Siyonist İsrail’in Filistin’e saldırıları Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşındı!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Siyonist İsrail’in Filistinlilere saldırısına yönelik Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.

14 Mayıs 2021 0

HKP avukatları, Siyonist İsrail Devleti, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi, İsrail İçişleri Bakanı Aryeh Deri hakkında Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’ne suç duyurusunda bulundu.

HKP avukatları dilekçede, Siyonist İsrail’in Mayıs ayı boyunca Filistin’de doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları olduğuna dikkat çekildi.

“SOYKIRIM SUÇU İŞLEMEKTEDİRLER”

Siyonist İsrail Devletinin Soykırım Suçu işlediği vurgulanan dilekçede, “Tüm bu sivil ölümlerinin, topluca insanların yurtlarından ve evlerinden uzaklaştırılmasının, insanların yaşam olanaklarının ellerinden alınmasının failleri de yukarıda isimleri verilen İsrail Devletinin yöneticileridir. Bu kişiler yönlendirdikleri askeri güçlerle ve sivillerin ölümlerine neden oldukları için uluslararası savaş suçu işledikleri gibi; bir halkın, Filistin Halkının, topyekûn imhasını hedefledikleri için de SOYKIRIM SUÇU işlemektedirler” denildi.

Dilekçenin devamında şu ifadelere yer verildi:

“İsrail Devletinin, 1948 yılından beri yayılmacı bir politika izleyerek Filistin Halkına yönelik nasıl imha, yok etme politikaları izlediği herkes tarafından bilinmektedir. Bugüne kadar hiçbir uluslararası örgüt veya kurum bu insanlık dışı yöntemlerle uygulanan yayılmacılığı durduramamıştır. İsrail Devletinin milletvekili Ayelet Shaked’in; “Hepsi bizim düşmanımız ve onların kanı bizim elimizde olmalı. Bu öldürülen teröristlerin anneleri için de geçerli. Annelerin oğullarının peşinden gitmeleri adil olur. Ölmeliler ve evleri yıkılmalı ki bir daha terörist yetiştiremesinler” söylemi bu yayılmacılığın ve soykırımcılığın en kısa yoldan ikrarıdır” ifadelerine yer verildi.

“FİLİSTİNLİLERİN ACISI TÜM İNSANLIĞIN ACISIDIR”

Siyonist İsrail Devleti’nin Savaş Suçu işlediği vurgulanan dilekçede, “Bu acımasız, insanlık dışı saldırıların, özellikle Amerika Birleşik Devletleri tarafından açık ya da dolaylı biçimde İsrail’e destek verme; teşvik etme politikalarından kaynaklandığı da açıktır. Ancak artık insanlığın acısı tüm bu politik ve ekonomik çıkarların önüne geçmelidir. Çünkü Filistinlilerin acısı, tüm insanlığın acısıdır” denildi.

HKP avukatları, Siyonist İsrail Devleti yetkililerinin “Savaş Suçu” ve “Soykırım Suçu” kapsamında yargılanmasını talep etti.

“SUÇLAR CEZASIZ KALDIĞINDA YENİDEN AYNI ACILAR YAŞANMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Dilekçe’nin sonuç kısmında, “Şikâyette bulunduğumuz İsrail Devletinin yöneticileri tarafından Masum Filistin Halkına yönelik Soykırım ve Savaş suçu işlenmektedir. Bir Halkın topyekûn imhası bu kişiler tarafından planlanmakta ve uygulamaya konulmaktadır. Bu nedenlerle insanlığın yaşadığı acıların verdiği deneyimlerle ortaya çıkmış evrensel insan hakları kurallarının uygulanması için bu başvuruyu yapmış bulunuyoruz. Bu suçlar cezasız kaldığında insanlık yeniden aynı acıları yaşamaya devam edecektir. Eğer mahkemenin “insanlığa karşı suçlar”ın faillerini yargılama iddiası var ise, İsrail Devleti ve failleri hakkında yargılama yaparak bu iddiasını hukuken hayata geçirmek zorunluluğu vardır” denildi.

“ORTADOĞU HALKLARINA UMUT OLMASI DİLEĞİYLE”

Konuya ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuran HKP Avukatı Doğan Erkan açıklama yaptı.

Erkan şu ifadelere yer verdi;

“Tüm Ortadoğu Halklarının Ramazan Bayramını kutlayarak başlamak isterim ama şairin dediği gibi de “Kan damlar yüreğime, bayram benim neyime” ruh halindeyiz. İsrail’in artık insanlık suçuna dönüşen Filistin’deki katliamları sebebiyle tam olarak işte İsrail’in Filistin’de savaş suçlarını işlediğini ortaya koyan bir başvuru yaptık. Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısına Ramazan Bayramı’nın birinci gününde yaptık bu başvuruyu. Çünkü Netenyahu’nun beyanları var ortada “kanlarıyla bedel ödeyecekler” dolayısıyla bir kan dökme amaçlı bir saldırı yaptığını koyuyor. Biliyorsunuz bir okul yıktı İsrail bu saldırılarda, birden fazla bina yıktı ve İsrail Savunma Bakanı da binalar yıkılmaya devam edecek dedi. Oysa hem Cenevre Sözleşmelerine göre hem Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Birleşmiş Milletlerce kabul edilmiş Roma Statüsüne göre bunlar savaş suçları. İnsanların yerleşim alanlarına doğrudan sivillere dönük yıkım yapacağız demek yıkım amaçlı saldırı. Nürnberg Sözleşmesi’nden beri savaş suçudur. Keyfi adam öldürmekte Nürnberg’ten beri savaş suçudur. Gerek Cenevre Sözleşmesi gerek Roma Statüsü bunları savaş suçu saydığı için artık Gazze’de ki müslüman bir nüfusu yok etmeye yöneldiği için bunu soykırım suçu da sayıyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin bu kurulu statüsünde savaş suçlarının cezasız kalmaması prensibine dayanarak Roma Statüsü’ndeki bu iki temel suçtan yani savaş suçu ve soykırım suçundan az önce internet yoluyla Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’na başvurduk. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde Ortadoğu Halklarına bir nebze umut olması dileğiyle.”

“İSRAİL MEŞRU BİR DEVLET DEĞİLDİR”

“Bilinmelidir ki, Halkın Kurtuluş Partisi’nin ABD-AB Emperyalizmine ve onların Ortadoğu’daki bekçi köpeği konumundaki İsrail Siyonizmine karşı mücadelesi salt hukukla sınırlı değildir. İsrail meşru bir devlet değildir. Emperyalistlerin Ortadoğu halklarını, Arap halklarını darmadağın etmek ve bu yolla Ortadoğu kaynaklarını başta petrol gelmek üzere rahatça sömürmek için Arap halkını sürekli katliam, baskı ve cendere altında tutmak için uydurulmuş bir suni bir devlettir. Devlet olma nitelikleri yoktur. İlla bir devlet kategorisinde göreceksek de en fazla terör devleti diyebiliriz. Bir cinayet devleti, bir katil devlettir İsrail. Bütün misyonu Ortadoğu’nun kalbine bir hançer gibi, kama gibi saplanarak Arap Halkını paramparça etmektir. Bu nedenlerle Uluslararası Ceza Mahkemesi bir yargılama yapsın veya yapmasın; oradan ne karar çıkarsa çıksın, Halkın Kurtuluş Partisi Emperyalizme karşı mücadelesinin bir parçası olarak, mutlak ve zorunlu olarak Arap Halkının bağrından İsrail kaması sökülüp atılıncaya kadar ve Arap Halkı Tam Bağımsız tek bir ulus halinde kardeş bir halk olarak Ortadoğu’da bağımsızca, onurluca yerini alana kadar Filistin Halkına ve Arap Halkına bağımsızlık mücadelesinde destek vermeye devam edecektir.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ