Sinbo direnişçileri: Krizin her türlüsü ilk işçilere vuruyor

Sinbo’da 3 senedir çalıştığını dile getiren Erol Balta adındaki işçi ise benzer sorunlardan bahsetti. Balta, işten çıkarılmasıyla birlikte mağdur olduğunu sözlerine ekleyerek, krizin her türlüsünün ilk işçilere vurduğunu söyledi.

08 Ekim 2019 18 0

Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası’na (TOMİS), üye oldukları gerekçesiyle 2 Ekim’de işten çıkarıldı. İşten çıkarılan Sinbo işçilerinden Erol Balta, Metin Özbey ve Ömer Kocaman çalışma koşullarını, yaşadıkları baskıyı ve işten çıkarılma sürecini anlattı.

Yeni Yaşam gazetesinin haberine göre, 3 yıldır Sinbo’da plastik enjeksiyon bölümünde çalıştığını belirten işçilerden Ömer Kocaman, vardiyalı olarak günde 12 saat çalıştıklarını belirtti. Diğer işyerlerinde alanında çalışan kişilere 2 enjeksiyon makinesi verildiğini dile getiren Kocaman, “Sinbo’da bu makine adetleri 7’ye 8’e kadar çıkabiliyor. Bir kişi 8 tane makineye bakabiliyor. Çok zorlandığımız tuvalet ihtiyaçlarımızı gideremediğimiz günler oluyor. Yaşadıkları sorunları üst yetkililere söylediklerinde ‘işinizi aksatmayın, gerektiği yerde tuvalete gitmeyeceksiniz, çaya çıkmayacaksınız’ cevabı alıyoruz” dedi.

İşyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği anlamında hiçbir önlemin alınmadığına dikkati çeken Kocaman, “Benim çalıştığım dönemde iki tane ölümlü iş cinayeti yaşandı. Bunlar tamamen tedbirsizlikten kaynaklanıyor. Hala bu tedbirsizlikler devam ediyor, önlem alınmıyor” dedi. Kocaman iş cinayetinde yaşamını yitiren arkadaşlarının daha sonra suçlu yapılmaya çalışıldığını ifade etti. Fabrikada sürekli iş kazası yaşandığına vurgu yapan Kocaman, yaşanan kazalarda kimi işçilerin ellerini ve parmaklarını kaybettiğini kaydetti.

Fabrikanın plastik enjeksiyon bölümünde uzun zamandır havalandırma olmadığını aktaran Kocaman, “İçeride plastik enjeksiyonun olduğu bölüm tamamen havalandırma olmadan çalışıyor. Şu an yapılmaya çalışılıyor ama zamana yayılmış. Biz o plastik enjeksiyonun içinde akşama kadar zehirli dumanı soluyarak çalışıyorduk. Bize verdikleri maske doktorların kullandığı maskeler. Bunlar toz maskesidir, dumana faydası olmaz” diye belirtti. Kocaman, aynı zamanda yemeklerin de bozuk ve yenilmeyecek kadar kötü olduğunu dile getirerek, kimi işçilerin yemekten kaynaklı hastanelik olduğunu dile getirdi. 1 sene önce sendikalı olduğunu ve bunla birlikte kendilerine yönelik baskıların arttığına işaret eden Kocaman, “Bizi bezdirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar” dedi.

“Beni şirket küçülmeye gidiyor diyerek işten çıkardılar” diyen Kocaman, “Madem şirket küçülmeye gidiyor, neden her geçen gün yeni bölümler açılıyor, yeni makineler alınıyor” diye konuştu. Tazminatlarının taksitlendirilerek ödenmesinin kendilerine dayatıldığını aktaran Kocaman, kendilerinin bununla mağdur edildiğini ifade etti. İçeride hala maaşlarının olduğunu sözlerine ekleyen Kocaman, “Maaşımızı da taksitlendirerek veriyorlar. 1 aylık maaşı bir buçuk iki ayda ancak alabiliyoruz” dedi.

Metal enjeksiyon bölümünde 8 buçuk yıldır çalıştığını dile getiren Metin Özbey de fabrikada yaşanan baskılara ve mobbing uygulamalarına vurgu yaptı. Çalıştığı 8 sene boyunca kendilerine iş kıyafeti verilmediğini dile getiren Özbey, “Zımpara bölümünde çalıştığımız zaman bizlere gözlük verilmediği için sürekli iş kazası yaşıyorduk” dedi. Özbey aynı bölümde çalışan bir arkadaşının, eldiveni her çıkardığında derisinin soyulduğunu ve buna rağmen işyeri doktorunun “Senin hiçbir şeyin yok, bu şekilde çalışabilirsin” dediğini aktardı. Evli ve çocuk sahibi olduğunu anlatan Özbey, şöyle devam etti: “Normalde resmi izin günü Cumartesi ve Pazar ama o günler de zorunlu mesaiye kalıyoruz. ‘mecbur çalışacaksınız’ diyorlar.” Son iki senedir maaşını düzgün bir şekilde alamadığını vurgulayan Özbey, “Bizim maaşlarımız 3-4 parçaya bölünüyor. Hatta 8’inci aydan kalan maaşım hala içeride. ‘Kasada para kalmadı’ bahaneleriyle maaşımızı erteliyorlar” diye ifade etti.

Vardiya sorumlusu olduğunu ve işçiler üzerinde baskı kurmaya zorlandığını da aktaran Özbey, “Bunu reddettim. İnsanca, insan onurunu kırmadan yaklaşmaya başladım işçilere. Bana bu yüzden performansın düşük dediler. Bu şekilde beni işten çıkardılar” dedi. Fabrikada çalışmaya devam eden işçi arkadaşlarına seslenen Özbey, “Bizi ‘terörist’ ilan ettiler, sendikanın terörle ne ilgisi var. Sendikaya üye olmak kötü bir şey değildir. Hakkım olanı istiyorum, herkesin de hakkını almak için mücadele etmesi gerekir” diye konuştu.

Sinbo’da 3 senedir çalıştığını dile getiren Erol Balta adındaki işçi ise benzer sorunlardan bahsetti. Balta, işten çıkarılmasıyla birlikte mağdur olduğunu sözlerine ekleyerek, krizin her türlüsünün ilk işçilere vurduğunu söyledi.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ