcan’ın suçları bununla da bitmiyor” diyen Çolak, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Bakanlığı bir aile şirketi gibi yönetiyorlar ve kendi ailesinin şirketine de haksız kazanç elde ediyorlar. Örneğin Ticaret Bakanlığı’nın denetim ve sorumluluğunda olan gümrüklerde rakip firmalara yüzde 18 KDV uygulanırken, kendi firmalarına da yüzde 8 KDV uygulatıyorlar. Eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu Nanoksia firması.

Bunun dışında bir suçu daha var Ruhsar Pekcan’ın ABD’de de ki Washington Ticaret Müşavirliği’ne getirdiği Ahmet Necati Karışman hakkında yine bir suçu var. Bu kişi Amerikan pasaportu taşımaktadır. Ve Türkiye’ye giriş çıkışlarda da Amerikan pasaportunu kullanıyor. Amerikalılar bile buradaki anormalliği ortaya çıkardı. Dışişleri Bakanlığı’na başvuru yapıyorlar. Amerikan pasaportu taşıyan birine böylesine ayrıcalık tanıyamayacaklarını bildiriyorlar. Ve şuanda aynı kişi, Karışman Toronto’da görevlendiriliyor ve 10 bin dolar üzerinde maaş alıyor.

Yine Ruhsar Pekcan eşinin Nanoksia firmasının ürettiği dezenfektanların bayiliğini de Başdanışmanı Cevat Alagöz’e yaptırıyor. Dolayısıyla bütün bunlar mevcut yasalara göre açıkça suç oluşturmaktadır.

Bu nedenle Ruhsar Pekcan hakkında TCK’nin 250. Maddesinde öngörülen irtikâp suçundan suç duyurusunda bulunduk. Çünkü 380 bin liralık harcamayı kamuya yıkmıştır. Bunun dışında KDV hırsızlığı noktasında da TCK 247’de öngörülen zimmet suçundan. Kamu Görevlisinin Ticaret yapması da suçtur. TCK 259’da suç olarak tanımlanmıştır. Ve usulsüz atamaları nedeniyle de görevi kötüye kullanmak suçlarından Halkın Kurtuluş Partisi olarak suç duyurusunda bulunduk bugün itibariyle.

“ALLAH, DİN, İMAN, KİTAP EDEBİYATINDAN GERİ DURMUYORLAR”

Dolayısıyla biz bir şeyin daha altını çizmek istiyoruz. Bunlar Kamu malı hırsızlığı yaparken Allah, Din, İman, Kitap edebiyatından geri durmuyorlar. Fakat, samimi Müslümanların örnek aldığı Hz. Ömer’in adaletinden ya da Hz. Ömer’in devlet yöneticiliğinden olaya baktığımız da bile, biliyorsunuz Hz. Ömer çalışmalarını yürütürken, gece çalışırken, devlet işi yaparken devlet mumunu kendi işiyle uğraşırken de kendi mumunu yakan adaletli bir yöneticidir. Bunlar gerçek anlamda İslamiyet’in eşitlikçi ve hak yemez kurallarına uymayan ve ellerindeki makam ve mevkileri vurgun ve talan ve kişisel ikbal amacıyla kullanan insanlardır. Ve Din’e göre de sürekli kul hakkı yiyen insanlardır. Dolayısıyla bunlar aslında gerçek anlamda bir inançlarının olduğunu da sanmıyoruz. Öbür dünyada hesap sorulacak ve kul hakkıyla gelmenin de affedilemeyecek en büyük, en ciddi günahlardan olduğuna inanan insanlar bile değildir.

Ama biz bu hırsızlıkların, vurgunların, yolsuzlukların hesabını divana bırakmak istemiyoruz. Bu dünyada, bu kanunlar çerçevesinde bunlara hesap sorulacak günlerde gelecektir. Halkın Kurtuluş Partisi bunun takipçisi olmayı sürdürüyor. Saygılar sunarım.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ