Taksim-Gezi isyanının 7. yılı: Yaşamını yitirenlerin aileleri konuşuyor

Taksim-Gezi isyanı üzerinden 7 sene geçti. 1 Haziran 2013 yılında, Taksim Meydanı halk tarafından zaptedildi ve AKP’gillerin kolluk kuvvetleri alanı terk etti.

01 Haziran 2020 0

Taksim-Gezi isyanı üzerinden 7 sene geçti. 1 Haziran 2013 yılında, Taksim Meydanı halk tarafından zaptedildi ve AKP’gillerin kolluk kuvvetleri alanı terk etti.

Aylar süren protestolar sırasında Türkiye’nin farklı yerlerinde onlarca kişi yaşamını yitirdi. Mücadele sırasında yaşamını yitirenlerin aileleri, geçen yıllara rağmen acılarının hala taze olduğunu ifade ediyorlar.

Ali Ayvalıtaş: “Gezi hala sıcaklığını koruyor, gittikçe de artarak koruyacak”

Taksim-Gezi isyanının ilk şehidi Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ise Yol TV’ye verdiği görüntülü görüşmede şu ifadeleri kullandı.

“Tabii ki Gezi hala sıcaklığını koruyor, gittikçe de artarak koruyacak. Bu sene virüs dolayısıyla Gezi’yi Taksim’de anamayacağız. Video konferans aracılığı ile katılıyor arkadaşlarımız. Acısı hala taze, hala yaramız kanıyor.

Benim oğlum yol kesmedi, cam kırmadı, banka soymadı, teröristlik yapmadı. Hiç kimseye, devlete karşı bir zararı yok.

Eyleme katıldı, Türkiye genelinde 81 vilayetin 79’u ayaklanmıştı. Oğlum da onlardan biriydi. Bu ayaklananların içinde her çeşit insan vardı. Birbirlerine sahip çıktılar. Birbirlerine ekmeğini bölüştüler.”

Sayfı Sarıkülük: “Gezi’de öldürülen 8 çocuğum için de ayakta duracağım mücadele edeceğim”

Gezi Direnişi’nde 7 yıl önce öldürülen Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfı Sarıkülük Ethem’in öldürülmesinin 7’nci yılında Halk TV’de Şule Aydın ile Haber Masası’na konuştu.

“Bugün oğlumun öldrülmesinin 7’nci yılı. Benim yavrum çok genç gitti. Ben onun değerini bilemedim. ‘Ben verdim emri’ dedi. Gezi’yi de yavrumu da unutmadım. Benim yavrum ölmedi ayakta duruyor. Gezi’de öldürülen 8 çocuğum için de ayakta duracağım mücadele edeceğim.

Benim yavrum yatıyor, bunu katiller duysun, katiller yaşıyor, bir tane katil olacağına benim yavrumun iki tane katili var.”

Emel Korkmaz: “Beni en çok adaletsizlik yaraladı.”

Emel Korkmaz, Cumhuriyet’ten İpek Özbey’e konuştu; 7 yıl önce Gezi Parkı protestolarında oğlunu kaybeden Emel Korkmaz: “Beni en çok adaletsizlik yaraladı. Yedi yıldır o görüntüleri hâlâ izlemedim. O katiller ömür boyu da ceza yese, idam da edilseler Ali İsmail geri gelmeyecek. Benim evladım gitmiş. Başka evlatlar yitirilmesin diye bu mücadeleyi veriyorum. Gezi aslında haklı bir direnişti. İnsancıl, barışçıl bir şekilde başlamıştı. Belki de Gezi’ye destek vermeyen siyasetçiler, birbirini hiç tanımayan insanların bu kadar birbirine sahip çıkmalarını hazmedemediler. Oğlumu kaybettikten sonra oturup sadece onun için gözyaşı dökmek yetmezdi. Yarım kalan işlerinin devamını getirmek istedik. 219 çocuğumuza burs verdik. Ali İsmail, Eskişehir’de kuşlara su verdi, Afrika’da cansuyu oldu. Odası olduğu gibi duruyor. Yavrumun bütün kıyafetleri, hatta bir valiz dolusu ayakkabısı duruyor. Ayakkabıları çok severdi. Ders kitapları, diş fırçası, kullandığı ilaçlar, havlusu, her şeyi olduğu gibi… Bazı kitaplarını çocuklara vermek istiyordu, onları verdim.”

Adnan Cömert: “Hukuk ve adalet yok bu ülkede”

Hatay Armutlu’daki eylemlere katılan 22 yaşındaki Abdullah Cömert de 3 Haziran 2013’te akrep aracından atılan biber gazının başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Cömert’in ağabeyi Adnan Cömert, Evrensel Gazetesi’nde dava sürecinde yaşanan hukuksuzluklara tepki gösterdi.

Cömert, “Hukuka, adalete inancımız kalmadı, bizim davamız Anayasa Mahkemesinde. Kardeşimin katili 6 yıl 7 ay aldı. Zaten afla tahliye edildi. Bir insanı öldüren ceza almadı. Hukuk ve adalet yok bu ülkede. Şu anda Anayasa Mahkemesinin kararını bekliyoruz. Oradan da adalet çıkacağını düşünmüyorum.”

Emsal Atakan: “Katiller dışarıda”

22 yaşındaki Ahmet Atakan da Ankara’da ODTÜ ve Tuzluçayır’daki protestolara destek vermek için Hatay Armutlu’da yapılan eylemde polis tarafından kafasından gaz fişeğiyle vurulup, çatıdan düşerek öldü. Atakan’ın öldürülmesine ilişkin henüz bir dava açılmadı. Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, süreç hakkında şunları söyledi; “Bu 7 yılda çok büyük acılar yaşadık. Adalet beklerken adalet bir türlü bize uğramadı. Benim oğlumun hâlâ davası açılmadı.” diyerek söze giriyor ve devam ediyor: “Oğlumun dosyasını açmayanlar, ben katillere katil dediğim için hemen benim hakkımda dava açtılar. Biz her zaman adalet talep ettik. Bizim çocuklarımız barışı, özgürlüğü, kardeşliği savundular. Gezi’nin 7. yılında koronavirüs nedeniyle alanlarda olmayacağız. Alanlarda olmamamız bizim mücadeleden vazgeçeceğimiz anlamına gelmez. Biz her zaman mücadele edeceğiz, her zaman adalet talep edeceğiz. Çünkü adalet herkese lazım olacak. Biz annelerin yüreği öyle bir yanıyordu acımız giderek büyüyor. Benim oğlum kara toprağın altındayken katilleri geziyor. Biz anneler olarak adaleti başka çocuklar öldürülmesin diye istiyoruz”

Sami Elvan: 14 yaşında bir çocuğu başka alanlara çekmeye çalışıyor

Gezi direnişi döneminde hayatını kaybedenlerden biri de 15 yaşındaki Berkin Elvan’dı. Berkin, 16 Haziran gecesi, İstanbul Okmeydanı’daki evinden ekmek almak için yola çıkmıştı ancak polisin gaz fişeğiyle başından vuruldu. 15 yaşına komada giren Elvan 11 Mart 2014’te öldüğünde 16 kiloya düşmüştü. Berkin’i vuran polis ise hâlâ tutuksuz yargılanıyor. Berkin’in babası Sami Elvan şunları ifade etti; “Salgından dolayı davamız iki defa ertelendi, 23 Eylül’de olacak, sonlara geldik. Devlet burada da boş durmuyor. Delil karartmaya yönelik, Berkin’i karalamaya yönelik faaliyetlerine devam ediyor. Açık açık öldürdükleri, hedef aldıkları çok belli. 14 yaşında bir çocuğu başka alanlara çekmeye çalışıyor. Ama biz bunlara biat etmeden, hukuksal anlamda mücadelemizi devam ettireceğiz. Ceza almaları için elimizden geleni yapacağız. Yanılmıyorsam, son iki duruşma olabilir. 23 Eylül’deki duruşma bizim için önemli bir duruşma” dedi. Baba Elvan son olarak şunları söyledi: “Geziden sonra hukuksuzluk daha da şiddetlenmiş durumda. Biz çocuğumuzu kaybettik ama adalet mücadelemiz hep devam ediyor. Adaletin peşinden koşmaya devam ediyoruz. Gezi’nin unutulmayacağını çok iyi biliyorum. Bizim çocuklarımızın unutulmayacağını çok iyi biliyorum.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ